Festivalde hangi filmi izlemeli?

Mart sonunda başlayacak 31. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde 200'den fazla film var. İki haftalık festivalin biletleri ise bugün satışa çıkıyor. Peki hangi filme gitmeli? SABAH'ın sinema yazarları, festival kitapçığına gömülüp bir rehber hazırladı

ATİLLA DORSAY

DÜNYA FESTİVALLERİNİN HASADINI TOPLAMAK İSTERSENİZ!

Her yıl festivalin gözdesi olan 'Dünya Festivallerinden' bölümü, bu yıl da çok zengin. Gösterilecek 23 filmin arasında neler yok ki... ABD'den (American History X'in yönetmeni) Tony Kaye, Kopma adlı zengin kadrolu (Adrien Brody, James Caan) filmde eğitim sistemini hallaç pamuğu gibi atıyor. So Yong Kim imzalı Kızım İçin, boşanmak üzere olan bir rock müzisyeninin dramını işliyor. İngiltere'ye yerleşmiş Rus yönetmen Pawel Pawlikowski, Gizemli Kadın'da bir tutku ve kişilik arayışı öyküsü sunuyor. Fransa'dan Mathieu Kassovitz, İsyan'la, aksiyon kisvesi altında Fransa'nın uzak ülkelerdeki etkinliğini sorguluyor. Küçük Beyaz Yalanlar'ın yönetmeni Cedric Kahn, yine Guillaume Canet'nin oynadığı Daha İyi Bir Hayat'ta diplomalı bir aşçının yeni bir hayat kurma çabasını anlatıyor. Pierre Schöller ise Bakan filminde Fransa'nın kirli iç politikasına bakıyor. Belçika'dan gelen ödüllü Devler'de aktör, yönetmen ve ressam Bouli Lanners, toplumun dışına kayarak mutlu olmaya çalışan iki kardeşi ele alıyor. Çek usta Martin Sulik, bol ödüllü Çingene'de Hamlet'ten esinlenerek modern toplumda kendilerine yer arayan Çingeneleri anlatıyor. Jan Hrebejk imzalı Çek filmi Masumiyet, birden büyük bir suçlamayla hayatı kararan bir doktorun öyküsü... Polonyalı Malgoska Szumowska ise, fahişelik yapan öğrenciler üzerine tavizsiz ve keskin bir film sunuyor: KadınlarAlman sineması çıkışta. Eğitimciler'le tanıdığımız Hans Weingartner imzalı Ormandaki Kulübe, akıl hastası bir matematikçiyle küçük bir göçmen çocuğunun birlikte bir denge kurmalarının iç burucu hikayesi. Deneyimli Andreas Dresen'in son filmi Yarı Yolda, ölümün eşiğindeki bir hastanın son günleri üzerine klinik ve etkileyici bir çalışma. Berlin Film Festivali'nde övgülere boğulan Christian Petzold imzalı Barbara ise, Doğu Berlinli bir kadının arayışı üzerine. İspanyol ustası Iciar Bollain, yeni filmi Gökyüzünde Bir Ayna'da kamerasını Nepal'e uzatıyor. Latin Amerika'ya geçersek; Arjantinli usta Carlos Sorin, Kaybolan Kedi'de sorunlu bir ailenin kaybolan kedisinin macerasını anlatıyor. Brezilya'dan Karim Ainouz'un Gümüş Uçurum'u, eşinden ayrılmış bir genç kadının bunalımı üzerine şiirsel bir deneme. Bolivya'dan Mateo Gil imzalı Blackthorn, Bolivya ordusuyla çarpışırken ölen western kahramanı Butch Cassidy'nin ölmeyip yaşadığı varsayımı üzerine nostaljik bir yapım. Norveç'ten Marius Holst'un bol ödüllü Şeytan Adasının Kıralı, bir ıslahevinde geçen, şiddet ve sadizm yüklü bir öykü. Çernobil ve sonrası üzerine uluslararası yapım, Michale Boganim imzalı Unutulan Topraklar, tüyler ürpertici bir 'kıyamet sonrası' yapımı. Slava Rossi imzalı Rus filmi Sibirya Aşkı ise, Sibirya'daki sert yaşamın bir dökümü. Hong Konglu Ann Hui, Sade Bir Hayatta, genç bir adamın yıllarca hizmetçiliğini yapan yaşlı bir kadını koruma içgüdüsü üzerine dokunaklı ve ödüllü bir film. Yine Hong Kong'dan Hong Sangsoo imzalı Onun Geldiği Gün, mizahi bir yaratış krizi filmi. Japon yönetmen Hirokazu Koreeda, yeni filmi Bir Dilek Tuttum'da parçalanmış bir aileden kesitler sunuyor. Altın Palmiyeli Filipin yönetmeni Brillante Mendoza, Tutsak'ta Isabelle Huppert'in oyunuyla, Palawan adasında çalışan bir Fransız hemşirenin kaçırılışını öykülüyor. Çin filmi 11 Yaşındayım ise, yönetmen Wang Xiaoshuai'nin Kültür Devrimi sırasındaki anıları üzerine.

'KLASİKLERİ UNUTMAYIN'
Anılarına' bölümünde Lütfi Akad 'onarılmış' Hudutların Kanunu; Angelopoulos, başyapıtı Kumpanya; Ken Russell, eşsiz Yalnız Kalpler; Raul Ruiz ise Denizcinin Üç Altını ile anılacak. Ölümünün 50. yılında Marilyn'i, Prens ve Şov Kızı ve ölümünün 30. yılında Alman usta Fassbinder'i de anacağız. Halit Refiğ usta ise, Gurbet Kuşları'nın yeni onarılan kopyasıyla anılacak.


BİZE ULAŞIN