Festival var, gençler yok

Efes Pilsen Blues Festival, bu yıl 23 yaşında. Ama eğer siz 23 yaşındaysanız, bu festivali izleme şansınız yok. Neden mi?

Türkiye'nin en uzun soluklu gezici festivalerinden biri Efes Pilsen Blues Festival. Bu sene 23.'sü gerçekleşiyor. Ben festivalin Kıbrıs ayağını geçen hafta Girne'de izledim. Yanlış hatırlamıyorsam bu benim izlediğim onuncu Blues Festival konseri oldu. Dönüp geriye bakınca onlarla birlikte Erzurum'a da, Diyarbakır'a da gittiğimi anımsıyorum. Zamanında özelikle Erzurum ve Diyarbakır konserlerinden çok etkilenmiştim. Yaşımın toyluğuyla oralarda da bu kadar güzel insanlarla tanışacağımı tam olarak öngörememiştim. Gidip görünce de aslında ortak ne kadar çok şeyi paylaştığımızı daha net kavramıştım. Birçok şey büyük şehirlerimizin etrafında dönüyor olsa da sanatı, kültürü nereye götürürseniz alıcısını buluyorsunuz. Kıbrıs'ta da durum farklı değildi. Ben Efes'in bu yönünü seviyorum. İstanbul, Ankara, İzmir dışındaki şehirlerde de etkinlik yapmasını hayli değerli buluyorum. Bence Türkiye'nin her şehri bu tip etkinlikleri hak ediyor. Bu sene festivalin geri kalan 14 ayağından birine katılanlar yaklaşık dört saat boyunca Cedric Burnside, Smokin' Joe Kubek & Bnois King ve Billy Branch'ı izleyebilecekler. Ama, bir sorun var...


YAŞ SINIRLAMASI KALKMALI
Bu isimlerin hepsi çok genç yaşta müziğe başlamışlar. Konserlere gitmişler. Birilerinden etkilenip bugün bizleri etkileyecek konuma gelmişler. Ama eğer Türkiye'de olsalardı, 24 yaşına kadar Efes Pilsen Blues Festival'a gidemeyeceklerdi. Hatta herhangi bir içki firmasının sponsorluğunda gerçekleşen herhangi bir konseri izleme şansları olmayacaktı. Malum, geçtiğimiz senelerde defalarca yazıp karşı çıktığımız konu yeniden gündemimizde. 24 yaş sınırımız geri geldi. Eğer konserler bir içki firmasının sponsorluğunda gerçekleşiyorsa artık 24 yaşın altındakiler bu konserlere katılamayacak. Devlet 18 yaşındaki vatandaşını savaşa gönderebiliyor ama aynı vatandaş bir konsere gidemeyebiliyor. Milletvekili seçilmeniz için 18 yaşın yeterli olması konuşuluyor, ama aynı 'muhtemel' vekil istediği etkinliğe giremeyecek. 21 yaşında silah ruhsatı alabiliyorsunuz ama bir konsere gidemiyorsunuz. 13 yaşında çocuk tecavüze uğradığında 'kendi rızasıyla' deniyor ama 18 yaşındaki bir genç kendi rızasıyla içki içip içmemeye karar veremiyor. Mevzu içki içmek de zemzem suyu içmek de değil. Kimse kimsenin yaşam şeklini benimsemek zorunda değil. Ama eleştirmemeli, karışmamalı da. Elbette devlet sağlık, güvenlik gibi temel konularda belirli bir yaklaşım belirmeli. Sınırlamalar koymalı. Ama aynı devlet insanların yaşam şeklini de korumalı. Hür iradeye bu denli ve tutarsızca karışmaya ne demeli... İşte orasını ben size bırakıyorum. Neden bu ülkeden bir avuç insan haricinde tüm dünyada benimsenmiş sanatçılar, müzisyenler çıkmıyor? Eğer her düşündüklerine, yaptıklarına karışılır ve özgür bırakılmazlarsa elbette çıkmaz. İlk konserine 24 yaşında gidebilen birisini hayal edin... Ne yapsın? Kurduğu hayatı, çalıştığı bankayı bırakıp gitar mı çalsın? Daha çok yolumuz var, eskisinden de çok.

BİZE ULAŞIN