Göklerin yeni kraliçesi

Efsanevi Jumbo Jet 747 serisinin en yeni üyesi, Boeing 747-8 Intercontinental. Göklerin Kraliçesi lakaplı Boeing 747 nin yenilenmesi ve modernizasyonu ile ortaya çıkan Boeing 747-8, dünyanın en uzun uçağı

1970'li yılların ortalarıydı, henüz ilkokula bile gitmiyordum. Almanya'da yaşıyor, fakat sık sık İstanbul'a gidip geliyorduk. Türkiye-Almanya arası yaptığımız uçak yolculuklarını iple çekerdim. O yolculuklarda iki şeyin beni çok etkilediğini hatırlıyorum: Bagajların konulduğu dönen bantlar ve uçakta hosteslerin dağıttıkları renkli boyama kalemleri. Aradan yıllar geçti. Haliyle artık uçak yolculuğu deyince, aklıma ilk gelen boyama kalemleri olmuyor. Hemen herkes için olduğu gibi, benim açımdan da uçağın zamanında kalkması ve havadayken fazla sarsılmamamız önemli; yani rahat bir yolculuk yapmam. Ki bu da uçağın konforlu olmasına bağlı. Geçtiğimiz günlerde işte tam da böyle 'rahat bir uçak yolculuğu' yapma imkanım oldu. Lufthansa'yla, Frankfurt (Almanya) - Washington (ABD) arası. Çok merak ettiğim Boeing 747-8 uçağına bindim. Boeing 747 serisinin devamını oluşturan Boeing 747-8 Intercontinental'ı bu kadar merak etmemin sebebi ise dünyanın en uzun uçağı ve çift katlı olması. Yerim, sadece business class'a (bu arada Lufthansa'nın yeni business class uygulamasıyla da tanışmış oldum) ayrılmış üst kattaydı. Tek koridorun sağında ve solunda sıralanan çifter koltuklardan birine kurulup, yolculuk sırasında bize (farklı ülkelerden bir grup gazeteciye) eşlik eden Boeing ve Lufthansa yetkililerinden Boeing 747-8'le ilgili hayli bilgi aldım. Teknik ayrıntıları merak edenler alttaki kutuya bakabilir, ben 'sıradan bir fani' olarak izlenimlerimi yazayım. Bir kere kabinin basık olacağını bekliyordum, ama yanılmışım, gayet ferah. Bunun, mühendislerin başvurduğu 'hilelerden' kaynaklandığını öğreniyorum. İç tasarımda tüm keskin hatlar yuvarlatılmış, böylece daha geniş bir görünüm elde edilmiş. Sonra sadece üstte değil, yanda da bagaj yerleri var. Pencere kenarında oturuyorsanız, öteberinizi hemen elinizin altındaki sandıklara koyabiliyorsunuz, böylece eşyalarınıza ulaşmak istediğinizde ikide bir yanınızdakini yerinden kaldırmak zorunda kalmıyorsunuz.

MERCEDES FİYATINA KOLTUK
Koltuklardan bahsetmeden olmaz. Tamamen yatay konuma getirilebiliyor; bir düğmeye dokunmak suretiyle 1.98 metre uzunlukta konforlu bir yatağa dönüşüyorlar. (First Class'taki sekiz koltuksa 2.07 metre uzunluğunda ve 80 cm eninde bir yatak oluyor.) Yani boylu boyunca uzanabiliyorsunuz. Bir diğer yeni uygulamayı ise 'v' şeklindeki koltuk düzeni. Her iki tarafta ikişer koltuk ortadaki koridora çapraz yerleştirilmiş, böylece iki yolcu arasındaki mesafe neredeyse iki katına çıkarılmış. Lufthansa yetkilisi, şakayla karışık koltukların ne kadar pahalı olduğundan dem vuruyor: "Bir çiftin fiyatı, C sınıfı bir Mercedes'in ederi kadar." Ayrıca uçağın dış kabuğundaki ses izolasyonu, ses yalıtımı sağlayan kabin perdeleri ve yürüyenlerin ayak sesini 'emen' zemin malzemesi sayesinde sessiz bir ortamda seyahat ediyorsunuz. Yaklaşık 8 saat süre yolculuk, benim için ilklerle dolu. Mesela hayatımda ilk defa kokpikte ayak basıyorum. Ne kadar da küçükmüş! İçeride üç pilot var. Öylece oturup dışarıyı seyrediyorlar. İkinci pilot yüzlerce düğme ve şalteri gösterip "Bunlar, öyle görünmese de en son teknoloji. Pilotlara büyük oranda iş düşmüyor. Biz olmadan olmaz, ana genelde otomatik pilotla yol alıyoruz," diyor. Fotoğraf çekmeye çalışıyorum, ama içerisi o kadar aydınlık ki, girişimim pek de başarılı olmuyor. Derken bir zil sesi duyuluyor ve içeri bir hostes giriyor. Beni almaya gelmiş. Hosteslerin dinlendikleri 'gizli bölmeye' doğru yollanıyoruz. Dik bir merdivenle çıkılan; her biri perdeyle kapatılan, altlı üstlü bir sürü yatağın bulunduğu bu oda daha çok bir koridoru andırıyor. Gözümde Bazıları Sıcak Sever'deki tren sahnesi canlanıyor; hani kadın geceliği içindeki Tony Curtis ve Marilyn Monroe'nun yatakta gizlice içki içtikleri o sahne... Ama hayal âleminden çıkmak zorundayım: Yemek vakti. İyi ki yemeği kaçırmamışım! Menüden ana yemek olarak, kaz eti istiyorum. Bu bir Alman spesyalitesi, ama farklı ülkelerin mutfaklarından seçenekler sunuluyor. Zira Lufthansa'nın first class business yemekleri, dünyanın farklı ülkelerinden ünlü şefler tarafından hazırlanıyor. 10 yıldır süren uygulama kapsamında şefler ve dolayısıyla komple menü iki ayda bir yenileniyor.

DAHA SESSİZ, DAHA ÇEVRECİ
Göklerin Kraliçesi lakaplı Boeing 747 nin yenilenmesi ve modernizasyonu ile ortaya çıkan Boeing 747-8'i ilk olarak filosuna katan havayolu Lufthansa oldu. 2 Mayıs 2012'de uçak teslim alındı.
İlk tarifeli sefer 1 Haziran günü Frankfurt-Washington hattında gerçekleşti.
Boeing 747-8, 76,3 metre; selefi Boeing 747-400'den 5,6 metre daha uzun.
Tamamen yeniden geliştirilen uçakların kanatları daha güçlü aerodinamik özellikler gösteriyor ve taşıyıcı yüzeylerin uç kısımları farklı bir yapıya sahip.
Uçaklar ekolojik verimlilik açısından da belirgin avantajlar sağlıyor: Daha az kerosin tüketimine sahip GEnx-2B motorları sayesinde yakıt verimliliği artmış durumda ve CO2 emisyonu açısından yolcu başına yüzde 15 oranında avantaj sağlanıyor.
Ses emisyonu yüzde 30 oranında azaltılmış.
Yolcu kapasitesi 467'ye kadar çıkabiliyor.
Menzili yaklaşık 15 bin kilometre (İstanbul-Sydney (Avustralya) arası uçacak kadar).
Kanat açıklığı 68,5 metre.
Gövde uzunluğu 76,3 metre.
Yükseklik 19,4 metre.
Maksimum kalkış ağırlığı 447 bin 696 kg.
747-8'de 250 kilometre kablo bulunuyor.

BİZE ULAŞIN