Kadın isterse...

Kadına şiddetin ve ayrımcılığın giderek arttığı günümüzde bazı kadınlar cesaretleri ve gösterdikleri başarılarla hemcinslerine örnek oluyor

Kadın isterse...

Başkentli kadınlar, hayatın her alanında gösterdikleri cesaret ve elde ettikleri başarılarla hemcinslerine örnek oluyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü de bu büyük mücadeleyi onurlandıran bir gün. Sosyal, siyasal, ekonomik yaşamda söz sahibi olma mücadelesi veren kadınlar, el attıkları alanlarda saygı duyulacak işlere imza atıyorlar. Lastik tamircisi Fatma Mutlucan Yıldırım, servis şoförü Ayşe Mete ile itfaiyeci Fatmagül Bulut ve Sultan Aktaş bunlardan sadece birkaçı…

"TAMİRCİLİĞİ EŞİMDEN ÖĞRENDİM"
?
Güdül'de lastik tamirciliği yapan 2 çocuk annesi 35 yaşındaki Fatma Mutlucan Yıldırım, erkek mesleği olarak görülen bir işi rahatlıkla yaptığını belirtiyor. "Yeter ki azimli ve kararlı olsunlar, çok çalışsınlar" diyen Yıldırım, kadınların da istedikleri zaman her işin üstesinden gelebileceğini kaydetti. Zor bir mesleğin üstesinden gelmenin haklı gururunu taşıdığını dile getiren Yıldırım, "Lastik tamirciliği işini eşimden öğrendim. Eşim, belediyede çalışmaya başlayınca iş bana düştü ve hemen Güdül Esnaf ve Sanatkârlar Odası'na üye kaydımı yaptırarak dükkânda tek başıma çalışmaya başladım" dedi. Güdül'ün küçük bir ilçe olduğunu, ilk başlarda "Bayandan lastikçi mi olur" şeklinde tepkilerle karşılaştığını anlatan Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu anlamda 5-6 ay hem tecrübesizliğimden hem de bana olan güvensizlikten dolayı biraz zorlandım. Fakat zaman içerisinde artık işi iyice öğrendim. Yaklaşık 1,5 yıl oldu ve severek yaptığım işimde gayet iyiyim. Güdüllüler de bana alıştı artık. Artık rahatlıkla lastik tamiri için dükkânıma geliyorlar." Ankara'da 2 de itfaiyeci kadın var. Biri Sultan Aktaş diğeri Fatmagül Bulut… Sultan Aktaş 30 yaşında… 8 yıldır itfaiyede görev yapıyor. Aktaş şöyle anlatıyor mesleğe giriş hikâyesini: "KPSS alımları vardı, ben de başvurdum. Açıkçası çok tereddütlüydüm, beni alırlar mı diye… Geldim buraya arkadaşlarla tanıştık, ortamı gördüm, zamanla ben de çok alıştım. İlk zamanlar çekinmedim değil… Çünkü kadın personel sayısı çok azdı."

"DALGA GEÇTİLER AMA BAŞARDIM"
?
Kendisine önce santralde ve komuta merkezinde bir görev verildiğini dile getiren Aktaş, daha sonra yangına gitmek istediğini ve İtfaiye Daire Başkanı'nın uygun görmesi üzerine ilk görevine çıktığını söyledi. Mesleğin zor olduğunu anlatan Aktaş şöyle devam etti: "Kadınların itfaiyeci olması şimdi daha kolay. Bizden sonra gelenler daha şanslılar. Bu işi tam yerinde çekirdekten öğreniyorlar. Lisesi, üniversitesi, herşeyiyle birlikte.... Bu iş zaten fiziksel güç isteyen bir meslek. Herkes ailesiyle birlikte vakit geçirirken, gece burada durmak zorundasınız, 24 saat bilfiil çalışmak zorundasınız. Her türlü şartlarda çalışıyoruz. Yağmur, çamur, kar, trafik kazası, cenazeler... Ailemizden bir parça kopuk yaşıyoruz." Kadının pes etmemesi gerektiğini söyleyen çiçeği burnunda itfaiyeci Fatmagül Bulut ise 22 yaşında... Bu bölümün lisesini ve üniversitesini okuyan Bulut, "Kadınlar için çok zor bir meslek. Ben biraz minyon olduğum için daha da zor. Dalga geçti çevremdeki insanlar, 'hortumu kaldıramazsın seninle aynı kilodalar' diye… Ama fiziksel güç dışında beyin gerektiren bir meslek bu. Öncelikle görüp yorumlayıp ona göre müdahale etmen gerekiyor" şeklinde konuştu.

'CESARETLİ OLSUNLAR'
2003 yılında servis şoförlüğüne başlayan Ayşe Mete de, 15 yıldır servis şoförlüğü yapıyor. Mete, "Öğrencilerimi, velilerimi çok seviyorum. Eşimin desteğiyle başladım. Bana 'yapabilirsin' dedi. Önce tereddüt ettim ama Ankara'nın trafiği malum kalabalık. Çok sevdim bu işi. Kadınlar cesaretli olsunlar. Bizlerin yapamayacağı hiçbir şey yok" diye konuştu.

BİZE ULAŞIN