2 yaşın en önemli sorunu: Benmerkezcilik

2 yaşın en önemli sorunu: Benmerkezcilik

“O araba benim olacak”, “Bu topu istiyorum”, “Şu bebeği de alalım”... Bu cümleler size hiç yabancı gelmiyor değil mi? Her gördüğü şeyin kendisinin olmasını inatla isteyen miniğinizin, bu bitmek tükenmek bilmeyen istekleriyle nasıl başa çıkacağınızı biliyor musunuz?

  • Çocuk
  • Çarşamba 08.11.2017 11:10

2 yaş, hem çocuklar hem de anne babalar için zor bir dönem. Çünkü çocuklar bu yaş civarında her gördüğünü elde etmek istiyor ve istekleri olmayınca da anne-babalarıyla inatlaşıp çatışabiliyorlar. Çoğu zaman da bu çatışmaların sonucunda çocuklar galip geliyor. İşte biz de tam bu noktada, çocuklarının isteklerine karşı kendini çaresiz hisseden anne-babalara önerilerde bulunmak istedik. Siz de çocuğunuzun bu zorlu "benmerkezci" dönemindeyseniz, Özel Mavi Aile Danışma Merkezi'nden Uzman Klinik Psikolog İrem Fırat'ın verdiği bilgileri dikkatle okumanızı tavsiye ederiz.

Benmerkezcilik

Çocuklar 2 yaştan itibaren konuşma aracılığıyla dış dünyayla ilişki kurabilir ve böylece kendi ihtiyaçlarını ifade edebilirler. Hareket etme becerilerinin de artmasıyla bağımsızlaşan çocuklar, büyük bir merak duygusuyla etrafı keşfetmek ve kendi sınırlarını test etmek isterler. Ve bu noktada benmerkezcilik özelliği devreye girer. Yaşamın ilk yıllarında anneye bağımlılığın yanı sıra çocukların sahip oldukları temel psikolojik özelliklerden biri de benmerkezciliktir. Çocuğun kendini dünyanın merkezinde görmesi; herkesin ve her şeyin onun için var olduğuna inanmasına benmerkezcilik diyoruz. Çocuk istediği her şeye istediği an ulaşabileceğine inanır isteklerini ertelemekte zorlanır.

Sınırlarla tanışma dönemi

Benmerkezcilik özelliğinin zaman içinde azalabilmesi için anne-babaların ufak adımlarla disiplin anlayışlarını devreye sokmaları gerekir. Çocuklarını erken yaşlardan itibaren sınırlarla tanıştırmalıdırlar. Hangi yaşta olursa olsun her çocuk belli sınırları olmasını ister; buna ihtiyaç duyar. Karşısında, kuralları uygulayan tutarlı bir anne-baba görmekten hoşlanır; ancak böyle kendini güvende hisseder. Bu nedenle mutlaka önceden belirlenmiş anlaşılır ve net kurallar koyulmalıdır. Kuralların konmuş olması çocuk için tek başına yeterli olmaz; aynı zamanda koyulan kuralların tutarlı bir şekilde uygulanabiliyor olması da gerekir.

Anne babanın söz konusu problemle ilgili olarak işbirliği yapmaları ve kendi aralarında tutarlı olmaları önemlidir. Çocuğunuz sizi test edecektir ve ona karşı direnemediğinizi gördüğünde ise sizinle baş edebileceğini düşünecek ve isteklerine devam edecektir.

Bu nedenle; önce "Hayır" denilen bir şeye sonradan "Evet" dememeye özen göstermek, anne-babanın dışında çocuğun çevresindeki diğer bireylerin de koyulan bu kurallara uygun davranmasını sağlayabilmek önemlidir. Ancak o zaman çocuk isteklerini törpüleyebilir ve kurallara daha rahat uyum sağlayabilir.

Çocuğun tutumları karşısında koyulan kuralların esnetilmemesi; karşısında kararlı bir şekilde durulabiliyor olunması ona, anne-babasının kararının, ne yaparsa yapsın değişmeyeceği mesajını iletir. Oysa tam tersi durumlarda, örneğin; evde aynısının mavi rengi bulunan arabasının kırmızısını da isteyen çocuğuna annenin "Hayır, alamayız" dediği, ancak babanın istenileni satın alarak geldiği zamanlarda; öncelikle çocuk koyulan kuralın geçerliliğini sorgular; kendince yaptığı testte babasının direnişleri karşısında mağlup olduğunu görür. Bundan sonra bir şey aldırmak istediğinde de engelle karşılaşmadan direkt babasından isteyebileceğini öğrenir. Aynı zamanda çocuğun istediği oyuncağı almayan annenin otoritesi de sarsılmış olur.

İsteklerinden vazgeçmiyorsa ilgisini başka yöne çekin

Çocuğa kuralları hatırlatıp, istediği şeyin neden olamayacağını açıkladıktan sonra hala inatlaşmaya ve isteklerini dile getirmeye devam ederse bir süre bunu görmezden gelmek; yine de vazgeçmiyorsa, ilgisini başka bir yöne, hoşlanabileceği bir objeye veya yemeğe çekmeye çalışmak işe yarayabilir.

Çocuğa anne ve babasıyla beraber paylaşım içinde olacağı aktiviteler önerilebilir. "Eve gidince beraber kitap okumak mı istersin yoksa resim yapmak mı?" gibi yerine getirebileceğiniz alternatifler sunabilir ve onun seçmesine izin verebilirsiniz. Bu durum çocuğun anne-babasına karşı daha ılımlı yaklaşmasını sağlayacaktır. Böyle davranıldığında, çocuk onun fikirlerine değer verdiğinizi, önemsediğinizi düşünecek ve yaşanılan olaya karşı direncini azaltacaktır.

Onlara, kurallara uymamanın, anne-babanın sözünü dinlememenin bazı sonuçları olduğu hatırlatılmalı ve çocuklar bu sonucu yaşayarak öğrenmelidirler.

Psikolog İrem Fırat: "Ona seçim şansı sunun!"

Çocuklar çoğu zaman neyin doğru neyin yanlış; neyin zararlı neyin zararsız; ya da neyin gerekli neyin gereksiz olduğunu ayırt edemezler. Anne-baba olarak uygulanabilecek en doğru tutum, çocuğunuzun belirlediğiniz ihtiyaçlarından uygun olan birkaç alternatifi belirleyerek ona seçim şansı sunmaktır. Örneğin; "Mavi ayakkabıyı mı yoksa pembe olanı mı almak istersin?" diye sorduğunuzda onun da kendi seçimlerini yapabilmesine fırsat tanımış olursunuz. Alternatif sunmak aynı zamanda kurallara uyumunu da kolaylaştırır. Bu şekilde, çocuğunuz mantıklı ve mantıksız istekleri karşısında anne-babanın davranışları arasındaki farkı gözlemleyebilecek; hangi isteklerine cevap veriliyor, hangileri karşılıksız kalıyor daha iyi anlayabilecektir.

Hazırlayan:Başak DOĞRU

BİZE ULAŞIN