Mutfakta başarının karşılığı bir çeşit modern kölelik mi?

Cezayir asıllı Fransız yazar Albert Camus 'Başardığımız her iş bizi köleleştirir, çünkü daha iyisini yapmaya zorlar' demiş. İş hayatı ya da mutfak için bu ne kadar doğru bir söz bilseniz...

Metropol hayatında yaşayan hemen herkes epeyce koşturmacalı bir tempoda yaşıyor ve çalışıyor şüphesiz. İster masa başı, ister sahada çalışılan işler olsun hem bedenen, hem zihnen fazlaca yıpranıyoruz. Gününü kısmen mutfakta geçiren gastronomi sektörü çalışanlarını hiç saymıyorum bile... Son üç yıldır Arda'nın Mutfağı yemek programını yaparken şunu farkettim, aynen Nobel ödüllü yazar Albert Camus'nün de dediği üzere çalıştığımız işler bizi ister istemez köleleştiriyor kendilerine. Başından ayrılamadığımız projeler, üzerine titrediğimiz detaylar, iyi olsun diye gece gündüz nakış gibi işleyerek oluşturduğumuz fikirler bir bakmışız ki bizi kendilerine derinden bağlıyorlar. Fakat bu ne yaman bir çelişkidir ki, işini severek yapan, içinde bir yerlerde ne kadar yorulsa da gizliden gizliye yaptığı işlerden haz alarak ilerleyenler yine tastamam bizlerden başkası değil. Aslında Camus olaya çok direkt ve empati kurmadan girip, dışarıdan bir bakış açısıyla net bir tanımlama yapmış bence. Örnek olarak kendimi incelersem 1997 yılından beri işletme sektöründe faaliyet gösteriyorum, 2003 yılından beri mutfaksız günüm tek tüktür, çalışmaktan sabahladığımız geceleri say say bitmez, ancak bu öyşe bir ilginç tutku, kanda bitlenen öyle bir ilginç virus ki, sorduklarında 'Şikayetçi misin?' diye cevabım kesinlikle 'Hayır değilim,' olur. Her şey bir yana Camus'nün bu fikir barikatını kurarken atladığı en önemli tuğla, işe katılan sevgi. O varsa zaten her şey var, o yoksa ne yapsan olmaz, ister mutfakta ister dışarıda...

YOĞUN HAFTA, ÖĞLE YEMEKLERİ TEMPOSU
Ekim ayının başından beri Leblonda biraz farklılaşarak kendimizi daha iyi ifade edebileceğimiz öğle mönüleri çıkartmaya başladık. Her gün farklı olarak mutfaktan çıkan altı-sekiz adet salata ve zeytinyağlı ile bir tencere yemeği, bir de yan yemeğe farklı ızgara çeşitleri eşlik ediyor. Tabii bu işin mucidi, ilk ya da tek düşüneni biz değiliz. Yıllardır hemen her semtteki esnaf lokantaları benzeri günlük farklı yemekler çıkartıyorlar. Fakat aslında benim gibi lokantacıların örnek aldığı yıllar önce İngiltere'de günlük mönü uygulaması yapan River Cafe'dir. Hatta zamanında birçoğumuz River Cafe kitaplarından esinlenerek bir sürü farklı tarif peşinde de koşmuşuzdur o yıllarda. Bu, günlük mönü uygulaması aslında kolay iş değil, biraz doğaçlama, biraz fazla emek, biraz malzemeyi tanıma gerektiriyor. Ama her şey gibi o da fazlaca sevgi gerektiriyor. Ben de günlük olarak yaptığımız tüm yemekleri instagramdan ve twitterdan paylaşıyorum. Kimi zaman zulüm oluyor takipçiler için bu yemekleri görüp de ulaşamamak, ama en azından umarım biraz da olsa denemek adına cesaretlendirici oluyordur. Siz de takip etmek isterseniz www.twitter.com/arda_turkmen adresi doğru adres.

10 KASIM
Bugün 10 Kasım, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 1938 yılında bu dünyaya gözlerini yumduğu gün. Kendisini rahmet ve minnetle anarken, bedenen aramızda olmasa bile ilke ve devrimlerine sahip çıkan tüm Türk ulusu için şu sözlerini bir kez daha saygıyla hatırlatmak istiyorum. "Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir; benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir."

ARDA'NIN MUTFAĞI ATÖLYESİ BAŞLIYOR
Evet sonunda artık biz de dostlarla farklı yemek tariflerini birlikte pişirerek paylaşabileceğimiz bir atölye çalışmasına başlıyoruz. USLA yemek okulunda kasım ve aralık ayında yapacağımız atölye çalışmalarında meyveli mevsimsiz yemekler üzerine gideceğiz. Detayları twitter ve facebooktan paylaşacağım en kısa sürede. Madem bu kadar günlük öğle yemekleri tariflerimizden bahsettik buyrun o zaman size mutafığınızda uygulayabileceğiniz kolay ve lezzetli bir kaç öneri. Hepinize afiyet olsun.


BİZE ULAŞIN