Çıldırtan cümleler

Yeni anne ve baba olmuş çiftler yeni rollerine alışırken birbirlerini çıldırtabilirler. Beyler, siz siz olun eşinize bazı cümleleri sakın kurmayın

Çıldırtan cümleler
Hamilelik boyunca tüm ilgi bizim üzerimizdedir. Eşimiz neredeyse ağzımızın içine bakar ve isteklerimizi hemen yerine getirir. Ancak doğum yaptıktan sonra durum değişir. Yeni odak noktası bebektir. Artık önemli olan bebeğin ne istediğini anlamaktır. İşte bundan sonra yeni rollerimiz başlar, 'anne ve baba' olabilmek. Burada kadın ve erkeğin de iki amacı vardır, yeni rollerinde 'iyi' olabilmek. Bu da tamamen yaşayarak öğrenilir.
Anne, eski hayatına benzemeyen bir yaşamın içindedir artık. Uykusuz geceler, ağlayan bir bebek ve her kafadan çıkan sesler... Baba da bebeğine odaklanır ve bebeğin her ağlamasında eşinin hemen susturmasını bekler. Eşinin de kendisi gibi yeni rolünün acemisi olduğunun farkında değildir. Babanın artan beklentileri annenin ne yapacağını bilememesi ortamı daha da gerer. Ortaya söylenen bir erkek ile bebeğine yetişmeye çalışan hep hareket halinde bir kadın çıkar. Durumu yaşamayanlar bile kafalarında canlandırdığında gürültülü bir telaşın çıktığını tabloyu hemen görür.
Oysa aradan zaman geçtiğinde ve iki kişi de yeni rollerine alıştığında hayat sakinleşir. Anne ve baba yapacakları konusunda deneyimlenir. Ancak çoğu zaman bu deneyimler çatışır. Hatta tüm gün koşturmaktan yorgunluğun dibine vuran anneye artık eşinin söylediği çoğu şey batmaya başlar. Erkek de çoğu şeyi zaten batsın diye söylemeye başlamıştır. Mevzu bahis bebekleridir ve her iki taraf da onun için en iyisini kendinin düşündüğünü zanneder. İşte eşlerin söylediği ve yeni anneleri çıldırtan o cümleler.

Bunları sakın söylemeyin
Bu bebek neden uyumuyor?
Sana annelik çok yakışıyor, keşke çocuklarla hep evde olsan.
Bütün gün evde ne yaptın?
Çocuk hiç mi uyumadı, neden yemek yapmadın?
Bir uyutamadın, ver uyutayım.
Ben gazını çıkardım, altını sen temizle.
Bu bebek seni istiyor.
Bebek aç, anlamadın mı?
Senin sütün yok
BİZE ULAŞIN