Ek besinlere erken başlamayın

Ek besinlere erken başlamayın

Bebeklerde 6. aydan sonra enerji gereksinimi artıyor. İşte ek besinlere bu dönemde geçilmesi gerekiyor. Bu geçiş döneminde ise bazı sorunlarla karşılaşılabiliyor. Konuyla ilgili bilmeniz ve dikkat etmeniz gereken her şey yazımızda...

  • Bebek
  • Çarşamba 06.12.2017 10:55

Bebeğin ilk besini olan anne sütü, doğumdan 6. ayın sonuna kadar olan dönemde, bebeğin tüm besin gereksinimlerine tek başına cevap veriyor. Mükemmel içeriğe sahip, doğal bir besin olan anne sütü, bebeklerin sağlıklı gelişmeleri için son derece önemli. Fakat 6. ayın sonuna gelindiğinde anne sütü tek başına yeterli olmuyor. Bebeklerin gelişiminde ek besinler çok önemli bir yer tutuyor. Ek besinlere nasıl başlanacağı ise çok önemli. Medical Park Göztepe Hastanesi'nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Arzu Gökmen; ek besinlere nasıl geçeceğinizden tutun da karşılaşabileceğiniz tüm sorunları anlattı. Ayrıca 8-9 aylık bebekler için örnek bir menü de verdi. Henüz ek besinlere başlamadıysanız, yazımız size çok yardımcı olacak.

Ne zaman başlanmalı?

Bebeklere, anne sütüyle birlikte ek besin takviyesine 6. ayda başlanmalıdır. Enerji ve diğer besin öğelerine olan gereksinimler farklıdır. Bebeklerin 6. aydan itibaren enerji, protein, vitamin ve mineral gereksinimleri farklılaşır ve gastrointestinal sistemleri olgunlaşır. Bebeklikten sonraki geçiş döneminde, sindirim işlevleri ve salgıları değişkenlik gösterir. Ek besinlere bebeği izleyerek başlanmalıdır. 6. ay ve sonrasında bebeğin yumuşak, püre kıvamında sulu besinleri kaşıkla alabiliyor olması, pasif olarak ağızdan beslenmenin başladığının bir göstergesidir. Ayrıca iki elle kavrama ve baş denetimi gelişmiş olmalıdır.

Gelişimine uygun şekilde besleyin

Yeni besinlere başlarken ilk günlerde bebek için besinin özel olarak hazırlanması çok daha uygun olur. Yeni doğan bebeklerin emme ve yutma refleksi fazladır. Dil ve damağı arasında meme başını ezerek emme başlar ve ağız içinde biriktirilerek yutma işlevi gerçekleşir. 0-6 aylık dönemde ise dilini uzatma, geri çekme hareketleriyle anne memesine uyum sağlar. 6-7. aylarda yumuşak, sıvı kıvamında ve ezme şeklinde besinler verilmeli, 7-8. aylarda püre kıvamında, çok pütürlü olmayan besinlere devam edilmeli, çocuğun çiğneme hareketleri ve bardaktan sıvı içme becerilerinin gelişimi izlenmelidir. 8-12. ayda ise püre kıvamında, çatalla ezilmiş besinler verilerek, dilin her iki yana doğru hareketleriyle, verilen lokmayı ağızda döndürme becerileri gelişir ve besini ağza götürerek kendi beslenmesine katkıda bulunabilir. Bu gelişme, bebeklerin özgüveni açısından önemlidir. İlk 1 yaşına kadar besinler sulu, ezilerek ve yumuşak şekilde verilmelidir. 12-24 aylık dönemde; kolay çiğnenebilen tüm yiyecekler, çorba, pilav, köfte, etli sebze yemekleri, yoğurt, küçük doğranmış etler, meyve suyu veya püre verilmelidir. Kızartma, kavurma türü ve acılı besinlerden kaçınılmalıdır. Kaşık ve bardak kullanımı sağlanmalıdır. 2 yaşına kadar anne sütü alan bebeklere tamamlayıcı besinler, anne sütünden 2-3 saat sonra verilmeli, çocuğun açlık hissi, doyma durumu göz önünde bulundurulmalı, aşırı ısrardan kaçınılmalıdır. Bebek, 12. ayda aile sofrasına oturarak yemek yemeğe başlamalıdır.

Devam mamaları

Devam mamaları; 6-12 aylık bebeklerin beslenmesinde, zaman içerisinde değişen besin gereksinimlerine uygun ve ek besinlere geçiş döneminde önemli besleyici özelliklere sahip süt bileşeni olarak tanımlanırlar. Devam mamaları, bebeğin artan gereksinimine paralel olarak demir, kalsiyum, D ve C vitamini, doku işlevlerinin korun ması, sağlıklı hücre gelişiminin oluşması için A vitamini içerir. Aynı zamanda devam mamaları, elzem aminoasit örüntüsüne sahip whey ve kazein oranı dengelenmiş mamalardır. Devam mamaları sonrasında tüketilmesi uygun bir başka grup da devam sütleridir. Biyolojik değeri yüksek süt ve bitkisel proteinler içeren, sukrozu düşük, kalsiyum ve demirle desteklenmiş yapay renklendirici ve katkı maddeleri içermeyen kaşık mamaları ve hazır ek besinler vardır. Özellikle vakti kısıtlı çalışan anneler için uygun olabilirler.

Erken başlamanın zararları

Ek besinlere önerilenden erken başlanması, bebeğin süt alımını kısıtlar. Dolayısıyla proteinlerin günlük toplam enerjiye olan katkısını azaltır. Bununla beraber; alerjik hastalıkların ve özellikle besin alerjilerinin görülmesini arttırır. Katı besinlere erken başlamak ileride şişmanlık riskini ve böbrek solüt yükünü arttırır.

Ek besinlere nasıl geçmeli?

Bu dönemde bebeklerin mide kapasiteleri küçüktür. Sütlü mamalar ve yoğurt gibi besinler bebeğe ilk verilebilecek besinlerdir. Bu dönemde taze sıkılmış meyve suları ve taze hazırlanmış meyve püreleri bebeğe hem enerji verir, hem de vitamin ve mineral gereksinimini tamamlar. Sebze çorbaları 6. ayda beslenmeye eklenir. Sebzeleri buharda pişirerek, bebeğinize püre veya çorba hazırlayabilirsiniz. Çorbaları karışık değil de tek çeşit sebzeden başlayarak hazırlayın. Sonraki pişirmelerinizde sebzelere bir yenisini ekleyin. Böylece bebeğin bağırsaklarını yeni besinlere yavaş yavaş alıştırmış olursunuz ve bebeğin hangi besine nasıl tepki verdiğini gözlemlemiş olursunuz. Eğer çorbalara kurubaklagil ilave edecekseniz, gaz yapmaması için mutlaka süzgeçten geçirin.

6-7. ay: 1 çay kaşığı keçi peynirini akşamdan suya koyun. 1 çay kaşığı peynir, yarım çay kaşığı pekmez ve 1 çay kaşığı yumurta sarısını suda pişirdiğiniz pirinç ununa veya nişastaya ekleyin. Yumurtayı yavaş yavaş arttırın, 10 gün sonunda 1 tam yumurta sarısı verecek hale gelirsiniz. 6 ay bittikten sonra muhallebinin üzerine üzüm ması, sağlıklı hücre gelişiminin oluşması için A vitamini içerir. Aynı zamanda devam mamaları, elzem aminoasit örüntüsüne sahip whey ve kazein oranı dengelenmiş mamalardır.

Devam mamaları sonrasında tüketilmesi uygun bir başka grup da devam sütleridir. Biyolojik değeri yüksek süt ve bitkisel proteinler içeren, sukrozu düşük, kalsiyum ve demirle desteklenmiş yapay renklendirici ve katkı maddeleri içermeyen kaşık mamaları ve hazır ek besinler vardır. Özellikle vakti kısıtlı çalışan anneler için uygun olabilirler.

Erken başlamanın zararları Ek besinlere önerilenden erken başlanması, bebeğin süt alımını kısıtlar. Dolayısıyla proteinlerin günlük toplam enerjiye olan katkısını azaltır. Bununla beraber; alerjik hastalıkların ve özellikle besin alerjilerinin görülmesini arttırır. Katı besinlere erken pekmezi ekleyebilirsiniz.

7- 8. ay: Mevsimine göre taze sıkılmış meyve suyu, domates suyu, peynirli yumurta sarısı, muz ve elma dilimi verin. Bebeğinize çok az ekmek vermeye başlayabilirsiniz.

9 ay ve sonrası: Makarna ve koyu şehriye çorbası verebilirsiniz. Makarnayı özellikle suyunu dökmeden pişirmeye özen gösterin. Püre halindeki çorbalardan sonra şehriye çorbası içmeyi sevebilir. Ayrıca ev yemeklerinden yavaş yavaş vermeye başlayabilirsiniz.

12 ay ve sonrası: Bebek, aileyle birlikte yemek masasına oturabilir. Dikkat edilmesi gerekenler İlk kez denenecek besinler haftada bir çeşit olarak başlanmalıdır. Yeni besinlere alışması için bebeğe zaman tanınmalıdır. Bu kurala uyulduğu takdirde besine bağlı istenmeyen bir reaksiyon olduğunda etken yiyecek kolayca bulunabilir. İlk kez denenen besin, tek öğün olarak ve çok az miktarda verilmeye başlanmalı, bebeğin besin alımına bağlı olarak öğün sayısı ve miktarı arttırılmalıdır. Bebeğe açken hiç tatmadığı bir besini vermek doğru değildir, yemek istemiyorsa zorlanmamalıdır. Tüm besinler kaşıkla verilmelidir. Bebeğe verilecek besinler doğal ve taze olarak hazırlanmalı, konserve, dondurulmuş veya katkı maddesi içeren besinler tercih edilmemelidir. Yumurtanın beyazı, tuz ve bal bebeğe 1 yaşına kadar verilmemelidir.

8-9 aylık bebekler için örnek menü

Sabah: Yarım tatlı kaşığı keçi peyniri, yarım çay kaşığı pekmez, 1 nohut büyüklüğünde yumurta sarısı, 1 nohut büyüklüğünde ekmek içini ezerek verin.

Ara öğün: Anne sütü, 1 çay bardağı taze sıkılmış meyve suyu.

Öğle: Blender'dan geçmiş 1 kase kıymalı tarhana çorbası, 1 çay bardağı yoğurt.

Ara öğün: Anne sütü, 1 kase muhallebi. Akşam: 3-4 yemek kaşığı kıymalı sebze püresi, haşlanmış makarna, şekersiz elma kompostosu.

Gece: Anne sütü, meyve püresi.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Arzu Gökmen:

"İshal ve enfeksiyon, bu dönemde en sık karşılaşılan sorunlardır!" Ek besinlere geçerken karşılaşılan en önemli sorun, zamanlamanın yanlış olmasından kaynaklanır. İshal ve enfeksiyon, bu dönemde en sık karşılaşılan sorunlardır. Çünkü bu dönemde bebeği enfeksiyonlardan koruyan anne sütü tüketimi azalır. Verilen ek besinler bebeğin protein, enerji, vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamalıdır. Ayrıca hijyen koşulları dikkate alınarak hazırlanmalıdır. Enfeksiyon sonucu bebeğin iştahı azalır. Bu dönem bebeklerin hayatında çok önemlidir. İştahsızlık, kusma ve bunların sonucunda oluşan yetersiz kilo alımı, ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu tür sorunları önlemenin en etkili yolu annenin, bebeğini beslerken aceleci ve ısrarcı davranmamasıdır.

Ek besinler, dışkının kokulu olmasına yol açar

Bebekler katı besinlere geçtiklerinde dışkısı daha değişken ve katı bir hal alır. Besinlerle birlikte artan şeker ve yağ oranı, dışkının kokulu olmasına yol açar. Bezelye gibi sebzeler dışkıyı yeşil renge, pancar gibi sebzeler de kırmızı renge dönüştürür. Besinleri püre halinde yemiyorsa, tane tane dışkısında görebilirsiniz. Bebeğin sindirim sistemi tam anlamıyla gelişmemiştir ve tüm bunlar normaldir.

BİZE ULAŞIN