Cem yanımda olmasaydı doğuramazdım!

atv'nin başarılı anchorman'i Cem Öğretir ve haberci eşi Seda Öğretir'in kızları Ada, bugün 40. gününü doldurdu

CEM ÖĞRETİR
Seda ile doğuma girdim. Bir ara sıkıntı yaşadık. Normal doğumdu, Seda'ya 'Sadece gözlerime bak,' dedim.

Bana sordular: 'Şimdi babasın, nasıl hissediyorsun kendini?' Dedim ki 'Beni tanıyorsunuz, yumuşak başlı bir insanım ama bebeğime bir şey yapılırsa, katil olabilirim. 'Canını ver,' deseler, veririm çocuğum için.

İnsanlar kendilerini ya meslekleri, ya koltukları, ya da evdeki rolleri ile var ediyor. Ben sadece Cem Öğretir'im. Bugün anchorman'ım, bir gün biterse taksi şoförlüğü bile yaparım.

SEDA ÖĞRETİR
Evlenir evlenmez 'Hemen bebek yapın,' baskısıyla karşılaştık ama altı yıldan sonra bebek yapmaya karar verdik. Gebe kaldıktan sonra dedim ki 'Keşke daha önce kalsaymışım. O kadar da korkacak bir şey yokmuş.'

Panik anne babalardan olmayalım istiyoruz. Hatta Cem bana 'Seda, biz Ada'ya ikinci bebeğimizmiş gibi davranalım,' dedi. İlk bebeklerde anne babalar biraz arıza olurlar ya...

Haberci olmamı Dilek Dağcıoğlu, Ayşenur Arslan ve Mehmet Ali Birand'a borçluyum. Ayşenur Abla elimden tuttu, acayip bir yol açtı bana.

Her akşam atv ekranlarında bize haberleri anlatan Cem Öğretir, kısa bir süre önce babalığa terfi etti. Başarılı haberci eşi Seda Öğretir de, NTV haber masasından anneliğe geçiş yaptı. Bebekleri Ada, bugün 40. gününü dolduruyor. Kıdemli haberciler biraz şaşkın ve epey mutlu. Yeni anne-baba olmanın keyfini çıkarıyorlar. Ada'yı kucağıma aldığımda, deja-vu yaşadım... Bebek kokusu öyle bir duygu yaratıyor ki insanda, her şeyden uzaklaşıp, dünyayı toz pembe görmeye başlıyorsunuz. Sevgili Ada, hayat sana hep toz pembe güzellikler sunsun... Aramıza hoşgeldin.
- Bebek sürpriz mi oldu yoksa istiyor muydunuz?
- Seda Öğretir:
Sürpriz değildi, istiyorduk. Evlenir evlenmez 'Hemen bebek yapın,' baskısıyla karşılaştık ama altı yıldan sonra bebek yapmaya karar verdik. Gebe kaldıktan sonra dedim ki 'Keşke daha önce kalsaymışım. O kadar da korkacak bir şey yokmuş.' Gebeliğim çok güzel geçti, hiçbir sıkıntımız olmadı. Son zamanlardaki bel rahatsızlıkları dışında. Bir de tam 20 kilo aldım!
- Çok tatlı bir kız. Seda'ya daha çok benziyor sanki. Ada ismini kim koydu?
- S.Ö: Zor karar verdik.
- C.Ö: Ben modernciydim, Seda gelenekçiydi. Gebelik ilerledikçe tam tersi olmaya başladı ve ortak bir isimde buluşamadık. Artık en sonunda bir konsensusa varmamız lazımdı.
- S.Ö: Biz harflerin gücüne de inanıyoruz. İsimlerin gücü ile ilgili bir kitap geçti elime. Her kelimenin, kelime anlamının dışında harflerin de bir enerjisi olduğunu anlatan bir kitap. Sonunda Ada koyduk kızımızın ismini. Ona çok yakışıyor. Mesela Ada banyo yapmaktan çok hoşlanıyor. Ağladığında ona telefondan su sesi açıyoruz, hemen rahatlatıyor.
- Doğum kolay oldu mu?
- S.Ö:
Sancı akşamüstü başladı ama sabaha karşı 03.18'te doğdu Ada. Sekiz dokuz saat sancı çektim ama doğumhanedeki kısım çok zordu.
- C.Ö: Seda ile doğuma girdim. Bir ara sıkıntı yaşadık. Normal doğumdu, Seda'ya 'Sadece gözlerime bak,' dedim. Normal doğum gerçekten çok özel ve güzel bir şey. Ada sabah 03.18'de doğdu, Seda 03.45'te kahvaltı yapıyordu. Yan odamızda sezaryen olan bir anne, bir gün önce doğum yapmasına rağmen daha yeni su içmeye başlamıştı. Biz ondan önce taburcu olduk. Doğum sırasında biraz zorlandık ama 'tahliye' sonrası mutluyduk hepimiz.
- Tahliye?
- C.Ö:
İki haberci olarak bu sürece isimler koymuştuk. Mesela ultrason günlerine 'açık görüş' diyorduk. Çünkü Ada bize hiç yüzünü göstermedi. 'Bugün görüş günü,' diyordu Seda 'Bakalım yüzünü gösterecek mi?' Plasentaya yüzünü dayamıştı; alnını, yüzünü, burnunu hiç göremedik. Doğumda Seda çok terledi. İki büyük rulo kağıt havlu bitirdik. Bir ara endişelendi onun farkındayım çünkü ıkınmak çok zor. Gücünün kesildiği, takatinin düştüğü zamanlar oldu.
- S.Ö: Cem yanımda olmasa, doğumu atlatamazdım. Doktorların yüzündeki endişeyi gördüğümde, bir şeylerin ters gittiğini hissetmiştim. Cem doğumhanede yanımda olmasaydı doğuramazdım. Doktora 'Kesin alın,' derdim. İyi ki benimle doğuma girmiş! Doktorumuz Fatma Figen Güney de bizi başından beri rahatlattı. Ona da çok şey borçluyum.

BİZE ULAŞIN