Öğrenmeye giden ilk adım merak!

Yeni gördüğü her şey çocuğunuzda merak duygusu uyandırıyor. Yapmanız gerekense merak etmesine ve öğrenmesine fırsat vermek!

Öğrenmeye giden ilk adım merak!
Evin içinde pıtır pıtır yürüyen miniğiniz her yeri karıştırıyor ve gördüğü ne varsa dokunmak istiyor. Çünkü miniğiniz yaşadığı hayatı keşfediyor ve ilk kez gördüğü her şey ona ilginç geliyor. Çoğu zaman da eliyle göstererek veya "Bu ne, bu ne?" diyerek tekrar tekrar sormaktan sıkılmıyor. Ama bir düşünün, sizden başka ona bu hayatı keşfettirecek kim var ki? Bu yüzden sorduklarıyla ilgili onu cevapsız bırakmayın ve sabırlı yaklaşımınızdan vazgeçmeyin. Çünkü merak, zeka gelişiminin somut bir belirtisi. Psikolog Elçin Külahçıoğlu, 1-2 yaşında sıkça görülen merak duygusunun çocuk gelişimine katkılarını anlattı ve bu dönemdeki çocuklara nasıl yaklaşılması gerektiğiyle ilgili önerilerde bulundu. Unutmayın ki merak, öğrenmeye giden yoldaki ilk adımdır.

Çocuklar neden merak ediyorlar?

Merak, bireyin çevredeki uyaranlarla ilgili gözlem, dokunma, kullanma ya da sorular aracılığıyla bilgi toplama işlemidir. Çocukların merak olgusunda iki önemli faktör vardır; çocuğun kendi içinden gelen öğrenme, keşfetme dürtüsü ve çevresindeki uyaranlar. Merak duygusu öğrenilen bir kavram değil, doğuştan gelen bir dürtüdür. Yeni bir ortama girdiğinizi hayal edin; farklı yüzler, farklı eşyalar, hiç tatmadığınız lezzetler ve daha önce hiç görmediğiniz resimler. Sadece bunları hayal etmek bile zihninizi uyararak, keşfetme dürtünüzü harekete geçirir. İşte dünyayı tanımaya çalışan bir çocuk da; her gün kullanılan aletlerin ne işe yaradığını anlama, eline aldığı şeylerin tatlarına ve çevredeki renklere ilgi duyarak bunları tanımlama ihtiyacı duyar. Çevreyi keşfetme sürecinde çocuk, aşamalı olarak neden sonuç ilişkilerini öğrenmeye, "bunu yaparsam, bu olur" bağlantısını geliştirmeye başlar. Bu sayede, çevredeki bilinmezliği azaltarak, yaşadığı dünyayı anlamlandırmaya çalışır.

Gelişimleri için yararlı

Öğrenme, beyindeki sinirler arasında yeni bağlantılar kurulmasıyla ilgilidir. Çocuğun karşısına çıkan her yeni uyaran; çevredeki nesneler, renkler, şekiller, beyindeki öğrenme sürecine katkıda bulunarak, çocuğun zeka gelişimini desteklemeye yardımcı olur. Bilişsel gelişimin hızla devam ettiği 1-2 yaş döneminde reflekslerin, yürüme ve koşma gibi kaba motor becerilerinin günden güne gelişmesi beklenir. Çocuğun yürümeye başlamasıyla birlikte merak duygusu, onun özerk bir birey olmasında en büyük yol göstericisi olur. Merak aynı zamanda çocukların dil gelişimi için de yararlı bir kaynaktır. Çevredeki nesneleri fark etmeye başlayan çocuklara, nesnelerin isimleri ve hikayeleri anlatılarak, onların da buna benzer cümleler kurmaları sağlanır. Bu da çevreyi tanırken aynı zamanda dil gelişimlerinin de desteklenmesini sağlar. Bunun yanı sıra soru sormak, çocuklar için çevreyi anlamlandırmanın en etkili yöntemlerinden biridir. Örneğin; kediyi göstererek, bu ne diye soran bir çocuğa, ilk seferinde cevabı veren anne babalar, çocuğun aynı soruyu tekrar tekrar sorması üzerine, aynı sabrı gösterememeye başlarlar. Çocukların aynı soruları sormasının altında yatan bazı sebepler vardır; 1-2 yaşları arasında dil gelişimleri devam ederken, söylediğiniz bazı kelimelerin anlamını bilmiyor olabilirler ve aynı zamanda çocuğunuzun size aynı soruyu birkaç defa sorarak sizden aynı cevabı alması, güven duygusunu da pekiştirir. Çocuğunuzun merak edip size sorduğu bazı şeylerin cevabını siz de bilmiyor olabilirsiniz. Ona, cevabı bilmediğinizi ve birlikte araştırabileceğinizi söyleyebilir, daha sonra kitaptan ya da internetten bakarak beraber öğrenebilirsiniz. Böylece merak ettiği ve cevabını bilmediği konularda nasıl bir yol izlemesi gerektiğini öğreterek, ona doğru bir model olursunuz.

Kontrollü merak

Çocuğun merak duygusunu köreltmeden kontrollü bir ortam yaratmak, gelişimini desteklerken güvenli ve düzenli ortamın korunmasını sağlar. Bunu gerçekleştirebilmenin ilk şartı, çocuğun ilgisini çeken ve keşfetmek istediği şeyin ne olduğunu anlayabilmektir. Örneğin; elinizde gördüğü yün yumağıyla oynayıp yere atan çocuğunuzun bu nesneye olan ilgisini fark ederek, merakını destekleyebilirsiniz. "O oyuncak değil, bırak onu" demek çocuk için bir anlam ifade etmez. Çünkü ona göre dünyadaki nesneler oyuncak olanlar ve olmayanlar olarak ikiye ayrılmaz. Merak uyandıran her nesne dokunmaya, oynamaya ve keşfetmeye değerdir. Çocuğun dil gelişimini de destekleyecek şekilde, "Evet bu bir yün, bununla kazak örüyorum, gördün mü bu kazağı yapıyorum, sen de dokun, ne kadar yumuşak değil mi?" diyerek ellerine ve yanağına dokundurabilirsiniz. Nesnelerin yüzeylerine dokunarak hissetmek, renklerini görmek ve ne işe yaradığını anlamak, çocuğun çevresini anlamlandırmasına katkıda bulunur. Ya da evdeki saksı çiçeğine uzanıp onu koparmaya veya toprağa elini sokmaya çalışan bir çocuğa, "Dur, yapma" demek, merak duygusunu engeller. Ancak bunun yerine plastik bir kaba koyulan bir miktar toprakla çocuğun oynamasına izin vermek, kontrollü ve güvenli bir keşfetme ortamı yaratır.

Anne-babalara öneriler

Çocukların ellerine geçen herhangi bir malzemeyi oyuncak olarak kullanması, yaratıcılıklarının gelişmesini sağlar. Kutuyla alınıp eve getirilen ve tek bir oynama şekli olan oyunlar bir süre sonra çocuğunuzun sıkılmasına neden olur. Ancak bunun yerine müzik yapmak için tencerelere vurması, karton kutuları bir araya getirerek ev yapması veya legolarla yapılan farklı şekiller ve kumdan yapılan kuleler yaratıcılığını arttırarak merak duygusunu besler. Bunu desteklemek için çocuğunuzun önüne bir oyuncak ya da herhangi bir materyal koyun, nasıl oynanacağını söyleyip belli kalıplar belirlemeden önce, onun yaratıcılığına bırakarak, ilk etapta nesneleri hangi amaç için kullanabileceğini düşünmesine izin verin. Öğrenmenin gerçekleşmesi için gözlemlemek ve tepki vermek gerekir. Örneğin; çocuğunuzun ayağı yanlışlıkla bir oyuncağa değdiğinde ve oyuncaktan ses çıktığında, durarak çevresine bakar ve sesi dinlemeye başlar. Bu durumda oyuncağı ulaşabileceği bir mesafeye koyun ve sesin nasıl çıktığını ona gösterin. Aynı şeyi tekrar etmesini sağlayın, böylelikle o nesneden ses geldiğini öğrenmiş olur.

Hazırlayan: Başak Doğru
BİZE ULAŞIN