Barın tamamı onun sahnesi

Asmalımescit'teki bir mekânda, farklı tarzda canlı müzik yapılıyor. Cana Çankaya şarkıları, elinde telsiz mikrofon, eğlenenlerin arasında dolaşarak söylüyor

  1. Haberler
  2. Cumartesi Sabah
Cuma 11.12.2010 ABONE OL
Asmalımescit'te artık hemen her tarzdaki kitleye hitap eden bir gece hayatı var. Minare Sokak'ta ise diğerlerinden farklı bir eğlence sürüyor bir süredir. Bu sokaktaki Hardal adlı mekânın en büyük özelliği, hafta sonları canlı müzik olması ama bu, alıştığımız tarzda yapılan canlı müziklerden değil. Burada, aslen trompetçi olan Cana Çankaya, kendi hazırladığı ve mekânın DJ'inin çaldığı elektronik altyapılı müziğin üstüne, popüler yabancı parçaları söylüyor. Hem de mekânın belli bir noktasında durarak değil; elinde telsiz mikrofonla eğlenenlerin, dans edenlerin arasında dolaşarak. Çankaya, bu şov tarzının bazı Batılı ülkelerde yapıldığını ve çok tuttuğunu söylüyor. Türkiye'de kendisinden başka yapan var mı bilmiyor ama en azından Asmalımescit civarında ilk olduğunu söylüyor. Bazen mekânın boydan boya cam olan giriş bölümünde söylerken, sokaktan geçenler onu görüp duruyor, hoşlarına gidince de birer içki alıp sokağın ortasında dinlemeye devam ediyor. Cana Hanım, "Bazen sokağın bu bölümü konser alanı gibi oluyor, gelen geçen de şaşırıyor," diyor.

MIAMI'DE İKİ PLAĞI ÇIKMIŞ
Biz de bu 'hareketli' müzisyeni tanıyalım istedik. Çankaya, 1979 doğumlu. Sekiz yaşındayken, ağabeyiyle birlikte AKM Çocuk Korosu'na girmiş. Sonra reklam cıngılları seslendirmiş. Fahir Atakoğlu, Melih Kibar, Timur Selçuk, Atilla Özdemiroğlu gibi isimlerle çalışmış. Ağabeyinden iki sene sonra İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı'na başlamış. "O yaşta bir genç kız neden trompet gibi değişik bir enstrümanı seçer?" diye soruyoruz, şöyle yanıtlıyor: "Trompet bence büyülü bir enstrüman. Çok narin, asil ve aynı zamanda bir o kadar bıçkın!" diyor. Anladığımız kadarıyla çaldığı enstrüman biraz da kendi kişiliğini yansıtıyor Çankaya'nın. Şu ana kadar Mor ve Ötesi, Yüksek Sadakat gibi grupların albümlerinde de trompet çalmış Çankaya. 2002'de arkadaşlarıyla Name Project diye bir grup kurmuşlar. Beş sene kadar o grubun solistliğini yapmış. Daha sonra kendisi Play House isimli bir grup kurmuş. Bu şekilde gece kulüplerinde, bazı barlarda sahne almaya başlamış. 2005'te ve 2006'da da Miami'de iki plağı çıkmış Çankaya'nın: "Bir arkadaşım Miami'de yaşıyordu. 2005'te, bir arkadaşının house söyleyen kadın vokale ihtiyacı olduğunu söyledi. O şekilde oldu. Bir DJ ile birlikte çalıştım. İlk parçada vokal yaptım, ikincide trompet çaldım." Cana Çankaya 99 yılından beri de DJ arkadaşlarıyla çalışıyor. Akustik müzikle elektronik altyapıyı birleştiriyorlar. DJ'in çaldığı bu müzik üzerine kendisi söylüyor. Sesi o kadar güzel ki, Hardal'da o söylemeye başladığında önce canlı müzik yapıldığına inanamıyorsunuz ve etrafta onu aramaya başlıyorsunuz... Cana Çankaya, aynı zamanda Kangroove grubunun klavyecisi olan ağabeyi Can Çankaya'nın yeni çıkaracağı albümde de yer alacak.

BUGÜN NELER OLDU