Yürüme dönemi

Nasıl destek olabilirsiniz? Yürüteç zararlı mı? Her defasında popo üstüne düşse bile, yürüme provaları bebeğiniz için çok eğlencelidir. Merakını gidermek adına yürümek için sabırsızlanan bebeğinize nasıl destek olabileceğinizle ilgili önerilerimiz var!

Yürüme dönemi

Ağlıyor, gülüyor, dönüyor, emekliyor, konuşuyor, yürüyor… Siz de bilirsiniz ki, konu çocuk olunca bu listenin hiç sonu gelmiyor. Çünkü çocuklar doğdukları andan itibaren kazandıkları yeni becerilerle anne-babalarını hem şaşırtıyor hem de heyecanlandırıp mutlu ediyor. Yürüme dönemi de bu heyecan verici gelişmelerden biri… Bu dönemde en büyük destek tabii ki anne babalardan geliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şirin Seçkin Gencer'in önerileriyle; çocuğunuzun yürüme döneminden daha fazla keyif almasını ve kendine güven duyarak cesaretle adım atmasını sağlayabilirsiniz. Uzmanımız yürüme dönemine ait önemli bilgileri bizimle paylaşırken, bu süreçte yaşanma ihtimali olan ufak kazaları ve ev içinde almanız gereken önlemleri de sıraladı. O tombul ayaklarının üzerinde size tutunarak adımlarını atmaya çalışan çocuğunuzun, minik ilk adımların serüvenini sağlıklı bir şekilde tamamlayabilmesi dileğimizle…

Emekleme döneminden yürümeye geçiş

Emekleme sürecine girmeden önce her bebek kendini bu döneme hazırlar. 7 veya 8. aydan itibaren desteksiz oturmaya başlar, yatarken birden oturma pozisyonuna geçebilir. Ellerinin ve dizlerinin üstünde durarak köprü kurabilir. Yüzüstü pozisyonda kollarını ve bacaklarını hareket ettirerek emekleyebilir. Emeklemeye 7 ila 9. aylar arasında başlar. Bazı bebekler önce geriye doğru emekler veya oturma pozisyonunda kendini ileriye doğru iterek gitmeye çalışır. Kimi bebekler ise hiç emeklemeden tutunarak sıralamaya, ayakta durmaya ve adım atmaya başlar. Eğer emekleme sürecinde çocuk, her iki kol ve bacağını eşit olarak kullanıyorsa herhangi bir sorun yok demektir. Bu konuda çocuğu cesaretlendirmek gerekir. Onun uzanamayacağı mesafeye, ilgisini çeken herhangi bir oyuncak konularak, emeklemesi sağlanabilir. Zaten bir süre sonra sürekli emeklemekten ve evi dolaşmaktan sıkılabilirler. Çevresindeki herkesin yürüdüğünü gördüğünde, ayağa kalkmak için çaba sarf edecektir. Bunun için ilk olarak tutunarak ayağa kalkma isteğini yerine getirir. Yalnız bu durum 8 ila 10. ay arasında değişebilir. Önce yakınındaki mobilyalara tutunarak ayağa kalkmaya çalışır ve ilk adımını atar. Daha sonra ise elini bırakarak desteksiz ayakta durmaya çalışır. Birkaç saniye ayakta desteksiz durabilmesi 12. ay civarında mümkündür. Çocuğun kendi başına adım atmasını sağlamak ve yardımcı olmak için koltuk veya sandalye gibi tutunabileceği eşyaların üzerine, ilgisini çekebilecek oyuncaklar konulabilir. Böylece ayağa kalkmaya istekli olur. Bunu başardığında bazen ağlayabilir. Annebabalar, çocuğa dizlerini nasıl büküp oturabileceğini gösterip, onun bunu taklit ederek başarmasına yardımcı olabilir.

Adım adım…

Bebeklerin çoğu 14.5 ay civarında yardımsız birkaç adım atmaya başlar. Yardımsız yürüme, daha erken ya da geç olabilir. Fakat bebeğiniz 16 ayı tamamladığı halde yürümüyorsa mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Çocuklar başlangıçta sendeleyerek ve bacaklarını açarak yürüme provaları yaparlar. Birkaç adımdan sonra durmayı beceremediği için hızlanıp düşebilirler. Bu süreçte düşmeyen çocuk yoktur. Bu nedenle, yürüme döneminde çocukların etrafını güvenli hale getirmek ve düşmelere karşı hazırlıklı olmak gerekir. Düştüğünde panik yapmadan ona sarılmak ve güvende olduğunu hissettirmek yeni denemelerden korkmaması için en uygun davranıştır. Bazı çocuklar 8. ay gibi çok erken bir sürede de yürümeye başlayabilir. Genelde erkek çocukların motor gelişimleri kızlara oranla biraz daha ileridir, daha kuvvetli, atletik ve çeviktirler ve daha erken yürüyebilirler. Zayıf ve minyon olan çocuklar genellikle daha erken yürürler. Yürüme başlangıcını biraz genetik faktörler de belirler.

Doktora gidilmesi gereken durumlar

Bebekler genellikle 15. aydan itibaren yürümeye başlar. İlk yürümeye başladıklarında dengeyi sağlamak daha önemli olduğu için bir adımı yana atma gibi garip şekillerde yürüyebilir. Nasıl bastıkları, ancak 18. aydan sonra anlaşılabilir. 3 yaşına kadar çoğu sağlıklı çocuk içe basar, 3-5 yaş arasında ise dışa basarlar. Daha sonra da düzgün basmaya başlarlar. Adım atma şekli bile genetiktir. Aile fertlerinden birine benzeyebilir. Ayakkabıların deforme olması belirgin şekilde ise, mutlaka bir ortopedi doktoruna gidilmesi gereklidir. Bazı çocuklar 1.5-2.5 yaş arasında ayak ucunda yürümeye bayılırlar. Bu, onlara bir nevi dengede durma oyunu gibi gelir. Oyun olarak parmak ucunda yürüyen çocuklar, yarı yarıya tüm ayağını yere basarak normal olarak da yürürler. Çocuk yalnızca parmak ucunda yürüyorsa, ortopedi doktoruna gitmeniz gerekir, aşil tendonu kısalmış ya da ayakla ilgili bir sıkıntısı olabilir. Bebeklerin ayaklarında ciddi bir sorun olup olmadığı, aslında daha doğumdan itibaren hemen belli olur. Ayak yapısı genellikle ebeveynlere benzer. Aşırı düztabanlık, içe ya da dışa çarpıklık hemen fark edilir. İki ayağın yaklaşık aynı büyüklükte ve yapı olarak benzer olması gerekir. Ayakları elle hareket ettirdiğimizde eşit hareketlilik ve kolaylıkla sağa-sola, aşağı-yukarı kolay bükülebilir olmalıdır. Ayak parmakları üst üste biniyorsa ya da iki ayak arasında belirgin şekil ya da hareket farklılığı varsa da ortopedi doktoruna gidilmelidir.

Ayakkabı seçimi

Ayakkabı, bebekler yürümeye başlayana kadar önerilmez. Bebeklerin ilk adımları 15 ay civarında attıklarını göz önüne alırsak, 1 yaşına kadar ayakkabı alınmaması gerekir. 1-2 saatliğine süs olarak giydirilebilir, ancak tombul olan bebek ayaklarının ve yumuşak olan ayak tırnaklarının çok kolay batığa dönüşebileceğinin unutulmaması gerekir. Özellikle de yürümeye geçiş döneminde, ev içinde ayakkabı kullanılmamalıdır. Ayakkabılar; son derece hafif, önü geniş, altı düz, kolay bükülen ve hava alabilen özelliklere sahip olmalıdır.

Yürüteçten uzak durun

Yürüteç kullanımı, yürümeyi hızlandırmaz, tam tersine bebek istediği yerlere kolayca erişebileceğinden, yürüme motivasyonunu azaltır. Araştırmalar, yürütecin bebeğin yürümesini kolaylaştırmaktan ziyade geciktirdiğini göstermiştir. Özellikle de üzerinde çok hızlı hareket ettikleri için kullanımı sırasında bebekler kazalara daha açık olurlar. Bu yüzden önermiyoruz. Yürüteç kullanımında meydana gelen en kötü kazalar, yaralanma ve merdivenden yuvarlanmadır. Çocukların normalde ulaşamayacağı yerlere daha kolay ulaşabilmesi: zehirlenme, yüksekteki sıcak bir şeye uzanma, örtüleri çekme, ayrıca havuza ya da küvete düşme gibi tehlikeli durumlara neden olabilir. Bu tür kazaların çoğu, çocuğun anne-babası yanındayken de yaşanabiliyor. Çocuk yürütecin içinde çok hızlı hareket ettiğinden aile, genellikle kazayı görmesine rağmen engelleyemiyor. Aktivite olarak yürüteç yerine tekerlekleri olmayan, sabit, üzerinde zıplanabilen veya dönebileceği zıplatıcılar (yürümeyen yürüteçler), oyun parkı veya masada da oynayabileceği mama sandalyelerine alıştırılmalıdır. Eğer evde yürüteç kullanılacaksa koridor gibi dümdüz bir yerde 15 dakikayı geçmeyecek şekilde kullanılabilir. Ya da salondaki tehlikeli olabilecek tüm eşyalar kaldırılarak ev bebek için daha uygun hale getirilmelidir.

Alınması gereken önemler

1-Hızla büyüyen bebekler tahmin edilemez kısa bir sürede dönme, sürünme, hareket etme ya da uzanıp bir nesneyi çekebilme yeteneklerinin kazanır. Bazen anne-babalar, bebeklerinin bu yeteneklerinin çok sonradan farkına varabilir. Bu nedenle bebeğin bulunduğu ortamda çeşitli tedbirlerin alınması ve güvenli hale getirilmesi gereklidir. Alınabilecek önemli önlemleri şöyle sıralayabiliriz:

2- Bebekler genellikle 4-6 ay arasında dönmeye başlarlar. Ancak bazı bebeklerin 1. aydan itibaren dönebildiklerinin de unutulmaması gerekir. Bu nedenle, yüksekten düşme en çok bu dönemde görülmeye başlanır. Hatta dönmeye başlamadan önce, ayaklarını duvara ya da başka bir objeye dayayarak kendilerini ittirebilirler. Bu yüzden yatak, alt değiştirme masası gibi yüksek yerlerde gerekli önlemler alınmadan yalnız bırakılmamalıdırlar.

3- Bebekler 4. aydan itibaren objelere uzanmaya çalışırlar. Bu nedenle kucakta iken; çay ve kahve gibi sıcak içecekler taşınılmamalıdır ve bebeğin uzanamayacağı mesafeye bırakılmamalıdır.

4-Emekleme döneminde bebek masa örtülerini çekebilir. Bu nedenle tehlike arz edecek olan vazo, sürahi gibi cam objeler ortadan kaldırılmalıdır.

5-Yere düşen haplar, kuruyemiş kabukları, düğmeler, piller ve madeni para gibi cisimler, yutma ihtimaline karşı ortadan kaldırılmalı ve dikkat edilmelidir.

6-Bebeklerin kıyafetlerine takılan nazar boncuğu, çengelli iğne gibi objelerin bebek tarafından çıkarılarak yutulabilme ihtimali vardır. Boynuna takılan emzik zinciri, kolye gibi cisimlerin de boyun kısmına dolanma ihtimali olduğundan boğulma tehlikesi arz edebilirler.

7-Yürüme döneminde, masa, sehpa gibi mobilyaların keskin köşeleri, çarpma sonucu yaralanmalara neden olabilir. Bu nedenle sivri köşeli mobilyalar kaldırılmalı ya da desteklerle kapatılmalıdır.

8-Çocukların uzanabileceği elektrik prizleri çocuk kilitleriyle kapatılmalı, elektrik kabloları uzanma mesafesinde olmamalıdır.

9-Çocuğun içine düşebileceği dar ve derin oyuncak sepetleri, kafasına geçirebileceği plastik poşetler, boynuna dolanarak boğulma riski yaratan ipler ve kablo gibi cisimler ortadan kaldırılmalıdır

9-Tehlikeli alanlara açılan kapılar kilitli tutulmalı, pencere, dolap, çekmece güvenlik kilitleri takılmalı ve merdiven girişlerine de engel konulmalıdır. Çocuğun kolaylıkla tırmanacağı sandalye, koltuk gibi eşyalar pencere altlarına yerleştirilmemelidir.

10-Çöp kovalarına atılan bozulmuş yiyecekler, tıraş bıçağı, pil gibi maddeler çocuklar için potansiyel tehlikedir. Dikkatinizin dağıldığı bir anda çöp kovalarının meraklı çocuklar tarafından karıştırılabileceğini unutmayın.

11-Çocuklar su ile oynamaktan hoşlanırlar. Banyoda su dolu küvet, kova ya da leğenler çocuğunuzun su ile oynarken boğulmasına neden olabilir. Bu tür ev içi gereçleri daima tutulmalıdır. Çocuğunuzun 30 santim suda bile boğulabileceğini unutmayın ve asla banyoda bir an olsun bile çocuğunuzu yalnız bırakmayın.

12-Tüm ilaç ve kimyasal maddeler çocukların erişemeyeceği kilitli bir dolapta saklanmalıdır. İlaçlar kullanıldıktan sonra hemen yerine kaldırılmalı ve ne kadarının kullanıldığı kaydedilmelidir (Bunu yapmanız olası bir kaza durumunda alınan ilaç miktarının belirlenmesi açısından önemlidir). İlaç dolapları sık sık kontrol edilerek kullanım süresi geçmiş ilaçlar atılmalıdır. En güvenli yöntem, bu ilaçların tuvalete dökülerek bol su ile uzaklaştırılmasıdır. Evde gereksiz hiçbir ilaç ve hiçbir kimyasal madde bulundurulmamalıdır.

13-Özellikle büyükanne ve büyükbabalar kalp, tansiyon, uyku hapı gibi çocuklarda çok ciddi zehirlenme nedeni olabilecek ilaçları sıklıkla kullanırlar ve bu ilaçları açıkta unutabilirler. Çocukların aile büyüklerini ziyaretlerinde bu noktayı unutmamak gerekir.

14-Hiçbir ilaç çocuğa içirilirken şeker olarak adlandırılmamalıdır. Çocuklar büyükleri taklit etmeyi sevdiklerinden, büyüklerin kendi ilaçlarını çocuğun önünde içmemeleri önerilir.

15-Temizlik maddelerini ve evde bulunan tüm tehlikeli kimyasal maddeleri kendi orijinal kutularında saklamak gerekir. Bu malzemelerin yiyecek ve içecek kaplarına konulması, çocuklar tarafından yanlışlıkla içilmelerini kolaylaştırır. Temizlik maddelerinin içilmesi çok yemek borusu ve mide yanıklarına neden olur.

16-Odun, kömür veya gaz ile yakılan sobalardan sızan karbonmonoksit (CO) gazı, özellikle kış aylarında ülkemizde görülen ve bazen ölümcül olabilen bir zehirlenme nedenidir. Karbonmonoksit gazı tatsız, renksiz ve kokusuz bir gaz olduğu için fark edilmeden zehirlenmeye yol açar. Soba ya da şofben kullanılan evlere karbon dedektörü (monoksit dedektör) takılmalıdır.

17-Evde yetiştirilen çiçeklerin de çocuklar için zehirli olabileceği bilinmeli ve bu çiçeklerin yenilmesi durumunda mutlaka zehir danışma merkezi ile görüşülmelidir.

18-Yaşadığınız mekandaki odaların zemini kaygan olmamalıdır. Böyle zeminler; özellikle yeni yürümeye başlamış çocukların kayarak düşmesine neden olabilir. Bu amaçla, ev içinde altı kaygan ayakkabı ve çorapların giydirilmemesi önerilir.

Dr. Şirin Seçkin Gencer: "Zorla yürütmeye çalışmayın"

Her çocuğun yürümeye başlayacağı ay kendisine özeldir, bu süreyi öne çekme ya da kısaltma gibi bir şey söz konusu değildir. Bebekleri biraz ayaklarının üzerine bastırmak ya da ayakta tutmak bebeklerin hoşuna gidebilir. Bu bir oyun aktivitesi olarak kısa süreli yapılabilir, ancak bir an önce yürümesi için ya da ayakta durmasını sağlamak amacıyla bir beklenti taşınmamalıdır. Bebekleri sürekli ayağına bastırmak ya da ayakta tutarak adım attırma egzersizlerinin yapılması önerilmez. Bu tür egzersizler çocukların kas gelişimine hiçbir katkı sağlamaz. En ideali bebek hazır olunca kendiliğinden tutunarak kalkması, cesareti ve dengesi gelişince elini bırakıp ayakta durması ve ilk adımı kendisinin atmasıdır. Bebeği vaktinden önce bastırmak ya da yürütmeye çalışmak yürümeyi hızlandırmayacağı gibi çocukta gereksiz bir baskı ve endişe yaratabilir, tam tersi geç de yürüyebilir. Ayrıca gelişimini tamamlayamamışsa anatomik yapısına da zarar verebilir.

BİZE ULAŞIN