Ahmet Tezcan: Kadının yeri tartışılmaz...

Kadın ile ne kadar ilgiliyiz hiç düşündünüz mü? Nasıl olmayız? İlk olarak annemizle başladı bu ilgi, kardeşler, arkadaşlar ve nihayet eşimizle de yoğun olarak devam etti. Bu ilgi ve alâka biz erkekler için giderek BAĞIMLILIĞIMIZ oldu adeta. Her an, hiçbir hal ve şart altında onlarsız olabileceğimizi düşünemiyorum.
Cemiyet içinde de öyle.. Yönetici, siyasetçi, sanatçı, sporcu hangi konumda olursa olsun, kadın oldu mu ilgi ve alâka hemen katlanıyor. İlk kadın vali olarak atandığında bütün gazetelere manşet olmuştu Lale Aytaman.. Hâlbuki "kadının yönetici olması" noktasında dünyada kimse bizim elimize su dökemez. Raziye Sultan'ın Delhi Türk Sultanlığı tahtına oturması İngiltere'nin ilk kadın hükümdarı Mary Tudor'dan 318 yıl öncesine rastlar.

***

Aynı adı taşıyan bir başka Raziye Hatun; yine 13'üncü asırda Konya'da yaşamış bir sultandır, Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus'un hanımıdır. Halkın hayat standardını yükselten ileri bir anlayış sergileyen Raziye Sultan, Anadolu'da pek çok cami, çeşme, han, hamam yaptırmıştır. Bu hanlardan biri de benim ilçemdedir. Doğup büyüdüğüm ilçemin adı sırf bu nedenle KADINHANI olmuştur. Minnet ve şükran duygusunu kendi adında yaşatmaktadır.
8 Mart Kadınlar Gününde bundan bahsetmeseydim olmazdı. Bizim tarih geleneğimizde, birçok vesika, kitabe ve vakfiyelerde hükümdar ailesi hanımlardan Devlet Hatun diye bahsedilirken; Batı'da kadının asaletine uygun muameleye muhatap olduğunu hiç kimse söyleyemez.

***

Bugün durumu değerlendirirken; kadının ne kadar "yükseltilip yüceltildiğini" hepimiz görüyoruz. Pazar kaygısı mıdır bilmem! Tek bir karar sahibi yoktur ki kadının aleyhinde konuşsun. Herkes, bütün kurumlar, özel günler, özel eylem ve söylemlerle kadının ne kadar kutsal, ne kadar önemli, o kadar zarif, latif, nazenin, fedakâr, vefakâr ve hamarat olduğunu anlatıp durmaktadırlar. Ama daha büyük ölçekte konuşulan tartışılan bir gerçek daha var.. Ne hazindir ki bugünün dünyasında kadın kadar kullanılan, aşağılanan, örselenen, öldürülen bir başka varlık yoktur desem yeridir. Çocuklar bundan ayrı değildir, kadınla birliktedir çocuğun dramı.
Öldürülen, örselenen, aşağılanan kadını konuşmaya da bayılıyoruz ayrıca, medya bu iş için seferber. Boşanmalar aldı başını gidiyor ve bundan en çok AİLE zarar görüyor, fazlasıyla da kadın. Netice-i kelam biz kadını anne, eş, kardeş veya arkadaş olarak görürken İNSAN olduğunu galiba unuttuk?!
Kadın-erkek diye ayırmak bizi kurtarmayacak.
Bu ayırımla yapılan bütün değerlendirmeler de korkarım boşa çıkacak.

BİZE ULAŞIN