Aşksız yaşanır mı?

Zeynep Beşerler, Sultanın Sırrı isimli İstanbul 2010 destekli filmde bir müze müdürünü canlandırıyor. Beşerler, yoğun çalışma temposu içinde aşka vakti olmadığını söylüyor

  1. Haberler
  2. Cumartesi Sabah
Cuma 18.12.2010 ABONE OL
Zeynep Beşerler ismi uzun süre Kenan İmirzalıoğlu'lu cümleler içinde kullanıldı. İmirzalıoğlu'yla uzun süren bir ilişki yaşayan Beşerler, bu süre boyunca yaptığı işlerle pek gündeme gelemedi. Ne zaman ikilinin ilişkisi bitti, Beşerler de kendini deyim yerindeyse işe verdi. Bu yıl iki ayrı dizide rol aldı, üç sinema filmi de vizyona girmek için bekliyor. Zeynep Beşerler'in kendine neredeyse nefes alacak zaman bırakmadığı dönemlerini ve biten ilişkisinin üstesinden nasıl geldiğini konuştuk, Beşerler'i vizyona bu hafta giren filminin çekildiği Alay Köşkü'nde fotoğrafladık. İşte Beşerler'in cümleleriyle son bir yılı.

Üç filmim birden vizyonda, bu sene benim senem
"Kariyerimde bir hızlanma olduğu gözle görülür bir durum. Bunun nedeni benim bir şeylere öncelik vermem mi, daha çok konsantre olmam mı, bilmiyorum. Şansım döndü de diyebiliriz. Bu seneyi biraz fazla yoğun geçirdim. Çok da iyi gidiyor her şey. Bazı insanların şans ayağına dolanır, benim şans ayağımda pek dolaşmadı. Gerçekten çok isteyebileceğim bir proje olmadı, tarzıma uygun işler gelmedi, şanssızlıklar oldu. İki sene hiç çalışmadım. 'Bu süreyi kendime ayırayım,' dediğim bir dönemdi. Sonra, 'Toparlanma vakti geldi, bu işi yapıyorsan hadi harekete geç,' diye düşündüm. Merkür geri mi gitti, ileri mi gitti (gülüyor) bilmiyorum, ama bir anda toparlanma sürecine girdim. Bu sene her şey iyi gidiyor. İçinde yer aldığım Sultanın Sırrı filmi vizyona girdi. Ocakta Sinan Çetin'le çektiğimiz Kâğıt filmi giriyor. Şubatta Showbusniess filmi, vizyona girecek. Üç filmim birden vizyona giriyor. Biraz zorlandım bu yaz. Çok az tatil yapabildim. Dizi de başlamıştı o sırada. İki sinema filmi ve diziyi aynı anda çektim. Aslında üç filmi birden aynı anda çekmedim, Sinan Çetin'li filmi üç sene önce çekmiştik. Bu hafta vizyona giren Sultanın Sırrı'nda Topkapı Sarayı'nın müze müdür yardımcısını oynuyorum. Biraz yurtdışı özentisi bir tip. Asıl sürprizler filmin sonunda. Çok güzel mekanlarda çektik. Dehlizlere inildi, görsel olarak çok kuvvetli."

Sürekli 'O' kişinin sevgilisi olarak anılmaya sinirleniyordum
"Benim de bir kimliğim var. Birinin sevgilisi olarak anılmaya sinirlendiğim zamanlar oluyordu. Sürekli o insanın kız arkadaşı olarak anılıyorsun. Oysa senin yaptığın bir sürü iş var, ama bu kimsenin umrunda olmuyor. Bu, insanı sinirlendiren bir durum. Şu anda onun adının, benim hiçbir röportajımda geçmemesine dikkat ediyorum. Bu beni hâlâ sinirlendiriyor diyemem, çünkü ben o ilişkiyi yaşadım. Ama artık görüyorum ki, tek başımayım. Tek başıma da sadece yaptığım işlerle anılıyorum. Arada bir onunla, bununla adım çıkıyor ama hiçbiri doğru değil. Uzun süredir hayatımda kimse yok, şu anda hayatıma biri girebilir mi, onu da bilmiyorum. Çünkü kimseye ayıracak vaktim yok. Ben açıkcası yalnızlığımdan da mutluyum. Neden hayatımda illa biri olması için uğraşıyorlar anlamıyorum. Zaten uzun bir ilişkiden çıktıktan sonra insanın nefes almaya ihtiyacı oluyor. Etrafımda ilgimi çeken kimse yok, ama olursa bir ilişki yaşarım."

Bir aşk, sevgi olursa buyursun gelsin
"Kenan'la ortak arkadaşlarımızla hâlâ görüşüyorum, ayrı ayrı görüşüyoruz. Ayrılığın en kötü tarafı en yakın arkadaşını kaybetmek. Zaten en çok o acı veriyor. Sırdaşını, en yakın arkadaşını, dostunu kaybediyorsun. Bir şey bitince iletişimi koparmak, hiç konuşmamak ve görüşmemek, bir şeylerin yerine oturmasını sağlabilir bence. Ne bileyim, bir şeyler konuşarak halledilememiş ki, o ilişki bitmiş. Bir süre hiç konuşmayıp, tüm taşların yerine oturmasını bekleyip, ondan sonra arkadaş olunabilir. Hayatımda illa biri olsun derdinde değilim. Hiçbir zaman da olmadım. Ben severim yalnızlığımı. 'Aman yalnız kaldım, hadi birinin daha elinden tutayım, şimdi bu sevgilim olsun,' derdine hiçbir zaman düşmedim. Şu an bir aşk olursa, olsun buyursun gelsin. Olmazsa da dert değil. Aşksız yaşanır mı? İlla birini sevmek zorundasın hayatında, o kişiyi daha görmedim. Ben hayatıma hiçbir zaman süre koymadım, gelecek için plan yapmadım, programsız yaşayan biriyim."

Ne büyük acılar var hayatta, aşk acısı ne ki
"Yaralarımı sardım. çünkü onlar bir yara olarak kalmadı. Ben bu konularda mantığımı öne çıkarmayı seviyorum. O zaman şöyle diyorsun; 'Böyle olması gerekiyordu, böyle oldu. Şimdi bundan kurtulma zamanı, sıyrıl, kabuk değiştir.' Ben tam kabuk değiştirdim. Bu bana iyi geldi, bu insanı motive eden bir şey. İnsanlar ne büyük acılar atlatıyor, evlatlarını, en yakınlarını kaybediyor. Bunların yanında aşk acısı ne olabilir ki? Bu mantıkla yola çıktığın zaman her şey çok çabuk atlatılıyor. Yaşadım ve bitti, yenisini yaşayacağım inşallah, çok daha güzelini yaşayacağım. Belki evleneceğim, çocuk doğuracağım."

Ben ayakları yere basan güçlü bir kadınım
"Hayatımızdan biri çıkıp gittiğinde sudan çıkmış balığa dönmemek gerek, en önemlisi o. Bütün desteğini ve enerjini bir insana verdiğin zaman, o hayatından çıktığında sudan çıkmış balığa dönersin ve bu, korkunç bir şey. Ben öyle olmadım. Benim yaptığım işlerin o tarafı kimseyi ilgilendirmediği için bilinmiyor, ama ben o kişiyle sevgiliyken de işime gücüme bakıyordum. Ben ayakları yere basan güçlü bir kadınım. Tek başıma çok büyük zorlukların altından kalkabilirim."

BUGÜN NELER OLDU