Televizyon da bizi izliyor

Memleketin televizyonlarına girilmiş, radyoları ele geçirilmiş, bilinçaltımız işgal edilmiş olabilir. Reklam ve filmlerde 'görmediğimiz kareler', çizgi filmlerde 'sakıncalı imgeler' olabilir. Sefer Darıcı Subliminal İşgal kitabında bu tehlikeye dikkat çekiyor

Arkanıza yaslanmış, en sevdiğiniz diziyi izliyorsunuz. Dizi oyuncuları bankalarla, marketlerle, gıda şirketleriyle, telefoncularla ve butiklerle dolu bir caddede dolaşıyorlar. Önünden geçip durdukları 'marka dekor'ların hepsi gerçek hayatta da var. Herkes sözleşmişçesine aynı marka arabalara biniyor. Sevilen kahramanlar aynı marka telefonları kullanıyor. Ellerinde tuttukları karton bardaklarda bir kahve markasının adı yazıyor. Laf arasında biri pat diye "Çamaşırlarımı şu deterjan markasıyla yıkadım; yumuşacık oldu," deyiveriyor. Siz sevdiğiniz diziyi izlerken, sevdiğiniz dizi de sizi izliyor. Para karşılığı taşıdığı mesajları zihninize sinsice yerleştiriyor. Bunlar göz göre göre yapılanlar... Bir de göz görmeden, kulak duymadan yapılanlar var. Bilincinize değil bilinçaltınıza sesleniyorlar. Görüntünün ya da sesin içine ustaca gömülüp, bilinçaltınıza uyuyan bir ajan gibi sızıyor, orada saklanıp zamanı geldiğinde ortaya çıkmak üzere bekliyorlar. İzlediğiniz görüntünün içerisinde bir yerlerde, gözünüzle göremediğiniz bir yazı, dinlediğiniz şarkının arka planında, duyma eşiğinizin altında bir başka şarkı olabiliyorlar. Bunlara 'subliminal' yani bilinçaltına yönelik mesajlar deniyor. Subliminal mesajların gerçekte olup olmadığı, varsa bile iddia edildiği kadar etkili olup olmadığı tartışılagelir. Bazı insanlar kendilerini subliminal mesajları deşifre etmeye adamış araştırmacıları komploculukla suçlar. Araştırmacılar da bu insanları kandırılmış ya da komplonun bir parçası haline gelmiş olmakla. Bütün bu tartışmalara rağmen Türkçe'de bu konuyla ilgili bilimsel ve derli toplu bir kitap yazılmamıştı. Bu boşluğu araştırmacı gazeteci Sefer Darıcı'nın Destek Yayınevi'nden çıkan Subliminal İşgal adlı kitabı kapattı.

ÇOCUKLARI HEDEF ALIYOR
Darıcı'nın iddiasına göre: "Bilinç düzeyinde algılanamayan bu mesajlar bilinçaltımız tarafından kaydediliyor ve yeri geldiğinde davranışlarımızı etkileyebiliyor. Gizli mesajlar insan bilinçaltının umut, korku, suçluluk ve cinsellik gibi duygulara odaklı yapısından yararlanarak işliyor." İnsan bilinçaltı özellikle doğum ve ölümle ilgili arketiplere karşı çok duyarlı. Bunlarla cinsellik ve saldırganlık arasında eşleştirme yapılarak işliyor bilinçaltı mesaj sistemi. Üstelik sadece yetişkinleri değil çocukları da hedef alıyor: "İşin korkunç tarafı bu tekniğin hedefinde çocukların da olması. Masum sandığımız çizgi filmlerin arasına pornografik resimler ya da şiddet içeren görüntüler koyulabiliyor. Bunlar çocuklarımızı olumsuz davranışlara yönlendirebiliyor."

55 ÜLKEDE YASAKLANDI
Başta ABD olmak üzere dünyada 55 ülke 'subliminal mesajların' kullanılmasını yasaklamış durumda. Türkiye de bu ülkeler arasında. 6112 sayılı RTÜK Kanunu 'bilinçaltına yönelik reklamları' yasaklıyor. Bu hüküm başka kanun ve yönetmeliklerle de destekleniyor. Ama Darıcı o konuda da dertli: "Bu mesajlar sadece ticari amaçlarla değil, sapkın bazı örgütlerin propagandası için de kullanılabiliyor. Mesajlar ancak bazı programlar yardımıyla ve yöntemleri bilen kişilerin yapacağı incelemeyle bulunabiliyor. Türkiye'de ne yazık ki bu konuda yapılmış bilimsel çalışmalar ve uzman sayısı yetersiz. Malesef bunu deşifre edecek kadrolara sahip değiliz. Hükümet bir an önce bu konuya önem vermeli ve tedbirler almalı."

CİNSELLİK VE ŞİDDET İÇERİKLİ GİZLİ MESAJLAR
'77 santimin kıymetini oturanlar bilir.' 'Bacaklarınızı çok seviyoruz.' '69'u çok seveceksiniz.' 'İki tık tık bir şık şık.' 'Lütfen hosteslerimize para teklif etmeyin.' Yukarıdaki cümleler Türkiye'de faaliyet gösteren bir havayolu şirketinin reklamlarından alındı. Darıcı'nın kitabındaki örnekler burada tek tek sayılamayacak kadar çok.
Kuzuların Sessizliği filminin afişine dikkatle bakıldığında fark ediliyor ki, Jodie Foster'ın ağzını kapatan kelebek figürünün içine yedi çıplak kadın fotoğrafı gömülmüş.
Aslan Kral filminin afişinde de aslanın yüzünde bir çıplak kadın gömülü. Ayrıca filmde aslan ayaklarını yere vurduğunda 'sex' gibi kelimelerin yazılı olduğu toz bulutları ortaya çıkıyor.
Disney yapımı The Little Mermaid'in bir sahnesinde arka plana belli belirsiz bir 'Elbiselerini çıkar' sesi yerleştirilmiş.
Coca Cola'nın Avustralya'daki reklam afişlerinde, şişenin çevresindeki buzların içine bir oral seks sahnesi çizilmiş. Durum farkedilince grafiker işten çıkarılmış ve afişler toplatılmış.

SUBLİMİNAL MESAJIN KISA TARİHİ
1920'li yıllarda BBC ilk radyosunu faaliyete geçirir. Halk radyoyu 'şeytanın sesi' olarak görünce normal yayının arkaplanında belli belirsiz 'radyonun aslında ne kadar yararlı bir iletişim aracı olduğuna' dair propaganda konuşmaları yapılır. Bu yöntemin radyoya yönelen ön yargının kırılmasında etkili olduğu söyleniyor.
2. Dünya Savaşı sırasında bu yöntem Tachistoscope adı verilen cihaz kullanılarak ABD'li pilotlar üzerinde denenir. Pilotlara izlettirilen ve saniyenin üç binde biri kadar kısa bir sürede gösterilen imajlarla ABD'li savaş uçağı pilotlarının düşman uçaklarla dost uçakları ayırması sağlanır.
1957 yılında James Vicary efsanevi deneyini yapar. Piknik adlı filmin gösterimi sırasında 'tachistoscope' cihazıyla ekrana her beş saniyede bir flaş şeklinde patlayan 'Aç mısın?', 'Cola iç, patlamış mısır ye!' gibi mesajlar gönderilir. Mısır ve Cola satışları artar.
Vicary, deneyi saptırmakla suçlanır. Ama deneyin 50. yılında (2007) Uluslararası Marka Pazarlama Konferansı'nda yapılan bir başka deney benzer bir sonuç verir. 1400 katılımcıya Piknik filminin ilk 90 saniyesi izletilir ve filmde adı bile geçmeyen iki hayali marka olan Delta ve Theta arasında bir seçim yapmaları istenir. Katılımcıların yüzde 81'i Delta markasını seçer, çünkü Delta ismi Vicary'nin yöntemiyle filme gizlice yerleştirilmiştir.

BİZE ULAŞIN