Şoförlükten başkanlığa

Başkent sokaklarında yıllarca dolmuş ve taksi şoförlüğü yapan Mehmet Yiğiner, 15 yıl önce delegeliğe bile kabul edilmediği Ankaragücü’nün başkanı oldu. En zor döneminde asırlık çınarı şampiyonluğa taşıdı

Şoförlükten başkanlığa
Mehmet Yiğiner, uzun yıllar Ankara sokaklarında taksi, dolmuş, kamyon ve otobüs şoförlüğü yaparak ekmeğini kazandı. 13 yıldır da Ankara esnafının başkanlığını (ANKESOB) yapıyor. Aynı zamanda Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası Başkanı olan Yiğiner, amatöre kadar düşer denilen Ankaragücü'ne kimsenin sahip çıkmadığı dönemde başkan oldu. Bırakın formayı futbolcuların içecek suyunun bile olmadığı asırlık çınarı ayağa kaldırdı, şampiyon yaptı.
Hacizlerle ve borçlarla boğuşan Ankaragücü, Yiğiner'le birlikte FIFA'dan teşekkür alan bir kulüp haline geldi. Başkan Yiğiner'le başkentte en sevdiği yer olan Ankara Kalesi'nde şoförlükten başkanlığa kadar uzanan hayat serüvenini konuştuk.

10 YIL DİREKSİYON SALLADIM
Sizi tanıyalım?
Ankaralıyım... Evliyim ve 4 çocuğum var. Bizim baba mesleğimiz şoförlük. Taksi, minibüs, kamyon ve otobüs kullandım. Şoförlük iyi bir meslek... Günde yüzlerce insanla muhatap olabiliyorsunuz. Dert dinliyorsunuz, dert anlatıyorsunuz... Yani vatandaşla dertleşiyorsunuz. Vatandaşın durumunu en iyi anlayan meslek kesimidir. Taksicilik yaptığımız dönemlerde müşterimizle bol bol sohbet ederdik. Bizim insanlarımız sohbet etmeyi çok sever. Toplumun nabzını orada tutabiliyorsunuz. Her çeşit insanla karşılaşabiliyorsunuz. Aşağı yukarı 10 yıl direksiyon salladım. Daha sonra esnaf odalarında idarecilik yaptım.
Hangi hatlarda çalıştınız?
Ben genellikle Etlik hattında çalıştım. Taksimde Etlik'teydi. O zamanlar şoförlük doktorluk gibi saygın bir meslekti. Şimdi ehliyeti olan herkes şoför oluyor. Bunu da düzeltmemiz lazım. Bunu düzeltmeye çalışacağız. Yasal düzenlemeler yapacağız. Şoförlük mesleğini itibarlı hale getirmeye çalışacağız.
Başka neler yaptınız?
Bir müddet sporculuk dönemimiz oldu. Bir müddet boks yaptım. Sonra 7-8 yıl kadar güreş yaptım. Spor yapmayı çok severim. Uzun yıllar Minibüsçüler Odası'nda yöneticilik ve başkanlık yaptım. 2005 yılında ise ANKESOB Başkanı oldum. Bu görevimi de bugüne kadar kesintisiz devam ettirdim. Oraya da zaten ilk 2001 yılında yönetici olarak girdim. İşte birde Ankaragücü Başkanlığı var.

KOLAY KOLAY PES ETMEM
Ankaragücü Başkanı nasıl oldunuz?
Bundan 15 sene önce Ankaragücü'ne delege olmak istedim. Beni delege yapmadılar. 500 liralık delegeliğe biz 100 katkını verdik. Yine yapmadılar. Araya girenler oldu yine yapmadılar. Yıllar sonra delege olduk ve başkan olmak nasip oldu. Bu Allah'ın bir lütfudur. Biz Ankaragücü'nde göreve geldiğimizde kulüp amatörde bile mücadele edemeyecek duruma getirilmişti. Hep sıkıntılı yerlere başkan oldum. Şoförler Odası da öyle... Para ile bıraktık 11 milyon borçla geri aldık. Baktığınız zaman hep kötü günlerde göreve gelmişim... Bu birazda karakteristik bir özellik. Mücadeleyi seviyorum. Zoru başarmak güzel... Burada bir eser bırakabilirsek ne mutlu bize... Örneğin; bitti denilen kulübe biz bir şekilde mücadeleyle şampiyonluğu yaşattık. Bugün 1. Lig'e çıktık. Bu bana göre büyük bir başarı... Çok FİFA dosyası kapattık. Yüzlerce haciz dosyası kapattık. FİFA gibi bir kurumdan Ankaragücü'ne iki defa teşekkür mektubu geldi. Biz toplum olarak da hep düşenin elinden tutarız. Müslümanlığımız ve Türklüğümüzden dolayı bu yapımızda var. Benim bir özelliğim var; kolay kolay pes etmem... Hedeflediğim amaca genelde ulaşırım.
Rakip çıkmadı mı?
Biz Ankaragücü'nde 5 tane Genel Kurul yaptık. Beşinde de bir tane başkan adayı çıkmadı. Kimse elini taşın altına koymadı, biz gövdemizi koyduk. Yarın bir gün buraya başkan olacağım diyen kişi bir bedel ödemeli... Kulübe ciddi bir bağış yapması lazım. Böyle olursa memnuniyetle biz dışarıdan destek veririz. Ankaragücü buralara futbolcular, teknik direktörler veya taraftar yüzünden düşmedi. Direk yönetimsel hatalardan dolayı buralara geldi. Biz şimdi burada Süper Lig standartlarında bir yapı oluşturduk.

HİZMET ÜRETMEK İSTİYORUZ
Kendinize en başarılı başkan diyebilir misiniz?
Bunun takdirini taraftar verir. Biz bulunduğumuz yerin hakkını vermeye çalışıyoruz.
Peki, aynı anda birçok yerde başkanlık yapmak zor değil mi?
Bizim ne düğünümüz biter ne cenazemiz biter. Hafta sonları da maçlarımız bitmez... Takımı ve esnafı yakından takip etmemiz lazım. Bize bağlı 114 tane kayıtlı meslek odası var. Hepsi ilgi istiyor. Biz özellikle cumartesi ve pazar günü ailemize ayıracağımız vakti hep işe ayırıyoruz.
Siyaset düşünüyor musunuz?
Kısa bir siyasi hayatım oldu. Yenimahalle Belediye Meclisi'nde meclis üyeliği yaptım. Öyle bir düşüncem olmadı. Herkes kendi işini yapmalı... Biz buralarda hizmet üretmek istiyoruz.
Ankara'da en zevk aldığınız yer neresi?
Ben fırsat buldukça Ankara Kalesi'ne çıkarım. Kalenin merdivenlerinden çıkmak çok hoşuma gidiyor. Gençlik Parkı'na giderdim.
Sizce esnafın durumu nasıl şuan?
Bir Anayasa kitapçığı fırlatıldı, ülke iki misli fakirleşti. Bir kitap yarım metre ileriye atıldı diye bu millet iki misli fakir oldu. Genç nesiller bazı şeyleri bilmeyebilir. Biz bunları yaşadık. 2001 yılındaki ekonomik krizde dönemin Başbakanı'na yazar kasa fırlatılması ve esnaf eylemlerinde biz görevdeydik. Çok şükür ülke büyüyor. Bana göre ülkenin refah düzeyi artıyor. En azından ekonomimiz kırılgan değil...

BAŞKANLIK BEDEL İSTER
Uzun yıllar güreşçilik de yaptınız...
Zorluklarla güreştik. Zoru başarmak güzel. Burada bir eser bırakabilirsek ne mutlu bize. Örneğin; bitti denilen kulübe biz bir şekilde mücadeleyle şampiyonluğu yaşattık. Kimse elini taşın altına koymadı, biz gövdemizi koyduk. Yarın bir gün buraya başkan olacağım diyen kişi bir bedel ödemeli. Kulübe ciddi bir bağış yapması lazım. Böyle olursa memnuniyetle biz dışarıdan destek veririz.
BİZE ULAŞIN