Bu masallar anneler için

Bu masallar anneler için

"Annelere masallar" kitabında okuyucuyu farklı anne tipleriyle tanıştıran pedagog ve psikolojik danışman Nesrin Dosdoğru ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

  • Aktüel
  • Perşembe 02.11.2017 14:44

Annelik, yetiştirdiği fidanın doğal yaşam kuralları içerisinde insanlık ormanıyla bütünleşmesini sessizce izleyebilmektir." diyor Nesrin Dosdoğru. İlişkiyi beslemenin önemini vurgularken, değişim ve gelişimin ancak bu sayede olabileceğini belirtiyor. 20 yıldır anne-çocuk ilişkisi üzerinde çalışan Nesrin Dosdoğru, kurucusu olduğu rehabilitasyon merkezinde ailelerle birlikte masal terapisi çalışmaları gerçekleştiriyor. Bu çalışmaların birikimi ile yazdığı "Annelere Masallar", her annenin çocuğuyla olan iletişiminde başucu kitabı ve yol gösterici olabilir. Zengin ve yepyeni bir annelik anlayışına ışık tutabilmesi için yazılmış olan kitap, annelere farklı bir bakış açısı sunmayı, anneliklerini ve belki de hayattaki duruşlarını sorgulatmayı amaçlıyor.

Kendi annelik deneyiminizden de yola çıkarak, anneliği tanımlamanızı istesek neler söylersiniz?
Benim annelik deneyimim, iki bilinmeyenli bir denklem gibi çıktı karşıma. Prematüre doğmuş ikizlere annelik şeklinde... Doğumda yaşanan sıkıntılar, birbirinden çok farklı gelişen, ama aynı saç ve göz rengine sahip tek yumurta ikizlerine güvenli bir liman olmak. Sevgi ve coşku ile oğullarımı kucaklayan, bence dünya üzerinde eşi benzeri olmayan bir baba olan eşim ile birlikte, sevgi ve özenle onlara kılavuzluk edebilmek... Artık 15 yaşında iki delikanlıya şimdi de zaman zaman eşlik ederek zaman zaman da yol göstererek devam eden bir süreç benim annelik deneyimim. "Anne"; küçükken bizimle ve hayatımızla ilgili olan her şeyi anlayan, hisseden, bizi kucaklayan ve hayatımızdaki sorunlarla başa çıkabilmemiz için yapmamız gerekenleri bize en uygun şekilde gösteren kişidir. Çocuk ile uyumlanabilmek "annelik", çocuğun hayatla uyumlanabilmesini sağlamak ise "annelik sanatı"dır. Yaşamın ilk yıllarında, kendini önemli ve güvende hissetmesi için hayatın çocuğa verdiği "güvenli gelişim alanı"dır anne. Belki de annelik, yetiştirdiği fidanın doğal yaşam kuralları içerisinde insanlık ormanıyla bütünleşmesini sessizce izleyebilmektir. Kendine ait bir can oluşturmayı istemek ve buna mekan olmak "annelik", senin olanın tamamen senden farklı olmasını zevkle ve saygıyla desteklemek ise "annelik sanatı"dır.

Günümüz anneleri eski kuşağın anneleriyle karşılaştırıldığında farklı birçok özellik taşıyor ya da taşıması bekleniyor. Sizce yeni kuşağın "annelik" tanımı eski kuşaklara göre nasıl farklıklar gösteriyor?
Günümüzde aileler o kadar çok şeyi aynı anda yapmaya çalışıyorlar ki; çocuklarının gelişimi için kritik zamanlarda gerekli olan dokunuşları kaçırabiliyorlar. Çocuklar kendilerine ya çok büyük veya çok küçüklermiş gibi davranan ebeveynlerle birlikte yaşıyorlar. Yıllar geçtikçe ilişkilerini beslemek ihmal edilmiş bir gerçek olarak karşılarına çıkabiliyor. Aynı evin içinde, ama birbirlerinden çok farklı bireyler olabiliyorlar. Bu ilişki yokluğu da ekstra bir şeylerin yapılması gerektiği zamanlarda kişileri çaresiz bırakabilir. Birbirini tanımayan, çocuğunun davranışına anlam veremeyen aileler maalesef oldukça fazla. Bebeğin bakım, beslenme, sevgi ve ilgi gibi temel ihtiyaçlarını zevkle karşılamak "annelik", bebeğinin çocuğa, ergene, gence ve nihayetinde bir yetişkine dönüştüğünü kabul etmek ise "annelik sanatı"dır. Çocuğuna sadece kendisi istediği için değil, çocuğu istediği zaman da yaşamsal gerçeklik sınırları içinde ilgi gösterebilmek "annelik sanatı"dır. Bu ikili ilişkinin içerisine sevgi ve hoşgörü ile birlikte eşitlik ve saygıyı da dahil etmezsek, nasıl olur da dönüşür bu ilişki? Çocuklarımızla olan ilişkimizde, onların gelişmesi söz konusuyken kayıtsız şartsız vazgeçebilir miyiz melek kanatlarımızdan? Onların başının tacı olmaktan, ayaklarımızın altındaki cennetten… Gerektiğinde, onun yerine en çok üzülen olmak için bir köşede beklemekten ve o gülünce ondan daha fazla gülmekten vazgeçebilir miyiz gerçekten? Bu tarifi olmayan doğal ve yaşamsal ilişkide, doğanın bizden "farklı" ve "saygın" olan var oluşunun önünde eğilip, hayattaki varoluşunda ona eşsiz ve iyileştirici ilgimizi göstermeyi başarabilir miyiz ?

"Annelere Masallar" kitabındaki anne tiplerini tanımlarken nelerden yola çıktınız?
Masal terapilerinde önce çekirdek aile ile görüşüyorum. Daha sonra görüşmelerimiz bir anne bir çocuk görüşmesi şeklinde bireysel olarak devam ediyor. Annelik görevini yerine getirirken farklı özellikleri baskın gelen annelerle karşılaşıyorum. Bu anneleri, yapacağımız masal çalışmasına başlamadan önce, çocuğun annesi için seçtiği oyuncakların ismine göre kategorilere ayırdım. Bu çalışmaların detaylarını ve edindiğim tecrübeleri kitabımda bir araya getirdim. Kitabımdaki anne tipleri, karşılaştığım annelerin karakterlerini simgeliyor.

Kitapta yer alan anne karakterleri neleri ifade ediyor?

PAMUK PRENSES ANNELER: Bu annelerin acı, hüzün, sıkıntı gibi duygularla araları pek iyi olmuyor. Genellikle yaşamlarındaki olumsuzlukların çözümünü evrene veya zamana bırakıyorlar. Birçoğunun içinde geçmişten gelen çok ağır travmaları oluyor.
HÜRREM ANNELER: Fiziksel davranışları, giyimleri ve hayata bakışları çok erkeksi oluyor. Duygularını sakince dile dökmekte ve seans kurallarına uyumlanmakta zorlanıyorlar. Annelikleri hırslı oluyor.
MEDUSA ANNELER: Genel olarak Medusa Anneler; erken evlendikleri, hemen aşık oldukları veya hamile kaldıkları için öfke hissediyorlar. Bu annelerin çocukları annelerindeki değişken ruh halinin farkına varıyor ve sıklıkla anneleriyle olan ilişkilerinde güven sorunu yaşıyorlar.
AHTAPOT ANNELER: Genellikle çok zekiler ve iyi bir kariyere sahipler. Kendi anne-babalarına veya sisteme karşı güven sorunu yaşıyorlar. Ahtapot Anneler, çocuklarının bakımı ile ilgili asla tek bir kişiye güvenmiyorlar. Ebeveyn olmakta zorlanıyorlar.
UYUYAN GÜZEL ANNELER: Bu annelerle haklarında yorum yapabilecek kadar diyalog kurmadım. Onların uyanmalarını bekliyorum. Günün birinde uyandıklarında onlara soracağım sorular hazır. "Evde duygusal olarak yaşı küçük olan kim?" Soracağım soruların başında geliyor.

Hazırlayan: Belit ŞENOL

BİZE ULAŞIN