7 maddede özgüvenli çocuk yetiştirin

Yeni nesil bir çocuk büyütmek geleneksel yöntemlerle mümkün olmuyor. Geleneksel yöntemlerle yetiştirilmiş ebeveynler, kendi çocuklarıyla iletişim kurma konusunda kendilerini başarısız hissediyor. Oysa, çocuğunuzu anlayarak, onunla onun dilinden konuşarak iyi anlaşmanız mümkün. Biz de eğitim ve öğrenci koçu Elgiz Henden ile anne babaların bu kaygılarını konuştuk ve yedi maddede nasıl özgüvenli çocuklar yetiştirilebileceğine dair tüyolar aldık.

7 maddede özgüvenli çocuk yetiştirin

Yeni nesil nasıl büyüyor?

Her nesil farklı bir dünyaya, farklı bir ortama doğuyor. Yeni neslin bu konuda en belirgin farkı dijital bir dünyaya, teknoloji ağının tüm dünyayı sardığı bir dünyaya doğmuş olmaları. Dolayısıyla bizim çocukluğumuzdan, gençliğimizden çok farklı bir gerçeklik içindeler. Arkadaşlığın fiziksel olduğu kadar sosyal medya aracılığıyla da gerçekleştiği, sınırsız bilgi kaynaklarına ulaşmanın çok kolaylaştığı bir hayat yaşıyorlar. Önemli olan bu imkanların kendi kişisel özellikleriyle, kişisel gelişimleriyle uyumlu olması, onlara yarar sağlamasıdır. Eskiden okul korkusu, sınav kaygısı gibi sorunlarla karşı karşıya iken, artık bir şeyleri kaçırma korkusu ( fear of missing out), nomofobi – cep telefonundan mahrum kalma korkusu gibi sorunlarla karşı karşıya yeni nesil gençler.

Kişisel özellikleri ne?

Yeni neslin aslında en temel özelliği kişisel özgüvenlerinin yüksek olması. Ancak bu özgüvenin sağlam temeller üzerine oturması gerekiyor. İçi boş bir özgüvenin anlamı yok. Öncelikle gençlerin kendilerini tanımaları, yeteneklerini keşfetmeleri ve bunları geliştirmeleri gerekiyor. Gençlik çağlarının çeşitli aşamalarında görülen bocalamalar ise kuşaklar ötesidir. Her kuşakta yaşanır. Bu bocalamaları, kararsızlıkları da sıklıkla görüyor ve destek sağlıyoruz. Genelde kendileri tanımlarken daha olumlu tanımlıyorlar. Yetişkinlerin onları tanımlamalarına karşı çıkıyorlar. Hayata daha pozitif bakıyorlar.

Yeni nesilde iletişim kaygıları var mı?

Yeni nesil aksine iletişime çok daha açık. Çünkü içe kapanık değiller. İletişim kanallarını çok iyi kullanıyor, sosyal medyada kendilerini gayet iyi ifade ediyorlar. Ancak teknoloji bazen saplantı düzeyine çıkabiliyor. Bu da bireyler arasındaki gerçek iletişimi engelleyen, hayattan koparan bir sonuç doğurabiliyor. Bunun dengelenmesi önemli. Yeni neslin kendi aralarında iletişimlerinde sorun her dönemdekinden çok da farklı değil, ancak yeni neslin yetişkinlerle iletişimi artık daha farklı. Yetişkinlerin gençlerin dilini ve tarzını öğrenmesi gerekiyor. 20 yüzyıl iletişim paradigmalarıyla yeni nesil gençlerle iletişim kurmaya çalışmak, belki de yapacağımız en büyük hatalardan biri.

Ergenlik nedir? Ergenlik döneminin psikolojik etkileri nelerdir?

Ergenlik kendi benliğini, kendi kişiliğini bulma çabası, bir arayış dönemidir. Ergenlik döneminde genç bireyler çok daha atak, gözü kara, atılgan, cesaretli ve enerjiktir. Hızlı karar alma, sonrasında kararsızlık yaşama, sıklıkla fikir değiştirme, yeniden kararsızlık yaşama olağan ergenlik halleridir ve olağan karşılanmalıdır. Bu dönemde anne ve babaların anlayışlı olması gerekir. Ergenlik döneminde beyin halen gelişim halindedir. Dolayısıyla aynı zamanda biyolojik bir gerçeklik de söz konusudur.

Ergenlik aramak, bulmak ve deneyimlemek dönemidir. Aradığını bulup deneyimleyip geleceği için öğrenmeye çevirebilmesi için gençlerin ergenlik döneminde daha fazla özgürleşmeye ihtiyaçları var. Bu dönemde bireysel bağımsızlık gerçekleşmezse, yetişkinlik döneminde ergenlik dönemine takılı kalmış bireylerle karşılaşma olasılığımız artar. Gençlerin bağımsızlıklarını ilan etme dönemidir ergenlik.

Anne babalar çocuklarının her adımından haberdar olmalı mıdır?

Çocuğu sürekli denetim ve gözetim altında tutmak ya da en azından bu hissi vermek sağlıklı bir yaklaşım değil. Sorumluluklarını bilen bir çocuğun her adımını takip etmek zorunda kalmazsınız. Birey olmasını, kendi kişiliğini bulmasını istiyorsanız, belli bir yaştan sonra kendi kararlarını almasını beklemeniz gerekir. Anne ve babalar olarak çocuklara kendi kararları alacak olgunluğu kazandırmak önem taşıyor. Siz kendinizi düşünün. Her adımda sizi takip eden biri varsa ne hissedersiniz? Başınızda sizi izleyen bir big brother varsa, siz siz olabilir misiniz? Gençlere alan bırakmak ve onlar için alan tutmak gerekir. Bunu derken, anne baba olarak çocuğunuza her şeyi serbest bırakın, onu hiç izlemeyin demiyorum elbette. Söylemeye çalıştığım şey, çocuğunuzla birilkte karar vermeniz. Nelerden haberdar olacaksınız, ne kadar haberdar olacaksınız.

Yeterli özgüvene sahip çocukların yetişmesi için anne babaların ne yapmaları ve ne yapmamaları gerekir?

Anne baba olmak sorumluluk vermektir, çocuğun tüm sorumluluklarını üzerine almak değil. Sorumluluklarını bilen bir çocuğun peşinden koşturup durmazsınız. Bunu çok daha iyi anlamak için çocukluğunuzu hatırlamanız yeterli. Teşekkür etmeyi, sıra beklemeyi, paylaşmayı, başkalarına saygı göstermeyi, başka insanların duygu ve düşüncelerini dikkate almayı, eşyalarınıza sahip çıkmayı, ödevlerinizi zamanında yapmayı kimden öğrendiniz? Anne babanızdan öyle değil mi? Çocuklar adına üstlendiğimiz her sorumluluk ise onları birey olmaktan uzaklaştırır. Sorumluluk deyince birçok anne babanın aklına derslerini çalışması, sınava hazırlanması, ödevlerini yapması gibi okulla ilgili konular geliyor. Oysa gerçek sorumluluk kendisiyle ilgili her konuda sorumluluk sahibi olmayı bilmesidir. Ev işlerine yardım etmekten odasını toplamaya kadar yaşla birlikte kendisiyle ilgili tüm konularda inisiyatif sahibi olmayı bilmesi gerekir. Bunun için gereken eğitim okul çağında değil, bir yaşından itibaren pedagojik kurallara uygun olarak verilmelidir. Yeterli özgüven için çocukların şu sözlerine kulak verirsek iyi olur:

  1. "Bana saygı gösterirseniz size kulak veririm"
  2. "Beni dinlerseniz anlaşıldığımı hissederim"
  3. "Beni anlarsanız kendimi değerli hissederim"
  4. "Beni takdir ederseniz desteklediğini anlarım"
  5. "Beni desteklediğinizde yeni şeyleri denerim ve sorumluluk alırım."
  6. "Sorumluluk aldığım zaman bağımsız biri büyürüm"
  7. "Bağımsız biri olursam size ömür boyu saygı duyarım ve severim"

BİZE ULAŞIN