Tatil sonrası sendromu

Tatilden kilo almadan dönmek çok zor, çünkü tatil demek biraz da canının istediğini yemek demek. İşte hem vücudunuzu rahatlatıp sizi tatilde aldığınız bir, iki kilodan kurtaracak hem de tatil yemekleri kadar lezzetli tarifler

Yaşadığınızı hissettiren anların toplamıdır aslında tatil. Hayat mücadelesindeki koşturmacaya bir ara verip, kısa kaçışlarla, açılan yaralara pansuman yapmak, kavrulan bünyeye hafiften su vermek, canlandırmaktır. Ben de yoğun bir sezonun ardından kısa da olsa bir tatili hakettiğimi düşünerek, bayramda dört günlüğüne soluğu Çeşme'de aldım. Son beş yıldır her sene kısa da olsa bir Çeşme tatili iyi geliyor bana. Havası, denizi, ortamı, yemekleri bana çok uygun. Tatil arkadaşlarım da her sene aynı, üniversite grubum ve o yıllardan beri hayatımda olan tayfa. Sanırım ben kendi ritüellerimi seviyorum. Çeşme'ye her sene aynı ekiple gitmek de bunun bir göstergesi. Geçtiğimiz senelerden farkla bu sene, biraz daha kalabalık buldum Çeşme'yi. Sanırım bunda bayramın büyük etkisi var. Akşam saatleri Alaçatı, Asmalımescit'in geçmiş yıllarındaki hali gibi kalabalıktı. Sokaklarda masalar, hava güzel, insanlar keyifli. Kimisine aşırı kalabalık buluyordu ortamı, kimisi de o kalabalıktan haz alır vaziyette dolaşıyorlardı Alaçatı sokaklarında. Bir an duygulandım canım Asmalımescit'im de böyle canlı, yaşayan ve sokakları hayat dolu bir yerdi... Ya şimdi? Dönelim yine tatil olgusuna, eğer yapmadıysanız hakikaten kendinize kısa da olsa bir zaman ayırın ve mutlaka bir tatil planlayın. İlla lüks, pahalı olmasına gerek yok. Kısa bir yazlık hafta sonu bile aslında gündelik tempodan uzaklaşmak için bir reçetedir. Benim reçetemde Çeşme yazıyordu bu sene de her sene olduğu gibi, gitmişken yine yemek olayını abartmadan dönmenin mutluluğundayım.

TATİLDE DE DENGELİ YEMEK GEREK
Olay tatil ve tatil yemekleri olunca bir ya da iki kiloluk bir tampon bölge ayırmak gerekiyor. Çok abartmamalı, sonrasında sendromları kötü oluyor... Ben de klasik Dost Pide seansımı yapıp kuşbaşılı ve kıymalı pidenin hatırını sordum. Gayet iyilermiş, selamları var size. Dengelemek açısından bir sonraki gün çok sevdiğim, küçük, lezzetli ve samimi Kabak Çiçeği Lokantası'nda aldım soluğu. Ege otlarıyla yapılan mezeler, salatalar, dolmalar nefisti, tavsiye ederim. Dalyan tarafına giderken, Dalyan Fırını'nın yanında, yaptığımız köy kahvaltısında yediğim tatlı lorun tadı ise hâlâ damağımda. Buradaki en can alıcı nokta ise fırından çıkan sıcacık ekmeklerin, simitlerin masaya geliyor olması ki, akılları baştan alacak kadar lezzetli bu ekmekler. Son olarak giderayak Can Baba'ya uğrayıp, hem keyifli sohbetinden, hem de hazırladığı nefis mezelerinden tattık. Levrek marin çok başarılıydı. Ama tabii ki Can Baba'da olay böcek. Ağızda yaşanan bir lezzet çümbüşüdür, kabuklu deniz mahsullerinin her lokması. Can Baba da hakkını vermiş. Nefisti... Her tatilin dönüşü hüzünlüdür elbet. Gerçek hayata adapte olmak bir, iki gün alır. Akıllar hep tatilde kalır, geçen gün bu saatlerde filanca yerdeydim düşünceleri akar zihnin derin kıvrımlarından, diğer bir taraftan tartı ile yüzleşme gerçeği vardır. Hemen, dönüş gününün akabinde rejime başlanır, spor salonlarına hücum edilir, pantalon kemerleri bir delik gevşetilir ve bir sonraki tatilin hayalleri kurulmaya başlanır. İşte o hayalleri kurarken sizi motive etsin, aldığınız bir, iki kilo fazlayı bünyeden yavaşça atsın diye size iki tane lezzetli tarif önerim. Tatilde yediğiniz lezzetli yemekleri hatırlatması dileklerimle...

YEŞİL SEBZELİ FETTUCINE FRITATA
75 gr. haşlanmış bezelye
75 gr. taze kuşkonmaz
1 orta boy beyaz soğan
7 adet çırpılmış yumurta
1 kaşık kadar mercanköşk baharatı
2 çorba kaşığı krema
100 gr. al dente kıvamında haşlanmış fettucine makarna
Taze bebek roka yaprakları
Tuz karabiber zeytinyağı
Kuşkonmazları küçük küçük doğrayın, bir tavada yumuşayıncaya kadar soteleyin ve kenara alın. Soğanları da aynı şekilde ince kıyın ve soteledikten sonra kenara alın. Yumurtaları bir kapta krema ile birlikte iyice çırpın. Bu yumurtalarınızı daha ipeksi bir dokuya kavusturacaktır. Mercanköşk, fettucine, soğan, kuşkonmaz ve bezelyeyi, çırptığınız yumurtaya ekleyin ve nazikçe bütün karışımı harmanlayın. Orta boy bir tavayı iyice ısıtın. Isınan tavaya zeytinyağını koyun ve karışımı içine atın. 2-3 dakika kadar pişirin. Pişiririken bir spatula ile kenarları içe doğru katlayın ve pişmemiş harcı iyice ortada toplayın. Tabanı pişmiş olan fritatanızı bir tabak yardımı ile ters yüz edecek şekilde daha büyük bir tavaya alın ve kenarlarına iyice şekil verin. 3 dakika kadar daha pişirdiğiniz fritatayı bebek roka yaprakları ile süsleyerek servis edin.

Şirince mezesi
1 avuç ceviz içi
1 avuç badem içi
2-3 adet domates rendesi
3-4 adet turşu
1 tutam maydanoz
Yarım ekmek içi
Tuz
Ekmek içlerini ıslatın ve iyice sıkın. Ekmek içi ve domates rendesini iyice karıştırın. Turşuları çok minik doğrayın. Maydanozu incecik kıyın. Ceviz ve badem içini havanda iyice dövün. Maydanozu, turşuyu ve dövülmüş ceviz ile bademi de ekmekli karışıma ekleyin. Tuz da ekleyin ve karıştırmaya devam edin. 2 kaşık yardımıyla şekil verdiğiniz mezeyi tabağa dizin. Üzerini minik turşu parçaları ile süsleyerek servis yapın.

BİZE ULAŞIN