'Yeni' mor ve ötesi'ni beklerken

Türk rock'ının köklü gruplarından mor ve ötesi'nin yedinci albümü Güneşi Beklerken, önümüzdeki hafta raflarda olacak. Hem grubun kariyerinde hem de müzik tarihimizde özel bir yere sahip olacağını düşündüğümüz bu iddialı albümü, yayınlanmadan önce dinledik. Albümde kendini yenileyen grup, köklerine sadık kalmayı da ihmal etmemiş

Mor ve ötesi'nin Esentepe'deki ofisi Rakun Müzik, hayli şık bir yer. Buraya geçmişte sıklıkla yolum düşüyordu.
Zira yıllar önce menajerliğini yaptığım Sakin'in albümünü de Rakun Müzik basmıştı. Bu seferki ziyaretin sebebi başka. mor ve ötesi, 19 Kasım'da yeni albümü Güneşi Beklerken'i yayınlayacak. Biz de önden grubun menajeri Can Sertoğlu'yla birlikte oturup albümü dinleyeceğiz.
Bu, mor ve ötesi'nin yedinci albümü. Diğerlerinden hayli farklı bir yerde duruyor. Uzun zamandır birlikte çalıştıkları prodüktörleri Tarkan Gözübüyük'ün yerinde bu sefer Serdar Ateşer oturuyor.
Emsallerine oranla pek fazla tanınmasa da, Ataşer hayli değerli ve yetenekli bir müzisyen. mor ve ötesi'ni de köklerini koruyarak başka bir alana doğru kaydırmış.
Aslında bu değişikliğin, dışarıdan bakıldığında sembolik bir anlamını var. Bu yeni prodüktöre mor ve ötesi üyelerinin özellikle son yıllarda değişen hayatlarının bir sonucu olarak bakabiliriz. Grubun dörtte üçü evlendi ve pek muhtemeldir ki bunun da getirisiyle yeni bir düzende yaşıyorlar. Geçmişteki albümleriyle kendilerini defalarca kanıtladıkları için, artık sanatsal anlamda daha özgürler. Hiçbir zaman şarkılarında belirli bir formüle gitmemiş olsalar da, Güneşi Beklerken'de daha geniş bir alana yayıldıkları hissediliyor. Bir kere bu en uzun mor ve ötesi albümlerinden biri. 12 şarkılık albüm, 60 dakika sürüyor.
Türkiye'de duymaya pek alışık olmadığımız sekiz dakikalık bir şarkı (Mermiler) dahi mevcut albümde.

ÖNCEKİ ALBÜMDEN DAHA ÇARPICI
Albümün genelini tanımlamak için olmasa da, özgünlüğü tanımlamak için doğru bir adres Mermiler. Radiohead'in Paranoid Android'i gibi progressive bir yapıda ilerleyen politik şarkı, memleketimizin günümüzdeki karmaşık, inişli çıkışlı ruh halini de çok iyi temsil ediyor. Albümün geri kalanı ise bambaşka bir tonda ilerliyor. Bu, aslında eski mor ve ötesi hayranlarını fazlasıyla heyecanlandıracak bir albüm.
Topluluk özüne sadık kalırken, bir önceki albümlerine oranla çok daha çarpıcı şarkılar bestelemiş. Daha açılış şarkısı Güneşi Beklerken'i dinlerken 'büyük' ve 'güçlü' bir sesle karşılaştığınızı fark ediyorsunuz.
Smashing Pumpkins'vari bir tonda giden Güneşi Beklerken grubun Fikirtepe'deki kendi stüdyosunda kaydedilen tek şarkı. Diğer şarıklar İstanbul'un yeni gözdesi Babajım'da kaydedilmiş.
Şarkıların neredeyse tamamı son birkaç yılda bestelenmiş. Dolayısıyla topluluğun artık iyice oturmuş müziğinin olgunlukla birleştiğini bariz şekilde hissediyorsunuz. Eski Şarkısı'nda Harun Tekin'in bir vokalist olarak sesinin ne kadar oturduğunu duyunca gerçekten şaşırıyorsunuz. Harun'un vokali kabaca şarap gibi. Yıllandıkça daha da güzelleşiyor.
Konserlerde favori olmasına kesin gözüyle baktığım Gel Söndür Beni'de Kerem Kabadayı'nın aksak davulları ve Burak Güven'in ritmik bası, müzisyen olarak daha da yetkinleştiklerini gösteriyor.
Bence Türkiye'nin en önemli gitaristlerinden biri olan Kerem Özyeğen'in riff'leriyse her yere nüfuz etmiş durumda. Tamiri Mümkün Kalbinin, dörtlünün doruğa ulaştığı anlardan biri. Saf, temiz, melankolik ama bir yandan da gülümsetmeyi başaran bir şarkı.

SONBAHARA YAKIŞACAK
İlk single Oyunbozan'da ise sanki Iggy Pop ve mor ve ötesi bir araya gelmişler. The Passanger'vari gitarlarıyla dikkat çekiyor. Son Sabah'ta James, New Model Army ve The Cure arasında geziniyorlar. Bahar'da New Order tonlarında bir new wave atmosferi mevcut. Akustik gitar ağırlıklı kapanış şarkısı Denize Doğru ise ayrı güzel. Bir Wes Anderson filmine 'soundtrack' olurmuş bu şarkı.
Tüm bu benzetmeleri bir kenara bırakabilirsiniz aslında. Güneşi Beklerken son derece 'indie' bir albüm. Hem grubun kariyerinde hem de Türk müzik tarihinde özel bir yerde duracağını söyleyebilirim.
Sonbahara da çok yakışacaktır. 19 Kasım'a kadar bekleyemeyecek olanlar, 16 Kasım'da Ghetto'daki yeni albüm konserine gidebilirler.
Bu şarkıları canlı dinlemek de hayli keyif verir. Benden söylemesi...

BİZE ULAŞIN