Keçi yetiştiriciliğinde nelere dikkat edilmeli?

Keçi yetiştiriciliğinde dikkat edilmesi gereken konuları anlatan Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nedim Koşum, 1970-1980'li yıllarda tahmini 15 milyon olan kıl ve 3,5 milyon olan Tiftik Keçisi varlığının, bugün toplamda 5 milyon olduğunu, Tiftik Keçisinin ise 200 bin başın altına düştüğünü söyledi.
- Kültür ırkları mı, yerli ırklar mı?
- Kimileri kültür ırklarının yaygınlaşmasının doğru olduğunu savunurken, diğer grubun yerli ırklarla üretime devam edilmesi gerektiğini söylediğini belirten Prof. Dr. Koşum, bu konuda keskin düşüncelere sahip olmaya gerek olmadığına dikkat çekti. Koşum, zamana, çevreye, bölgeye ve ekonomik koşullara göre doğruların veya önceliklerin değişebileceğini dile getirerek, şöyle açıkladı: "Keçi yetiştiriciliğinde üretim biçimini belirleyen aslında rakım yani deniz seviyesinden olan uzaklık ve yüksekliktir. Düz ovada, çayır ve mera imkanlarının hemen hemen hiç olmadığı yerlerde üretici yüksek verimli kültür ırkları ile çalışmak zorundadır. Düz ovadan yamaçlara doğru çıkıldıkça kültür ırkı melezleri yetiştirilmelidir. Üretici bir taraftan yerli hayvana göre daha yüksek verimli, diğer yandan kültür hayvanlarına göre daha dayanıklı hayvanlara sahip olmalıdır. Yüksek verimli kültür ırklarının yetiştirilemediği yüksek dağlık bölgelerde Kıl keçisi yetiştirilmelidir."
- Keçi yetiştiriciliğine yatırım yapmak isteyenler
- Prof. Dr. Nedim Koşum, keçi yetiştiriciliğine yatırım yapmak isteyen girişimcilere de tavsiyelerde bulundu. Yatırımcının internetten elde ettiği yalan ve abartılı bilgilere itibar etmemesini belirten Prof. Dr. Nedim Koşum mutlaka en yakındaki üniversiteden, ziraat veya veteriner fakültesinden akademik destek alması gerektiğini söyledi. Koşum, artan yatırımlar nedeniyle piyasada birdenbire üreticiden ciddi paralar talep eden yatırım, proje, danışmanlık gibi hizmetler veren firmaların türediğine değinerek, bu tür firmalardan hizmet almak isteyen girişimcilerin çok seçici davranmasını önerdi. Bu konuyla ilgili örnek veren Koşum, başından geçen bir olayı şu şekilde anlattı: "2010 yılı sonlarında bir firmaya böyle bir fizibilite raporu hazırlatmış olan bir üretici çalışma odamda beni ziyarete geldi. Projeye başlamadan önce danışmak ve fikir almak istemiş. Raporu inceledim, yatırım yılından bir yıl sonra yüzde 80 iç karlılık oranı hesaplanmıştı. Projede alınan bütün hayvanlar safkan Saanen ve gebe olarak satın alınıyor, tüm hayvanlar ikiz doğuruyor ve doğan tüm oğlaklar dişi doğuyordu, ölüm oranı ise sıfırdı. Ayrıca hayvanlar ilk laktasyonlarında 800 litre süt veriyordu ve süt 2 TL'den pazarlanıyordu. Bu projenin hazırlanması için üretici 15 bin TL ödediğini ifade ediyordu. Öncelikle tarımda dünyanın hiçbir ülkesinde hatta tarım dışı sektörlerde bile bu kadar kısa sürede bu kadar kârlı bir yatırım olamaz. Bu tip hazırlanmış çok kârlı gösterilen yatırım projelerinden kuşkulanılmalıdır."
- Yatırıma başlamadan önce bölge araştırılmalı
- Prof. Dr. Koşum, yatırıma başlamadan önce bölgenin yatırım için uygun olup olmadığı, üretilecek süt-et-damızlık gibi ürünlerin değerince pazarlanabilme olanakları, bölgedeki keçi sütü üretimi alt yapısı, üretilecek sütün nasıl ve hangi fiyattan değerlendirildiği, bölgede mevcut süt sanayi kuruluşları ve bunların keçi sütü işleme olanaklarının araştırılması gerektiğini söyledi.

Veteriner hizmeti alınmalı
İyi bir bakıcı bulmanın öneminden bahseden Prof. Dr. Koşum, yapılacak barınakların, iş gücünü en aza indirgeyecek şekilde planlanması ve işlevsel olması, aşırı lüks teknolojiden kaçınılması gerektiğini dile getirdi. Koşum, girişimcinin yaygın keçi hastalıkları ve sağlık koruma ile koruyucu hekimlik konusunda ön bilgiye sahip olarak, mutlaka veteriner hizmeti alması gerektiğini ifade etti.İşletme alt yapısı tamamlanmadan işletmeye hayvan sokulmaması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Koşum, aksi halde yavru ve anaç hayvan kayıplarının olabileceğini söyleyerek, "İşletmeye hayvan alımı yapılırken, farklı bölgelerden, çok farklı çiftliklerden üçer beşer hayvan toplamak yerine, entansif yetiştiricilik yapan, veteriner kontrolünde olan belli bir işletmeden alım yönüne gidilmelidir" diye konuştu. Tarım, onun bir kolu olan hayvancılık ve hayvan ıslahının oldukça sabır isteyen bir iş olduğunu irdeleyen Prof Dr. Koşum, keçi yetiştiriciliğinin de bugünden yarına hemen yüksek kazanımlar getirecek bir iş kolu olmadığını ifade etti. Koşum, bir yılda 12 ton süt veren Holstein veya 2 ton süt veren Saanen keçisinin yüzyıllar süren sabırlı ve düzenli ıslah çalışmalarının bir ürünü olduğunu da belirtti.


BİZE ULAŞIN