Her daim şampiyon: Rossetti

Pendik'te yapılan Boğaziçi Rallisi dünyanın en hızlı pilotlarını bir araya getirdi. Yarışı İtalyan Luca Rossetti rakiplerine ciddi bir fark atarak kazandı

Boğaziçi Rallisi. Bu temmuz sıcağında adı bile yetiyordu insanın içini serinletmeye bir o kadar da heyecanlandırmaya. Avrupa Ralli Şampiyonası'nın beşinci ayağı olan Boğaziçi Rallisi Avrupa'nın ve Türkiye'nin en hızlı ralli pilotlarını bir araya getiriyordu. Servis alanı Pendik sahiliydi. Nisan ayında burada dünya ralli şampiyonası organizasyonunda sıra sıra WRC otomobiller dizilmişti. Şimdi ise S2000 otomobiller... Avrupa Ralli Şampiyonası'nın Türkiye ayağını uzun yıllardır bir Türk pilot kazanamamıştı. Ralli severler bir Türk pilotun bu anlamlı yarışı kazanmasına hasret kalmıştı. Ama İtalya'dan boğaza nâzır öyle bir rüzgâr esiyordu ki duyanları esintisi ile serinletmiyor, adeta yakıyordu. Daha gelmeden ''Etapların tozunu atacağım,'' diyen Luca Rossetti'nin rüzgârıydı bu. Öyle bir geliyordu ki bir Türk takımının sponsorluğunda, Pegasus Racing Takımı'nda yarışmak üzere. Rossetti bu, 2008 Avrupa Ralli Şampiyonu. 2008 yılında İstanbul'da yine o kazanmıştı. Ralli severler bu kadar iddialı ve kararlı konuşan bu İtalyan pilotu bekliyordu.

O BİR ŞAMPİYON
Son Spec Abarth Grande Punto Super 2000 ile Pegasus Racing Takımı adına start alacak Luca Rossetti, Abarth takımının İtalya'daki resmi iki pilotundan biri. Aynı zamanda Michelin grubunun rallideki markası olan BF Goodrich'in lastik geliştirme pilotu. Türk takımı Pegasus Racing ile İtalyan pilot Rossetti'nin isimlerinin nasıl bir araya geldiğini takım patronu Cem Acar şöyle anlatıyor: "2009 sezonunda satın aldığım Grande Punto S2000 ile Türkiye Ralli Şampiyonası'nda yarışırken, sezon boyunca yaşadığım ayar sıkıntılarına çözüm bulmak adına Abarth ile karşılıklı görüşmeler gerçekleştirdim. Bunun üzerine Fiat takım pilotlarından Luca Rossetti sezon sonunda Antalya civarında gerçekleşen bazı testlere katıldı. Rossetti'nin sıcakkanlılığı ve iletişim enerjisi sayesinde başlayan dostluk, daha büyük projeler ile devam kararı aldırdı. Bu, o projelerden sadece biri. Şu sıralar Luca Rossetti'nin Avrupa ralli şampiyonluğuna doğru ilerlediği 2010 sezonunda bir sonraki durağımız ise Yunanistan. O bir şampiyon." Bu yıl ismi değişerek Boğaziçi Rallisi adını alan ve 11 ayaktan oluşan 2010 Avrupa Ralli Şampiyonası'na puan veren ralli, önce Bağdat Caddesi'ne indi, ralli severleri selamladı. Sonra toprak etaplara doğru yol aldı. Üç gün boyunca 251 kilometresi özel etap olmak üzere toplam 771 km zamana karşı yarışılacaktı. Rallinin seyircisi de vardı. En az WRC seyircisi kadar. Özellikle Hallı etabı çok zorluydu. Sıcaklık gölgede 40 dereceydi. Ama hangimizin umrundaydı ki! Hallı; yarışın en hızlı etabı, hem dar hem tepeli hem de jump'lı. Etapta öyle bir zıplama noktası vardı ki tutkulu ralli seyircisi işte buradaydı. Orman içinden yankılanan Punto'nun sesini duymuştum bile. Rossetti'ydi bu. Etapta harika bir geçiş sergiledi hem çok hızlıydı hem de zıplama noktasındaki uçuşu çok estetikti. Dört tekeri havada görüyorsunuz ve tekrar aracın lastiklerinin toprakla büyük bir ahenk içinde buluşmasını izliyorsunuz. Bir anda saçınız başınız, üstünüz toz toprak içinde kalıyor. Ben bu üzerimdeki toprağa rallinin pudrası diyorum. İçinde heyecan var, cesaret var, rekabet var, zafer var.

DÜELLO TAM GAZ DEVAM ETTİ
Üç gün boyunca 16 özel etap geçildi. 13 etapta en iyi zamanları Luca Rossetti-Matteo Chiarcossi ekibi yaptı. Castrol Ford Ralli Takımı'nın genç pilotu Yağız Avcı, Rossetti'yi tüm etaplarda adım adım izledi. Rossetti etapları temizledi, Avcı gazladı. Soluğu Rossetti'nin ensesindeydi. Türkiye'nin en hızlı pilotlarından Serkan Yazıcı ise onları takipte. Abarth Grande Punto ile Ford Fiesta'nın düellosu tam gaz devam etti. Ama Rossetti'nin tecrübesi geçişe izin vermedi. Castrol Ford Takımı'ndan Yağız Avcı-Bahadır Gücenmez ekibi, 60 saniyelik zaman farkıyla İtalyan şampiyona teslim oldu ve yarışı ikinci sırada bitirdi. ST Racing Takımından Serkan Yazıcı-Kaan Özşenler ise üçüncü sırada finiş gördü. Podyumda üç adet S2000 yer aldı. Geride ise İstanbul'un hızlı toprak etaplarında Luca Rossetti'nin lastik izleri kaldı.

ROSSETTİ: İSTANBUL'U, BOĞAZ'I VE TÜRK YEMEKLERİNİ SEVİYORUM
İtalyan pilota 'Benvenuto Turchia,' demek için ralli servis alanına gittim. Yeni SPEC otomobilinin ayarları garajda yapılırken sorularımı art arda sordum. Akdenizli, tüm sıcaklığı ve içtenliği ile yanıtladı.

- Türkiye'ye hoş geldiniz. Birazdan start alacaksınız, etap testleri nasıldı, her şey yolunda mı?
- Çok eğlendim. Şimdilik çok iyi gidiyor. Yolun bir kısmını zaten 2008 yılında öğrenmiştim. Aynı dereceyi yapmak istiyorum.

- Yine kazanacağım mı demek istiyorsunuz?
- Aynı şeyi yapmaya çalışacağım. Aynı dereceyi almak için Türkiye'ye geldik. Üç gün yarış var. Özellikle üçüncü gün rallinin en uzun kısmı. Zor olacak.

- Tanıdığınız Türk ralli pilotu var mı?
- Tabii ki var. Serkan Yazıcı ve Yağız Avcı. Başkalarını da tanıyorum ancak bir İtalyan için Türk isimlerini söylemek çok zor.

- Kim rakip olabilir size bu yarışta?
- Avcı ile Yazıcı'nın çok kuvvetli olduğunu görüyorum.

- Nasıl bir ralli pilotusunuz? Agresif mi kullanırsınız?
- Agresif kullanmam, kontrollüyümdür. Durmadan çalışırım, atak nerede yapılır ona bakarım. Çünkü hep son limitte gitmek, otomobili yoran ve riskli bir şey.

ZAFERİ BEKLERKEN
- Avrupa Ralli Şampiyonası'nda sezon sizin açınızdan nasıl devam ediyor. Bu yıl yine şampiyon olur musunuz?
- Şimdi her şey çok iyi. Başta gidiyoruz. Pazar akşamı yine buradayım. Kutlamak için.

- İstanbul aynı zamanda bir eğlence şehri. Bu harika şehrin şu ana kadar hiç tadını çıkardınız mı?
- Cem Acar'ın 50. yaş gününde Boğaz'da hoş bir yerde bulundum. Acar bana bu yarışta yarışma fırsatı verdi. Cem'in doğum gününü sabahın ilk ışıklarına kadar kutladık. Bu yarışı kazanacağım ve yine sabahın ilk ışıklarına kadar kutlayacağız.

- Bir Türk takımı size sponsor oldu. Teklif geldiğinde neler hissettiniz?
- Ben 2009'un kasım ayında Antalya'da bu arabanın bir testini yaptım. O dönemde Cem ve ben çok iyi dost olduk. Çok seviyorum İstanbul'u. Burada kazanacağıma inanıyorum.

- İstanbul'un etaplarını sevdiğinizi biliyorum, peki bu kentin başka nesini sevdiniz?
- Boğaz, kebap, hanımlar... Şaka bir yana Türk mutfağı ve şehir inanılmaz. Tanıdığım bütün insanlar fazlasıyla sıcakkanlı. Bu benim üçüncü gelişim İstanbul'a. Tahmin ediyorum daha çok geleceğim.

BİZE ULAŞIN