Yenidoğanlar ve Çocuklarda Astım

Yenidoğanlar ve Çocuklarda Astım

  • Bebek
  • Pazartesi 25.09.2017 14:56

Çocukluk çağında sık görülen hastalıklardan biri de astım. Genetik ve çevresel faktörlerden kaynaklanabilen bu hastalığın oluşumunda anne adaylarının hamilelikteki bazı alışkanlıklarının da etkisi var.

Çağımızın hastalıklarından biri olan astımın çocuklarda görülme sıklığı her geçen gün biraz daha artıyor. Türkiye'de çocuklarda yüzde 6-8 gibi bir oranda görülüyor. Uzmanlara göre; çocukluk döneminde görülen astımın temelinde anne karnındaki süreçte bazı risk faktörlerine maruz kalmış olmanın etkileri yatıyor. Peki, çocukları astımdan korumak mümkün mü? Anadolu Sağlık Merkezi'nden Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Meltem Çan'ın hamilelik sürecinde anne karnındaki bebeği astımdan korumak için neler yapılması gerektiğini, Yenidoğan Uzmanı Doç. Dr. Nermin Tansuğ ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu da yenidoğanlarda ve çocuklarda astımın görülme sebeplerini ve alınacak önlemleri anlattı.

Astım tanısı

Astım, hava yollarının çeşitli uyaranlara karşı normalin üstünde yanıt vermesi sonucu ortaya çıkan, kronik tekrarlayıcı nefes darlığı atakları ile karakterize bir solunum yolu hastalığıdır. Hayatın ilk iki yılında tekrarlayan solunum sıkıntısı atakları, reflü hastalığı, doğumsal bronş anormallikleri, yabancı cisim aspirasyonu, tekrarlayan bronşiyolit, tekrarlayan zatürre ve kistik fibroz gibi hastalıklara bağlı olabilir. Bunlar çeşitli tanı yöntemleri ile ekarte edildikten sonra astım tanısına ulaşılır.

Astımda doğum öncesi (prenatal) risk faktörleri

Çocukluk döneminde görülen hastalıkların pek çoğunun temelinde anne karnındaki süreçte bazı risk faktörlerine maruz kalmış olmanın etkileri yatıyor. Özellikle solunum yolu enfeksiyonlarının üzerinde anne adaylarının hamilelikteki bazı alışkanlıkları oldukça etkili. Bunlar;

  • Anne adayının sigara içmesi erken dönemde çocuklarda görülen solunum sıkıntıları ile ilişkilidir. Erken çocuklukta solunum yolu çaplarında daralma, maruz kalınan doz ile orantılıdır.
  • Gözlemsel çalışmalar doğum öncesi antiinflamatuar (iltihabı engelleyici) özelliği olan besinlerin (örneğin omega 3 yağ asitleri) ve antioksidanların (örneğin E vitamini ve çinko) diyette alınmasının bazı atopik hastalıkların (deri ve solunum yollarının aşırı duyarlılığı) gelişimini azalttığını göstermiştir. Buna karşılık annenin diyetinden bazı besinleri (inek sütü ve yumurta gibi) çıkartması, çocuklarda atopik hastalıklara karşı koruyucu etki sağlamaz. Annede yüksek D vitamini seviyeleri çocukluk çağında solunum sıkıntılarının azalması ile ilişkilendirilmiştir.
  • Bazı hayvan deneyleri, doğum öncesinde annedeki stresin bebeği etkilediğini bebeğin kortizol seviyelerini azaltıp alerjik yapıya neden olduğunu göstermiştir.
  • Araştırmalar, hamilelikte herhangi bir antibiyotik kullanımının erken çocukluk çağında solunum sıkıntısını ve astım riskini artırdığını göstermiştir.

Astımın belirtileri

Astım, yineleyen öksürük, nefes darlığı ve hışıltı atakları ile seyreden solunum yollarının kronik bir hastalığıdır. Bir çocukta viral enfeksiyon, egzersiz ve alerjen ile karşılaşma sonucu tekrarlayıcı özellikte hışıltı ve/veya öksürük ortaya çıkıyorsa astım düşünülmelidir. Çocuklarda astım daha çok geceleri veya sabaha karşı ortaya çıkan öksürük atakları ile seyreder. Efor ve egzersiz, atakların ortaya çıkmasını kolaylaştır. Göğüste sıkışma hissi veya nefes darlığı daha az rastlanan bulgulardır.

Yeni doğan bebeklerde astım

Yeni doğan bebeklerde çeşitli nedenlerle solunum sıkıntısı ortaya çıkabilir. Öncelikle akciğerlerle ilgili bozukluklar ve göğüs boşluğundaki anomalilerden söz etmek gerekir. Akciğerlerin yeterince gelişmediği erken doğan bebeklerde solunum sıkıntısı sıkça karşımıza çıkar. Yine, zamanında doğan bebeklerde akciğerlerdeki sıvının yeterince atılamadığı durumlarda geçici solunum sıkıntısı olabilir. Bu özellikle 39 haftanın altında planlanmış sezaryenle doğan bebeklerde daha sık görülür. Pnömoni, akciğer hava yollarındaki kaçaklar, diyafragmanın tam gelişememesi sonucunda, karın içi organların göğüs boşluğu içine geçtiği diyafragma fıtıklarında solunum sıkıntısı görülür. Solunum sıkıntısından söz edince aklımıza sadece akciğerler gelmemelidir. Kalple ilgili durumlar, örneğin; kalpten çıkan büyük damarların olması gerekenden farklı yerlerden çıkmaları veya kalbe dönen damarların yanlış yerlere açılması, kalp boşluklarının yeterince gelişmemesi, dolaşımın anne karnında olduğu gibi sürmesi, bebek doğduktan sonra kapanması gereken açıklıkların devam etmesi solunum sıkıntısı yapabilir. Ayrıca solunumla ilgili olmayan sepsis, menenjit, doğum travmaları, beyin kanamaları, kandaki kırmızı hücrelerin fazlalığı (polisitemi), anemi, kan şekeri düşüklüğü gibi hastalıklar da solunum sıkıntısına neden olabilir. Solunum sıkıntısı yaşayan çok küçük bebeklerde ileriki dönemlerde astım görülme olasılığının normal bebeklere göre daha fazla olup olmadığı konusunda çok sayıda çalışma yapılmıştır. Bunların bazılarında prematüre bebeklerde daha yüksek astım görüldüğü saptanmıştır.

Prematüre bebeklerde astım

Son yıllarda İngiltere'de yapılan bir çalışmada erken doğan bebekler, normal zamanında doğan bebeklere göre yüzde 7 daha fazla astım riski altında bulunmuştur. İsveç'te yapılan 622 bin 616 kişiyi ve erken hamilelik haftasında doğan bebekleri kapsayan ve bu yıl yayınlanan çok geniş bir çalışma ise hamileliğin 23-27. haftaları arasında doğan bebeklerin 25-35 yaşlarında 2.4 kez daha fazla astım ilacı kullandığını ortaya koymuştur. Yani çok küçük bebeklerin astım olma riski daha fazladır

28 haftadan daha büyük hamilelik haftasında doğanlarda ise astım gelişme riski, zamanında doğan bebeklerle aynı orandadır. Erken doğumlarda, tedavide kullanılan solunum cihazları, oksijen ve mikrobik etkenler gelişmesini henüz tamamlamamış akciğer dokusunda hasarlanmaya neden olur. Zarar görmüş akciğer dokusu daha sonraki yıllarda enfeksiyon ve sigara dumanı gibi çevresel faktörlere daha duyarlı olur. Aynı zamanda genetik faktörler de astım oluşumunda etkilidir. Annede veya babada astım varsa bebeğin astım olma olasılığı daha yüksektir. Astım genel olarak yüzde 5-10 oranında görülürken anne veya babadan birinin astım olması durumunda bu oran yüzde 20-30'a yükselir, anne-babanın her ikisinin astım olması durumunda ise yüzde 60-70'i bulur. Astımlı annelerde de erken doğum riski fazladır. Sonuç olarak, annenin astımlı olması erken doğumu tetikleyebilir. Erken doğan bebeklerde sigara dumanı, yüksek nem gibi olumsuz dış faktörler ve ailede astım öyküsü varsa, astım ortaya çıkma olasılığı daha fazladır.

Çocukların yaşlarına göre astım olma sebepleri

Çocuklarda ilk 2 yaş döneminde astım oluşumunun en sık sebebi yüzde 80 oranında tekrarlayan viral enfeksiyonlar ve sigara dumanına maruz kalmaktır, yüzde 20'si alerjiktir. Bu yüzde 20'lik grupta egzama, besin alerjisi veya alerjik rinit gibi eşlik eden bir alerjik hastalık veya testlerinde alerji saptanır. Bu gruba giren hastaların ileride erişkin tipi astım geliştirme olasılığı, alerjisi olmayanlara göre daha yüksektir. İlk 2 yaş sonrasında astım tanısı konanlarda ise sebep yüzde 90 alerjidir. Alerjik çocukluk çağı astımı çocuklarda en sık 4-5 yaşlarında başlar. Astımda akciğer fonksiyonlarının ölçülmesi 5 yaş üstü çocuklarda uygulanabilir. Spirometre adı verilen bir cihazla soluk alma ve verme kapasiteleri sağlıklı bireylerle kıyaslanır ve bronş genişletici ilaçlar sonrası bu ölçümlerdeki düzelme kaydedilir. Astım atağı geçiren çocuklar sık soluk alıp verir, soluk verme süresi alma süresinden daha uzundur, soluk verirken tipik vızıltı sesi duyulabilir. Nöbetler çoğunlukla gece ve sabaha karşı başlama eğilimindedir. Şiddetli atak sırasında soluk alındığında kaburgalar arasında içe doğru çekilmeler ve nefes açlığı görülür. Yattıktan sonra veya sabaha karşı yaklaşık 30 dakika süreyle devam eden ve bronş genişletici ilaçlara olumlu yanıt veren öksürük aksi ispat edilene kadar astım kabul edilmelidir.

Anne-babalara öneriler…

Astımlı çocuklar erken tedavi edilmeli ve korunmalıdır. Anne karnındayken ve doğumdan sonra bebeğin sigara dumanına maruz kalması akciğer fonksiyonlarında bozulmaya ve astıma neden olur. Özellikle ailede astım öyküsü varsa sigara dumanından kaçınılmalıdır. Anne-babalar, şehir yaşamı için tipik olan sigara, aşırı kalabalık, kötü havalandırma, uygunsuz ısınma, nem gibi çevresel risk faktörlerinin astımı şiddetlendirdiğini unutmamalıdır. Saptanan bir alerjen varsa bundan kaçınılmalıdır. Ev tozuna duyarlı çocuklara özel yatak kılıfları, nem giderici ve havalandırmayı artırıcı önlemler önerilebilir. Evde evcil hayvan, özellikle kedi ve köpek beslenmemelidir.

Hazırlayan: Işıl Evrim AKGÜN

BİZE ULAŞIN