Çay bahane, muhabbet şahane

ABD'li yazar Katharine Branning'in Türk çayını anlattığı video, son haftalarda en çok paylaşılan linklerden biri oldu. Yazar, bu kısa video aracılığıyla çay üzerinden başarılı bir Türkiye profili ortaya koyuyor

  1. Haberler
  2. Cumartesi Sabah
Perşembe 31.12.2011 ABONE OL
- NEW York'ta French Institute Alliance Francaise'de Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Katharine Branning aynı zamanda enstitü içindeki kütüphanenin de direktörlüğünü yapıyor. Türkiye'den binlerce kilometre uzakta, çok sevdiği kütüphanesinde bizi Türk usulü ağırlayan Branning (kapıda karşılayıp, giderken binanın dışına kadar geçirdi) ile merak edilen videosunu, 30 yıllık Türkiye macerasını ve bizler hakkında yazdığı Bir Çay Daha Lütfen isimli kitabını konuştuk.
- Türk çayı aracılığıyla Türkiye'yi anlattığınız kısa video, sosyal medyada geçtiğimiz haftadan beri en çok paylaşılan videolardan biri oldu. - Böyle bir videonun varlığından haberim bile yoktu. Geçen hafta tanıdıklarım arayıp haber verdi, ben de ondan sonra izledim. Açıkcası videoyu kim hazırladı bilmiyorum ama bence çok güzel olmuş. Yaptığım konuşmayla birlikte Türkiye'de çay içen insanlardan da örnekler koymuşlar. Bunlar arasında özellikle yaşlı kadın ile tombiş çocuğun tepsiyle çay servis ettiği kısıma bayıldım. Çok kısa bir konuşmayı çok güzel ifade etmişler.
- Türkiye sevdanız nasıl başladı? Türkiye'deki bir yapıya aşık olmamla başlamış oldu. Amerikalı genç bir öğrenci olarak Fransa'da İslam Sanatı okuyordum. Memleket özlemimin beni sardığı bir anda, amfide oturuken bir anda duvara yansıyan slaytlardan biri beni benden aldı. Bu slayt, Sivas'ta bulunan Gök Medrese'ye aitti. Hayatım boyunca hiçbir benzerini görmediğim bu yapı, inanılmaz ilgimi çekti. Dersten çıktığımda aklımda sadece ülke ismi olarak 'Turkey' vardı. Bu duygularla kütüphanenin yolunu tuttum. Selçuklulara ait olduğunu öğrendiğim, 13. yüzyılda inşa edilmiş bu yapıyı görmeyi ve bu kültürü tanımayı çok istedim. Altı ay sonra da, 1978'de Sivas'a gitmek üzere Paris'ten yola çıktım.
- Türk çayı sizin için neden bu kadar önemli? - Herkes bana 'Türk kahvesi daha bilinen bir şey, neden Türk çayını kullandın?' diyor. Ben de onlara 'Demek ki yeteri kadar Türkiye'yi tanımıyorsunuz,' diyorum. Çünkü çay, sizin kültürünüzün en belirgin unsuru. Çaya 'demokratik içecek' dememin de nedeni bu. Çay söz konusu olduğunda ne dinin, ne farklı politik görüşün, ne eğitimin ne de ekonomik seviyenin önemi var. Ayrıca çay, sembol olarak da misafirperverliği ve diyaloğu sembolize ediyor. Çünkü Türkiye'nin neresine giderseniz gidin, herkes size bu çayı ikram etmek istiyor. Onu kabul ettiğinizde karşınızdaki kişiyle diyaloğu da kabul ediyorsunuz. İnanılmaz bir şey değil mi bu?
- Sosyal medyada paylaşılan videonuz ile ilgili yapılan yorumların hemen hepsinde insanlar, yabancı birinin bizi nasıl bu kadar iyi anlatabildiğine şaşırıyor. Herkesin merak ettiği bu soruyu ben de size soruyorum, nasıl? - Benim yazar olduğumu unutuyorsunuz. (Gülüyor) Türkiye'ye geldiğim ilk günden beri herhalde binlerce bardak çay ikram edildi bana. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile tanıştığımda da bana ilk olarak çay ikram etmek istedi. Aynı şekilde Anadolu'da ayağında ayakkabısı bile olmayan yaşlı kadın da. Yani öyle bir içecek ki herkesi birbirine bağlıyor.
- Gelelim kitaptaki favori bölümünüz olan TT'ye. Nedir bu TT? - Mesela çok lüks bir otele gidiyorsunuz. Ama odadaki tablolar düz değil. Merdiven basamakları eşit değil. Mükemmeliyetçilikten bilerek uzak duruyorsunuz çünkü inanışınıza göre sadece Allah kusursuz yaratabilir. Bu kusursuzluktan uzaklık benim için de çok insanca bir şey.

EN SEVDİĞİ TEMEK KÖFTE
En sevdiği şehir: Konya.
En sevdiği yemek: Köfte
En sevdiği içecek: Çay


Dilek Sancılı / USA SABAH


BUGÜN NELER OLDU