Hazal ATEŞ: Bir kulaç fazlası!

Kızım Doğa'yla zihnimizi geliştirmek için yeni bir iletişim modeli geliştirdik.
Bir kelime seçiyoruz, "mutluluk, iletişim, inanç, siyaset" gibi… O kelimelerle ilgili sözleri, makaleleri sesli okuyup, yorumlar yapıyoruz. Kayda alıp bir de kaleme alıyoruz.
Önceki günkü başlığımız "eller" kelimesi oldu… Yabancı manasında değil, kalem tutan eller… Doğa başladı anlatmaya;
"Annenin şefkatli okşayışı, babanın omuza koyduğu ömürlük güvendir.
Bir dostun son nefese kadar bırakmayacağı, sevgilinin sıcaklığını tüm bedene yaydığı daldır. Kardeştir, arkadaştır. Bazen yaşam dersi veren bir tokattır. Belki bir, belki de onlarca yaşamı değiştirebilen bir dokunuştur!" Hazır söz "ellerden" açılmışken… Hz. Muhammed der ki; "Veren el, alan elden yücedir!" Cenap Şahabettin'in de sevdiğimiz biz sözü vardır;
"Bazısının eli verir gönlü vermez, bazısının gönlü verir eli vermez!" Doğa'nın ifadesiyle bazen bir, bazen onlarca yaşamı değiştiren bir dokunuştan söz etmek istiyorum. Limak Vakfı son dönemde yakından izlediğim "Mühendis Kızlar Projesi" başta olmak üzere birçok sosyal projeye imza atıyor. Proje, kadınların mühendislik alanında daha fazla var olmasına büyük katkı sunuyor. İki yıl önce yaşama geçirilen Gülseren Özdemir Üstün Başarı Bursu Programı, maddi imkânı olmayan gençlere eğitim desteği veriyor. Bir diğer önemli çalışma da Limak sohbetleri… Akademisyen, yazar ve sanatçılar ağırlanıyor.
Vakfın bu hafta sonu düzenlediği 21 Mart Down Sendromlu Farkındalık Günü programına katılma şansım oldu. Ağır zihinsel engelli olarak dünyaya gelen ve "kıtalararası yüzücü" unvanı alan Caner Ekin'in başarı hikâyesini dinlemek muhteşemdi.
Limak Vakfı Başkanı Ebru Özdemir, "Bir kulaç fazlası" programıyla down sendromuna dair tüm Türkiye'ye önemli bir mesaj verdi: "Bu bir hastalık değil. Bu bir genetik farklılık. İyileştirilecek veya yok edecek bir tıbbi tedavi yok. Tek yol eğitim. Aile ait olduğu çevre ve okul, çocuğun gelişiminde genleri kadar etkili. Caner Ekin gibi mucizelere imza atmaları mümkün. Bu hikâyeyi daha çok Canerler'in aramızda olması için duyurmak istedik!". İşte! Limak Vakfı'nın uzattığı bu el, Ekin'in yaşamını değiştirdi, binlerce aileye umut oldu. "Başaramazsın diyenlere karşı hep bir kulaç fazla attım" diyen Ekin ekliyor; "Kaderimizi değiştiren 21. kromozom. Ben onunla savaşmaya karar verdim. Ve oldu, artık engelli değilim.
Down'un ilacı sevgi ve eğitim. Hayatı ve kendinizi sevin. Engel yok, hiçbir başarı engellenemez!" İnanıyorum ki! Ebru Özdemir gibi yürekli kadınlarımızın uzattığı eller çoğaldıkça, umutlar da çoğalacak.
BİZE ULAŞIN