0-6 yaş zeka gelişimi

Bebeklik döneminden itibaren çocuğunuza mümkün olduğu kadar beş duyusuna da hitap eden uyaranlar sunmanız çok önemli ! Bu sayede zeka gelişimine katkıda bulunabilirsiniz.

0-6 yaş zeka gelişimi

Çocukların zeka düzeyinin genetik mi olduğu, yoksa zamanla mı geliştiği, aslında anne-babaların en çok merak ettiği konulardan biri. Elbette genetik özellikler çok etkili… Fakat doğduğu andan itibaren ona yaklaşım şekli ve birlikte yapılacak aktiviteler de, zeka gelişimini doğrudan etkiliyor. Yeter ki hangi ayda hangi aktivitenin yapılacağı doğru bilinsin. Zeka gelişiminde anne-baba tutumlarının çok büyük etkisi olduğunu belirten Pedagog Duygu Çataltaş, zeka testi yaptırmaya hevesli anne-babaları, bu testlerin her çocuğa yapılmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Zeka gelişimine destek olan aktivite önerilerinde bulunan Psikiyatrist Dr. Humen Can Elmi'ye göre de, çocuğunuza ayıracağınız kaliteli zamanın onun zeka gelişimi üzerinde etkileri büyük.

Zeka gelişiminde neler etkilidir?
Zeka doğuştan gelir ve büyük ölçüde "kalıtım"ın etkisindedir. Ancak zekayı belirleyen tek etmen kalıtım değildir. Zeka gelişimi; doğum öncesi, doğum sırası ve sonrasında yaşanan problemlerden etkilenir. Bunlar içerisinde kromozomal bozukluklar, hamilelik döneminde geçirilen bulaşıcı hastalıklar ve zehirlenmeler, bebeğin doğum sırasında oksijensiz kalması, metabolizma ve beslenme bozuklukları, beyin hastalıkları, çevresel uyaranların yetersizliği, ihmal ve istismar sayılabilir. Zeka, ilk yıllarda hızlı bir gelişim seyri gösterirken 20'li yaşlarda yavaşlamaya başlar. Bu yaştan sonra bireyin temel zeka gücü aynı kalır, bilgi, beceri ve deneyimlerinde artış görülür.

Yaşlara göre zeka gelişimi

Yaşamın ilk 18 ayı: Zeka, bu dönemde sadece hareket ve algılardan oluşur. Bebek dördüncü aya kadar rastlantı sonucu yaptığı bir davranışı sürekli tekrar etmeye başlar.
6. ay: Gördüğü nesneyi, uzanıp almaya çalışır.
9. ay: Nesnenin sürekliliği olduğunu, saklanan bir nesnenin yok olmadığını, tekrar ortaya çıkabileceğini anlar, saklı nesneyi aramaya ve bulmak için gerekli davranışları yapmaya başlar.
1 yaş: İlk kez tümüyle zekayı gösteren davranışlar görülür. Daha önceden yaptığı davranış kalıplarını değiştirir. Deneme yanılma yoluyla dış dünyayı tanımaya ve anlamaya çalışır.
18 ay: İlk düşünme belirtileri görülür. Bu aydan itibaren sadece deneme yanılma yoluyla öğrenmez, nesneler arasında ilişki kurmaya da başlar.
2 yaş: Kelime ile nesne arasındaki ilişkiyi anlar. Hareket eden her nesnenin canlı olduğunu düşünür. 2 yaşın sonundan itibaren kavramlar gelişmeye başlar.
2-4 yaşlar: Nesneleri başka şeylerin simgesi olarak kullanır. Bebeğiyle canlıymış gibi konuşur, onu beslemeye çalışır. Zihinsel olarak kendisine yoğunlaşır, başkalarının görüş açılarını anlayamaz.
4-7 yaşlar: Kavramlar daha çok somut düzeyde anlaşılabilir durumdadır. Zihinsel kıyaslama yapmakta zorlanırlar.
7-11 yaşlar: Mantıksal düşünme, sayı, zaman, boyut ve hacim gibi kavramlar yerleşmeye başlar. Soyut düşünce henüz tam yerleşmemiştir. Mecaz anlamları, dolayısıyla atasözü ve deyimleri kavramakta zorlanırlar.
11 yaş: Mantıksal düşünme, yetişkin tarzına erişir.

Zeka tipleri

Duygusal zeka: Kendi duygularını tanıma ve karşısındakinin ne hissettiğini anlama (empati), duygusal dürtülere hakim olabilme, ilişkileri sağlıklı yürütebilme şeklinde tanımlanabilir. Yapılan son araştırmalar insanların kişisel ve mesleki alanlardaki başarılarının IQ'dan çok duygusal zekadan etkilediğini ortaya koyuyor. Duygusal zekayı oluşturan beceriler, kişisel ve sosyal beceriler şeklinde iki ana başlık altında toplanabilir. Kişisel beceriler içerisinde kendiyle ilgili farkındalık, kendini yönetme ve motivasyon, sosyal beceriler içerisinde ise empati ve sosyal ilişkiler arasında yer alır.

Bilişsel zeka (IQ): Bilişsel kapasiteyi ve kavrama yeteneğini belirten IQ testlerle ölçülebilir, ama zeka puanı artırılamaz. Duygusal zeka ise IQ'nun tersine geliştirilebilir. Bilişsel zeka; konuşma, yazma, hesap yapma, problem çözme durumlarında kullanılırken, duygusal zeka yaşamın her alanında yaşamsal bir beceri olarak kullanılır.

Sözel zeka: Kelimeleri etkili kullanma yeteneğidir. Bu çocuklar dinleyerek öğrenmeyi severler, duygu ve düşüncelerini sözel ifadelerle aktarırlar. Hikaye, masal, fıkra anlatmaktan zevk alırlar ve kitap okumayı severler. Hafızaları kuvvetlidir. Kelime oyunlarını severler. Sözel iletişimleri iyidir. Kelime hazineleri geniştir.

?Sayısal (mantıksal) zeka: Sebep-sonuç ilişkisi kurmayı ve "Neden?" demeyi severler, çok soru sorarlar. Bu çocuklar hesap yapmayı, sayı saymayı, mantık yürütmeyi ve bir makineyi söküp nasıl çalıştığını görmeyi severler. Nesnelerin nasıl çalıştığına dair sorular sorar, strateji oyunlarından, mantık bulmacalarından hoşlanırlar ve zeka oyunlarında başarılıdırlar.

Görsel zeka: Bu çocuklar işittiklerini değil de, gördüklerini daha iyi akılda tutarlar. Yaşıtlarına kıyasla çizimleri ve resimleri güzeldir. Film ve slayt gösterileri eşliğinde öğrenmeyi severler. Resimler ve şekillerle düşünürler. Harita, tablo ve diyagramları anlayabilirler. Çok hayal kurarlar. Sanat ve proje aktivitelerini severler. Okurken kelimelerden çok, resimlerden anlarlar.

Bedensel zeka: Kişinin kendisini ifade etmesinde ve bir şeyler yaratmakta bedenini kullanma yeteneğidir. Yerinde duramazlar ve spora ilgileri fazladır. El becerileri gelişmiştir. Çok rahatlıkla tamir işlerini yapabilirler. İyi taklit yaparlar. Dokunarak ve hareket ederek öğrenirler. Konuşurken beden dilini etkin bir şekilde kullanırlar.

Müzik (işitsel) zekası: Seslere hassasiyet gösterme kapasitesi ve kendisini müzikle ifade etme yeteneğidir. Nota bilmeseler bile, melodileri tanır ve hemen akılda tutarlar. Enstrüman çalar ve koroda söylerler. Çalışırken tempo ve ritim tutarlar. Seslere karşı duyarlıdırlar. Şarkıları kolaylıkla öğrenirler.

Sosyal zeka: İnsanları tanıma konusunda çok başarılıdırlar. Liderlik özellikleri vardır. Oynayarak, paylaşarak ve konuşarak öğrenirler. Arkadaşları ile birlikte olmaktan hoşlanırlar. İkna güçleri yüksektir. Organizasyonlarda yer almaktan hoşlanırlar. Arkadaşları çoktur. Konuşmayı ve dinlemeyi severler.

İçsel zeka: Hayal kurmayı, düşünmeyi severler, kendilerinin güçlü ve zayıf yönlerini iyi analiz ederler. Bireysel çalışmalardan zevk alırlar. Başarı ve başarısızlıklardan dersler alırlar. Yalnız kalmaktan hoşlanırlar.

Anne-babalar çocuklarının sahip olduğu zeka türlerini nasıl tespit edebilirler?
Günümüzde aileler ve okullar öğrencilerin zeka alanlarının gelişimini çeşitli zeka testleri ve ölçeklerle tespit edebilmektedirler. Teknolojinin, farklı eğitim ve ilgi alanlarının genişlemekte olduğu modern dünyada, çocukların da farklı zeka alanlarını tespit edebilmek amacıyla geleneksel ölçeklerden modern ölçeklere yönelim başlamıştır. Zekanın farklı alanlarını ölçebilen ve tek bir sayı ile zekayı kısıtlamayan güncel ölçekleri pek çok uzman klinik psikolog kullanabilir.

Akademik başarı ve zeka ilişkisi
Akademik başarı kavramı uygun öğrenme yöntemlerinin kullanılmasına dayanır. Bu da çocuğun öğrenmede hangi zeka tipini ağırlıklı olarak kullandığına bağlıdır. Aynı konuyu her çocuk farklı bir yöntemle öğrenebilir. Burada önemli olan, çocuğun zeki olup olmadığından çok, hangi zeka tipiyle öğrendiğidir.

Zeka gelişimi, anne-baba tutumları ile ilişkileri

Her çocuk belli bir zeka potansiyeli ile dünyaya gelir. Ancak zekanın gelişmesi anne-baba tutumlarına, çocuğun yeterli ilgi ve sevgi görmesine, ruhsal açıdan sağlıklı bir aile ortamı içerisinde yetişmesine, beslenme ve bakım gibi ihtiyaçlarının yeterli şekilde karşılanmasına bağlıdır. İşte çocuğun var olan potansiyelini artırmak için yapılabilecekler...
? Öncelikle çocukla doğru iletişim kurmak önemlidir.
? Bebeklik döneminden itibaren çocuğu iyi gözlemlemek gerekir.
? Yaşı büyüdükçe yetenekleri ve ilgi alanları keşfedilerek, bu alanlar desteklenmelidir.
? Öğrenme için uygun ortam ve materyal sunulmalıdır.
? Çocuk araştırma ve keşfetme konularında cesaretlendirilmelidir.
? Öğrenme için soru sormasına fırsat verilmeli ve soruları yaşına uygun doğrultuda cevaplandırılmalıdır.
? Çalışma alışkanlığı kazandırılmalıdır. Her çocuk belli bir zeka potansiyeli ile dünyaya gelir. Ancak zekanın gelişmesi anne-baba tutumlarına, çocuğun yeterli ilgi ve sevgi görmesine, ruhsal açıdan sağlıklı bir aile ortamı içerisinde yetişmesine, beslenme ve bakım gibi ihtiyaçlarının yeterli şekilde karşılanmasına bağlıdır. İşte çocuğun var olan potansiyelini artırmak için yapılabilecekler...
? Her anne-baba çocuğunun çok zeki olduğunu düşünür ve bununla gurur duyar. Ancak bunun her ortamda sürekli vurgulanması çocuklarda farklı duyguların oluşmasına neden olabilir. Bazı çocuklar "çok zeki" olmalarına güvenerek uygun çalışma alışkanlıkları geliştirmeyebilirler ve akademik olarak sorun yaşayabilirler. Bazı çocuklarsa en ufak bir başarısızlık karşısında özgüven problemi yaşayabilirler. Bu nedenle zihinsel kapasitesi normalin üzerinde bile olsa bunun çocuğa söylenmesi uygun değildir. Aileler buna çok dikkat etmelidir.

Zeka gelişimine destek olmak için
Çocuklar ilk 6 yıl içinde bilişsel, fiziksel ve sosyal açıdan gelişimlerini büyük ölçüde tamamlar. 3 yaşına kadar bir çocuğun beyni, bir yetişkinden 2.5 kat fazla çalışır. Zeka gelişiminin yüzde 70'lik kısmı ise 7 yaşına kadar tamamlanır ve öğrenme becerisi de bu yaşta gelişir. Bu nedenle ilk 6 yıllık süreçte anne-babanın her fırsatta çocuğa sevgi dolu yaklaşımı ve çeşitli aktivitelerle onunla zaman geçirmesi zeka gelişimini olumlu yönde etkiler. Her yaş döneminde ise çocuklarla farklı aktiviteler yapılması gerekir.

0-3 ay
• Hafif dokunuşlarla rahatlatıcı masajlar yapın.
• Gerinme hareketleri yaptırın. Kolları ve bacakları yavaşça doğrultun. Başlarda tamamen esnetmeyin, bu acı verici olabilir. Yumuşak olursanız hem onun hem de sizin için eğlenceli olacaktır.
• Kucağınızda taşırken ya da altını değiştirirken onunla konuşun. Yaptığınız her şeyi ona anlatın. Konuştuğunuz dili ve nasıl konuştuğunuzu bu yolla öğrenecektir. Cümlelerin sonunda biraz duraklayarak ona konuşma ve sohbet örnekleri vermiş olursunuz.
• Heyecanlı bir şekilde yüksek perdeden konuşun. Bu, beyni uyarır ve dil becerilerini daha hızlı öğrenmelerini sağlar.
• Şarkı söyleyin. Aynı şarkıların tekrar edilmesi sayesinde, hafızası gelişir.
• Basit resimli kitaplar gösterin. Parlak renkli olması ve bir sayfada iki veya üç objeden fazlası bulunmaması algı gelişimi için önemlidir.
• Ce-e oyunları oynayın. Nesnelerin sürekliliğini öğretecektir ve sizi göremese bile orada olduğunuzu tahmin edebilir.
• Yüz ifadelerini ve bebek seslerini taklit edin. Bu şekilde çevresini etkileyebileceğini öğrenir.
• Uyamadığı zamanlarda en az yarım saatte bir pozisyonunu değiştirin. Dizinize oturtun, yüzüstü yatırın ve sonra sırt üstü çevirin. Bu, çevresindeki farklı alanları keşfetmesini sağlar, aynı zamanda sıkılmasını engeller.
• Duyma alıştırmaları yapmak için bir çıngırak alın ve sallayın. Nesnenin nerede olduğunu bulmak için odaklanmaya başlayacaktır.
• Dokunması için pek çok farklı obje verin. Farklı kumaş ve dokumaları keşfetmesini sağlayın.
• Sırt üstü yattığında oyuncakları, yüz mesafesinden 30-45 santim yukarı asın. Böylece gözleri ile nesneye odaklanmayı öğrenecektir ve bu bir süre eğlenmesini sağlayacaktır.
• Dizlerinizin üzerine oturtun veya çok küçükse yüzüstü bacaklarınızın üzerine yatırın. Yavaşça aşağı yukarı hoplatın. Bu ona hareketi öğretecektir.
• Ağzı ile keşfedeceği birkaç güvenli oyuncak verin, bu oyuncakları gün içinde değiştirin.
• Çevredeki hayvanları işaret edin ve isimlerini söyleyin. Bebekler bazen, henüz isimleri söyleyemeseler de sesleri çıkarmaya başlarlar.
• Bazen odayı biraz karartın, sallanabileceğiniz bir yere oturun, yumuşak bir şarkı mırıldanın veya sadece sessizce oturun. Bu birlikte gevşeme zamanı her ikinize de sakinleşme tekniklerini öğretecektir.
• Temiz hava almak için bebeğinizi yürüyüşlere götürün ve onu yeni ortamlarla karşılaştırın.
• Tekerlemeler ve ninniler söyleyin.
• Onu sevdiğinizi söyleyin, bunun ne anlama geldiğini yakında öğrenecektir ve size karşılık vermesi çok uzun sürmeyecektir.

3-6 ay
• Kucaklayın ve sevgi dolu sözler söyleyin.
• Onunla sık sık konuşun, konuşurken gözlerine bakın.
• Bebeğinizi ismi ile çağırın.
• Bu aylarda bebekler dünyayı keşfederken daha çok görme duyusunu kullanır. Obje resimleri gösterin.
• Görüş alanı içindeki ilginç obje veya oyuncakları hareket ettirin. Hareket onun ilgisini ��ekecektir.
• El ve ayak parmakları ile oynayın, özellikle de sayı sayarken.
• Kendi yüzünü elleri ile araştırmasına izin verin.
• Tekerleme ve ninniler söyleyin. Bebekler tekrardan hoşlanırlar.
• Farklı şeyler görebilmesi için yürüyüşe çıkarın ve gördüğünüz şeyleri ona anlatın.
• Aynanın önüne götürüp yüzünde değişik bölgeleri gösterin.
• Abartılı mimikler yapın ve eğlenceli sesler çıkarın.
• Oyuncakları ve diğer objeleri eline almasına, yere atmasına izin verin. Bu, onun farklı sesleri, düşme kavramını ve ellerini kontrol etmeyi öğrenmesini sağlayacaktır.
• Tahta kaşıklar veya başka basit aletlerle ritmik sesler çıkarın. Bebeğinizi de yapması için cesaretlendirin.
• Bir kutunun içine sallayınca ses çıkaracak malzemeler koyun. Bunların içinde ne olduğunu sorun ve objenin adını ona söylerken, bebeğinizin de dokunmasına izin verin.

6-12 ay
• Sık sık kucaklayın ve sevgi dolu sözler söyleyin.
• Evde yaptığınız işlerle ilgili onunla konuşun. Ne yaptığınızı ve neden yaptığınızı anlatın.
• Ninni ve tekerlemeler söyleyin, müzik dinletin. Müzik, matematik, dil ve diğer beceriler ilgili alanlarını uyaracaktır.
• Küpleri üst üste dizip devirin. Alt ve üst kavramlarını anlaması için ona ne yaptığınızı anlatın.
• Aynanın önünde tutun ve yüzünün bölümlerini ona gösterin.
• Neden-sonuç ilişkisini anlatın. Örneğin; elektrik düğmesine basılınca ışık açılır veya musluğu açınca su akar gibi... 9-12 aylık olduğunda gözetim altındayken bunları denetleyin.
• Başka bebeklerle bir araya gelmesini sağlayın.
• Bir kabın içinde top yuvarlayın.
• Hışırtılı sesler çıkaran objeleri buruşturun, bu tip sesler bebeğinizin hoşuna gidecektir.
• Kutu, tencere, plastik kap gibi malzemelerle oynayın. Küçük objeleri büyüklerin içine yerleştirin, kapaklarını kapatın.
• Dergi ve gazetelerden insan ve obje resimleri gösterin. Böylece resimlerin gerçek objeleri temsil ettiğini ve hepsinin birer adı olduğunu öğrenecektir. • Beraber topu ileri-geri yuvarlayın.
• Bir objeyi havlu altına saklayarak bulmasını sağlayın Böylece altında kavramını öğrenecektir
• Değişik ve yeni yerler gezdirin. Gezerken, gördüklerinizi anlatın.
• Bir objeyi bebeğinize verin ve geri vermesini isteyin.
• En sevdiği oyuncakları saklayıp nerede olduğunu bulmasını isteyin.
• Kağıt ve kalem verip, neler yapabileceğini gösterin.
• Ellerinizi çırpın ve onun taklit etmesini isteyin.

1-2 yaş
• Onunla konuşun. Karşılıklı diyalog, zekasını geliştirmenin en basit ve en etkili yoludur.
• Her gün mutlaka kitap okuyun.
• Her şeyi sayın ve her nesnenin ismini söyleyin.
• Günde 1 saatten fazla televizyon seyrettirmeyin.
• Kendi kendine yemek yemeye ve bardaktan su içmeye özendirin. Böylece güven ve bağımsızlık duyguları kazanacaktır.
• Beraber şarkı ve tekerlemeler söyleyin.
• Dışarıdaki her türlü aktiviteyi beraber yapın. Markete gitmek gibi…
• Gördüklerinizi ve yaptığınız şeyleri anlatın.
• Eşyaların renklerini söyleyin.
• Eline bir kutu vererek kapağını açması, kapatması, içine objeler doldurması ve boşaltmasını sağlayın.
• Açık, kapalı, içeride ve dışarıda kavramlarını öğretin. Bunun için basit kutulardan faydalanabilirsiniz.
• Büyük motor becerilerini geliştirecek aktiviteler yapın. Örneğin; merdiven inip çıkmak üst ve alt kavramlarının gelişmesine de yardımcı olacaktır..
• Ona içine bir şeyler doldurup odada gezdirebileceği, hatta içine girip oturabileceği bir kutu veya sepet verin.

2-3 yaş
• Her gün mutlaka kitap okuyun. Okuma bittiğinde hikaye ile ilgili basit sorular sorun. Bu onun dinleme ve anlama becerilerini geliştirecektir.
• Size kitap okuması için onu cesaretlendirin.
• Günde bir saatten az televizyon seyrettirin.
• İşlerini kendi yapması için cesaretlendirin. Bu onun bağımsızlık ve kendine güven duygularını geliştirecektir.
• Ev eşyalarının renklerini söyleyin.
• Beraber boya kalemleri ile resim yapın.
• Tuvalet eğitimine başlayın. Öncelikle oturağı gösterin fakat acele etmeyin. Çocuğunuz bu beceriyi kendi adımları ile öğrenecektir.

3-6 yaş
• İşlerini kendi yapması için cesaretlendirin. Bu onun bağımsızlık ve kendine güven duygularını güçlendirir.
• Kütüphane, müze, lokanta, park, deniz kenarı ve hayvanat bahçesi gibi yerlere götürün. Doğaya çıkarın.
• Çocuklarınızla birlikte lego ve puzzle gibi hayal gücünü, el becerisini ve yaratıcılığını geliştiren oyunlar oynayın.
• Satranç gibi düşünmeye yönelten oyunları basit bir dille öğretmeye çalışın.
• Ona her fırsatta resimli kitaplar okuyun.
• Birlikte müzik dinleyin.
• Kısa şarkılar ve tekerlemeler öğrenmesini sağlayın.
• Meslekler, taşıtlar gibi belli konular üzerinde sohbet edin ve ona fikirlerini sorarak anlatmasını sağlayın.
• Gününü nasıl geçirdiğini ona sorun ve cevaplarını dikkatle dinleyin.

Zeka testi gerekli mi?

Son yıllarda bu konularda bir uzmana başvurmanın yanında anne-babalar, kitaplardaki veya internetteki zeka testlerini kendileri çocuklarına uygulayabiliyor. Halbuki çocukların zekasını ölçmek veya ölçtürmek doğru bir davranış değildir. Ancak eğer, anne-baba çocuğun zekasıyla ilgili bir endişe yaşıyorsa ya da başarısız olduğunu düşünüyorsa zeka testi uygulanabilir. Bu uygulamada amaç, çocuğun zeka puanını belirlemekten ziyade, hangi yönde sıkıntı çektiğini ortaya çıkarmaktır. Böylece uzmanlar sorunlu olduğu düşünülen çocukların becerilerinin neler olduğunu, hangi yönlerinin kuvvetli, hangilerinin zayıf olduğunu belirleyebilirler. Ortada bir şey yokken zeka testi uygulanması doğru değildir. Bu çocuğun özgüvenini zedeleyebilir. Çünkü çocuk, test uygulaması aşamasında kendisinde bir problem olduğunu düşünebilir. Bununla ilgili başvuran aileleri sorun olmadıkça geri çeviriyoruz.
Pedagog Duygu Çataltaş


Hazırlayan: Aytülike KESKİN

BİZE ULAŞIN