Hamilelikte vajinal değişimler

Hamilelikte vajinal değişimler

9 aylık hamilelik sürecinizde bedeninizin bazı bölgelerinde olduğu gibi vajina bölgesinde de değişimler hissedebilirsiniz. Bu süreçle ilgili olarak uzmanımızın anlattıklarına göz atmaya ne dersiniz?

  • Hamilelik
  • Çarşamba 08.11.2017 12:29

Hamilelikte değişen ve hassaslaşan bölgelerden biri olan vajina, bazı enfeksiyonlara daha yatkın hale gelebiliyor. Anne adaylarını ne tür vajinal değişimlerin beklediği ve tedavisiyle ilgili bilgileri Beyoğlu Özel Avusturya Sen Jorj Hastanesi'nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Adli Şadi Karaman'dan öğrendik. Yazımızda, hamileliğiniz boyunca vajinanızda karşılaşabileceğiniz değişimler hakkında merak ettiklerinizi bulacaksınız.

Artan akıntı

Hamilelikte artan bazı hormonlar, vajinadaki pH dengesinin bozulmasına yol açar. Bunun sonucu olarak da vajina içindeki flora denen koruyucu bariyer etkisiz kalır. Bu durum, hamilelikte vajinal akıntı miktarını artırır. Lökore adı verilen bu akıntı genelde renksiz ve kokusuzdur. Hamilelikte fizyolojik olarak kabul edilen bu akıntı artışı için tedavi gerekmez. Genel hijyen tedbirlerinin artırılması yeterlidir. Akıntı renk değiştirir ve kötü kokulu hale dönüşürse anne adayı doktoruna müracaat etmelidir.

Mantar enfeksiyonu

Hamilelikte mantar enfeksiyonu, vücut direncinin ve vajina florasındaki koruyucu bakteriler olan laktobasillerin azalması sonucu ortaya çıkar. Beyaz süt kesiği şeklinde akıntı ile birlikte şiddetli kaşıntı ve vajinada yanma olarak belirti verir. Hamileliğe zarar vermeyen birtakım haplar, fitiller ve kremlerle tedavisi mümkündür. Ayrıca hamilelerin koruyucu olarak pamuklu çamaşır giymeleri, çamaşırlarını deterjanla değil, sabunla yıkamaları ve ütüleyerek giymeleri önerilir.

Bakteriyel vaginozis

Gardnerella vajinitisi de denen bakteriyel vaginozis, vajinadaki koruyucu laktobasillerin yerini gardnerella bakterisinin alması sonucu ortaya çıkar. Sarı, gri renkli balık kokusuna benzer kötü kokulu bir akıntı ile karşımıza çıkar. Özellikle cinsel ilişki sonrası bu koku daha çok hissedilir. Bakteriyel vaginozis erken doğum tehdidi, suların erken gelmesi ve amnion mayii iltihabı (Koryoamnionit) gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Hamileliğe zarar vermeyen ilaçlarla tedavisi mümkündür.

İdrar kaçırma

Hamilelikte idrar kaçırma; ilk 3 ayda büyüyen uterusun yakın komşusu olan idrar torbasına ( mesaneye ) baskısı sonucu ortaya çıkar. Ayrıca mesane tam boşalamadığından sık sık idrara da çıkılabilir. Son 3 ayda ortaya çıkan idrar kaçırma ise önden gelen bebek kısmının yine mesaneye baskısı sonucu ortaya çıkar.

Fizyolojik bir durumdur. Hamilelik sonrası kaybolur. Hamilelikte ortaya çıkan idrar kaçırma yakınması, idrar yolu enfeksiyonu yoksa tedavi gerektirmez. İdrar ihtiyacını ertelememek, karın içi basıncı artırıcı ani hareketlerden kaçınmak ve ağır yük taşımamak bu şikayeti azaltıcı tedbirlerdir.

Amniotik sıvı sızıntısı

Amniotik sıvı sızıntısı hamilelikte son derece önemli bir bulgudur. Doğuma yakın günlerde bu sıvının gelmesi doğum eyleminin başladığının bir işaretidir. Amnio sıvısı genelde şeffaf, açık renkli ve berrak bir sıvıdır. Kendine özgü bir kokusu vardır.

Sıvının yeşil ya da koyu kahve renkli olması mekonyum denen bebek kakasının olduğunu işaret eder ve bu da bebeğin sıkıntıda olduğunun bir belirtisidir. Doğum zamanından çok daha önce amnion sıvısının gelmesi ise son derece ciddi bir durumdur. Bakteriel vaginozis, bazı sistemik viral hastalıklar ve ani travmalar sonucu erken su kesesi açılmaları görülebilir.

Sıvı sızıntısı azsa, koruyucu antibiyotik desteği ile birkaç gün beklenebilir. Nadiren vücut küçük yırtıkları onarabilir. Suyun gelmesi devam ederse bebeği koruyan bu kalkan ortadan kalkacak ve bebek enfeksion ve dış etkenlere açık hale gelecektir. Bu durum, anne hayatını da tehdit eden bir durumdur. Gerekli tedbirlerin alınarak hamileliğin sonlandırılması gerekebilir. Sonuçta amnion sıvısı sızıntısı son derece ciddi bir durumdur. Fark edildiğinde hemen doktora başvurmak gerekir.

Dr. Adli Şadi Karaman: "Kanamaya dikkat!"

Vajinal kanamalar hamileliğin hangi döneminde görülürse görülsün ve miktarı ne olursa olsun her zaman doktora başvurulması gereken ciddi durumlardır. İlk 3 ayda görülen az miktardaki kanamalar genelde düşük tehdidi olarak bilinir. İkinci 3 ayda görülen az miktardaki kanamalar ise genelde rahim ağzı yetersizliklerinin belirtisidir, hafif ağrı ile birlikte görülürler. Son 3 aydaki kanamalar ise az miktarda da olsa son derece önemlidir. Plasentanın rahmin aşağı kısmına yerleşmesi (Plasenta Previa) veya plasentanın erken ayrılması (Dekolma Plasenta)

Hazırlayan: Işıl Evrim AKGÜN

BİZE ULAŞIN