2 yaş özerklik dönemi

2 yaş özerklik dönemi

Bağımsızlığını ilan eden, çevresine inatçı davranışlar sergilemeye başlayan çocuğunuz özerk döneme girmiş demektir. İşte 2 yaş özerklik dönemi hakkında bilinmesi gerekenler.

  • Çocuk
  • Perşembe 24.08.2017 16:46
Konuşma, emekleme ve yürüme evrelerini tamamlayan her çocuk, bebeklik dönemini tamamlamış sayılıyor. Uzmanlar tarafından çocukluk çağı olarak tanımlanan 2 yaş dönemi, anne-babaların en çok yoruldukları dönem olarak gösteriliyor. Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, bu dönemde anne-babaların çocuklarının olumsuz davranışları karşısında kontrollerini kaybetmemeleri gerektiğini söylüyor. Baskıcı tutum sergilemenin de yanlış olduğunu belirten Dr. Mehmet Yavuz, özerkliğini ilan eden ve anne-babadan bağımsız hareket eden çocuklara karşı nasıl yaklaşımda bulunulması gerektiğini anlattı.

Bebeğiniz büyüyor

Bebekler büyürken birçok gelişim aşamalarından geçerler. Doğumdan 1.5 yaşına kadarki süreci doldurana kadar tamamen anne-babaya bağımlıdırlar. Özerk dönem bağımsızlaşma anlamına gelir ve çocuğun 2 yaşına girmesiyle başlar. Bu dönemde ebeveynler çocuk gelişiminde daha çok zorlanırlar ve yorulurlar. Çünkü çocuk anneden bağımsız olarak hareket etmeye başlar, kendini ve sınırlarını keşfetmeye çalışır. Çevresini keşfetmeye, neyi ne kadar yapabileceğini anlamaya çalışırken aslında yapmaya çalıştığı şey kendi kimliğini oluşturmaktır.

Özerklik ne zaman kazanılır?

1.5-3 yaş arasında çocukların kas ve hareket dengesi hızlı bir şekilde gelişir. Motor yetenekleri ve dil becerileri de özerk döneminde oluşur. Kendini ve sınırlarını fark etmeye başlayan çocukların; emekleme, yürüme, koşma gibi motor becerileri gelişir ve bedensel olarak da kaslarının ve kemiklerinin gün geçtikçe güçlendiği gözlemlenir. Ayrıca kişilik gelişimi açısından da bağımsız hareket etmeye başlarlar. Aileler çocuklarının becerileri arttıkça ondan daha fazla şeyler beklemeye başlarlar. "Tuvaletini tutabilmesini beklemek gibi…". Çocuklarda büzgeç kasların olgunlaşması, işeme ve dışkılamanın isteğe bağlı olarak yapılması demektir. Bu, çocukların isterse tuvaletini tutabildiği ya da yapabildiği anlamına gelir. Özerklik duygusu çocukların karşıt dürtü ve eğilimler arasında bir seçim yapabilmesi, benlik saygısını yitirmeden utanç ve kuşkuya kapılmadan kendi kendini denetleyebilmesi anlamına gelir. Bu süreçler sağlıklı bir şekilde tamamlandığında çocuklar bireysel özerklik, yani kendinden emin olma duygusunu kazanırlar.

İsyankar davranışlar

Çocukların etrafındaki şeyleri sorguladığı nasıl ve niçin sorularının başladığı evredir. Çevrelerindeki şeyleri keşfetmeye çalışırken atlar, zıplar, tırmanır ve düşerler. Kendi sınırlarını genişletmeye çalışırken ebeveynleri tarafından getirilen sınırlamaların nedenlerini anlayamazlar. Birey olma yolundaki ilk adımlarını attığı bu zorlu sürede kendi kanunlarını kendileri koymaya çalışırlar. Bunu yaparken başaramadıkları ve engellendikleri zaman tahammülsüz, olumsuz ve isyankardırlar. Engellemelerle karşılaştıklarında sinirlenip ağlamaya başlarlar. Farklı olduğunu göstermek için "hayırların" çok fazla olduğu cümleler kurarlar. Anne-babalar bebeklik döneminden sonra çocuklarının eskiye göre daha uyumlu olacaklarını düşünürlerken, onlar beklenmedik istekler ve davranışlarla sınırları ve sinirleri zorlarlar. Bunları şöyle sıralayabiliriz;

-Yemek yemede direnme,
-Söylenenin aksini yapma,
-Başına buyruk davranma,
-Bağırma, elindeki oyuncak, eşya vb. nesneleri fırlatma,
-İştah kesilmesi,
-Israrcı davranışlarda bulunma,
-İstediği yapılmadığında kendini yere fırlatma.

Kontrolü kaybetmeyin

Çocuğu korumak adına zaman zaman ebeveynlerin aşırı koruyucu ve engelleyici davranışları (aman dikkat kırarsın, aman dikkat dökersin gibi söylemler) ya da çocuğun hayatını gereğinden fazla kolaylaştırmak, baskı kurmak, kontrol etmek, sahiplenmek çocuğun gelişimsel görevlerini yerine getirmesine engel olacaktır. Bu dönemde çocukta görülen inatçı davranışların bir karakter özelliği değil, yaşın vermiş olduğu bir geçiş süreci olduğu unutulmamalıdır. Çocuğunuz istediği şeyleri elde edemeyip ağlamaya başladığında öfkelenmek ya da inatlaşmak sorunu çözmez. Çünkü bu yaştaki çocuklar öfke ve inatlaşmayı kontrol edecek seviyede değildirler. Ağlaması bittikten sonra yanına giderek istediği her şeyi ağlayarak elde edemeyeceği, kısa ve basit cümlelerle ve sakin bir şekilde anlatılmalıdır.

Özerkliğin gelişim alanları

Duygusal özerklik: Çocuğun zorluklar karşısında ayakta durabilmesi ve olumsuzluklar karşısında çabuk hayal kırıklığı yaşamaması, dayanıklı olması ve zorluklarla baş edebilme becerisi anlamına gelir. Duygusal olgunlaşma, yaşanan sıkıntılarla doğru orantılı olduğu için ebeveynlerin, çocukları üstesinden geleceği sıkıntılarla baş başa bırakması gerekiyor. Yapılan araştırmalara göre aşırı koruyucu ve müdahaleci ailelerin çocukları duygusal özerklik ve birey olma konusunda zorluk yaşamaktadırlar.

Davranışsal özerklik: Yürümek, kendi kendine kıyafetlerini giyip çıkarabilmek, yemek yeme becerilerini yerine getirebilme gibi eylemler davranışsal özerkliklerdir. Özerklik döneminde çocuklar her şeyi anne-baba yardımı almadan kendi başına yapmak ister. Çocuk kendi kendine yürümeye ya da yemek yemeğe çabaladığında anne-baba çocuğa yardım etmek konusunda erken davranırsa "yapamadığı" hissiyle mücadele eder ve öfk eye kapılır. Öz bakım becerisini kazanmaya çalıştıkları bu evrede onlara fırsat verilmesi, çocukta özerkliğin gelişmesi açısından oldukça önemlidir.

Değer ve karar verme özerkliği: Başkalarından bağımsız olarak kendi kararlarını verebilme, doğru ve yanlışlarını oluşturabilme, davranışlarının sonuçlarını tecrübe etmek olarak sıralanabilir. Özerklik döneminde, karar verme becerisinin ilk deneyimleri yaşanır. Çocuk erken yaşlarda ertelemeleri, beklemeleri, vazgeçmeleri, kendini kontrol etmeyi ve kurallara uymayı öğrenirse dürtüsel ve kontrolsüz davranışlar, öfk e nöbetleri gibi negatif duygulara zemin yaratılmamış olunur.

Hazırlayan: Şenay ÇELİK
BİZE ULAŞIN