Kurt, ama çakal terbiyesi almış

Zenne, Can, Uzun Hikaye gibi önemli sinema projelerinde rol alan Erkan Avcı, atv'nin Karadayı dizisinde canlandırdığı Necdet karakterini çakal terbiyesi almış bir kurta benzetiyor. Diyarbakır'da doğup büyüyen oyuncu Karadayı 'yı ve kariyerini anlattı

- Karadayı'daki Necdet karakteri teklif edildi ve...
- Bu rolü okur okumaz çok beğendim. Dizi akarken göreceksiniz ki, tüm karakterlerin birçok yönü var. Salt kötü değil kimse, hepsinin kendine göre sebepleri var. Necdet iyi ağabey olmaya çalışan bir adam aynı zamanda. Tüm kötüler ve iyiler gibi kendi hayatını yaşamaya çalışıyor. Oyuncuların kullandığı bir tabir vardır, Necdet çok cinli bir karakter. İlk bakışta hoşlanmak gibi, Necdet'le aramızda öyle bir şey oldu.
- Necdet nasıl bir adam?
- Biz ekip olarak iyi bir ön çalışma yaptık. Sete çıktığımızda kimsenin kafası karışık değildi. Necdet bence kurt, ama çakal terbiyesi almış. Benim Necdet'e dair üst başlığım bu. Öz ve refleks itibariyle kurt, kendi doğruları var ama çakallarla büyümüş ve onların terbiyesini almış. Necdet'in bir kardeşi var ve onunla ilişkisini zaman içinde göreceğiz. Bir oyuncu için oynadığı karaktere dair elinde böyle bir yol haritası olması çok iyi bir şey. 'Kervan yolda düzülür,' denir, bakalım.

KARAKTER SİNEMASI ÖNE ÇIKTI
- İyi bir dizinin en önemli unsurlarından biri yan karakterler oldu...
- Bu, iyi senaristlikle olabilecek bir şey. Elinizde güçlü karakterler, bunları oynayacak güçlü oyuncular varsa, iyi yol alıyorsunuz. Bir binayı sadece iskeleti ve kolonlarıyla yapamazsınız. Binanın birçok ayrıntısı vardır. Dolayısıyla yönetmen ve yazar da, oyuncudaki cevheri gördükçe, o kanalı besler. Son 15, 20 yılda çok şey değişti, sinema da değişti. Artık karakter sineması öne çıktı. Sinema ve dizi için tabii ki proporsiyon çok önemli, ama karakter oyunculuğu da çok önemli. Bizim yapmaya çalıştığımız şey de o.
- Bir röportajınızda, farklı roller oynamayı sevdiğinizi söylemişsiniz, bu sizin için farklı bir rol mü oldu?
- Kesinlikle. Çünkü Necdet çok boyutlu bir karakter. Kendi çalıştığı işyerinde başka bir adam, patronunun yanında başka bir adam, evinde başka bir adam. Bu herif bukalemun gibi. Beni ilk cezbeden bu oldu. Herkesle başka biri oluyor. Skalası bu kadar geniş bir adamı oynamak, oyuncunun da skalasını genişletir.
- Bu dizide 1970'lerin mafyasına dahil olmuş birini canlandırıyorsunuz. O zamanki ortamı araştırdınız mı?
- 70'lerde dünya, siyaset alanında da, halk nezdinde de daha agresifti. İki dünya savaşı bitmiş, 68 kuşağı, hippiler var, dünya karışıkmış o zamanlar. Dolayısıyla dünyadaki agresyonun Türkiye'ye yansıması da daha ağır. Türkiye bazında baktığımızda efe kültürü, sokak kültürü, mafya kültürü var. Mafya kültürü, herkesin kendi hukukunu yaratmaya başlamasıyla ortaya çıkıyor. Çünkü birey kendi hukukunu kendi üretmeye başlarsa, orada hukuksuzluk başlıyor.

BİZE ULAŞIN