Sen nasıl davranıyorsan sana da öyle davranılıyor

Sen nasıl davranıyorsan sana da öyle davranılıyor

Ünlü oyuncu Hande Doğandemir ile yüzü olduğu yeni reklam kampanyası vesilesiyle buluştuk. Son dönemde hayatımızın odak noktası olan magazin dünyası söyleşimizin de merkezine yerleşti. Oyuncu bu konuda çok net: Bile bile o mekanlara gidiyorsan haber olacağın kesin!

Hande Doğandemir 2009 yılından beri oyuncu olarak hayatımızda... Ancak ben onu belki de birçoklarınız gibi Güneşi Beklerken'de canlandırdığı Zeynep karakteriyle tanıdım. Ardından pek çok dizi ve filmde rol aldı. Her rolde bambaşka bir karaktere büründü. Geçtiğimiz günlerde bir Osmanlı sultanını canlandırdığı son dizisi sona eren Doğandemir ile bir reklam kampanyası sayesinde yollarımız kesişti. Magazinden olabildiğince uzak durmaya çalışan ve iş hayatıyla gündemde kalmaya dikkat eden oyuncu, marka elçisi olduğu Blendax'ın reklamlarında rol alıyor.
Ankara doğumlu oyuncu Özel Tevfik Fikret Lisesi'nin ardından Ankara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun olmuş. Tezini 80 dönemi Türk sinemasında kadının cinsel istismarı üzerine yapmış. Başarılı bir eğitim hayatının ardından da sandığınızın aksine kamera önünde değil kamera arkasında yer almış Doğandemir. Stajyerken çay da getirmiş, kaset de taşımış. Belki de bunun ve iyi eğitiminin de etkisiyle ayakları yere sağlam basan, kendinden emin, sakin ve son derece mütevazı...

- Ünlü olmak insanın hayatını değiştiriyor mu?
- Hayatı nasıl yaşamak istediğinize göre değişen bir şey bu aslında. Tanınıyor olmak farklı bir duygu tabii. Ancak ben tanınmaya başladıktan sonra hayatımda bir değişiklik yapmadım. 2013 yılında özel bir televizyon kanalında yayınlanan Güneşi Beklerken ile tanınmaya başladım. Çok izlenen bir diziydi, bir şeylerin değiştiğini fark ettim. En yakın arkadaşlarım hâlâ okuldan arkadaşlarım. Onların bambaşka bir hayatı var. Onlarla ya da ailemle zaman geçiriyorum zaten çoğunlukla.

- Yolda yürürken ya da bir mekana adım attığınızda çok ilgi görüyor musunuz?
- Öyle "Yolda yürüyemiyorum" gibi bir durum yok. Bir de İstanbul'da yaşıyoruz. Ve bu şehirde yaşayan herkes bence bir yerde ünlü bir isimle karşılaşmayı doğal karşılıyor. Tabii ki insanlar yanıma geliyor, selam veriyor, konuşmak istiyor, fotoğraf çektiriyor. Ama tabii ki bunlar işimizin getirdiği çok keyifli anlar. Bu anların kıymetini bilmek lazım.

- Uzun zamandır bir birlikteliğiniz var. Ancak biz sizi bir çift olarak çok da görmüyoruz magazin basınında...
- Özel yaşamınızı nasıl yaşamak istediğinizle ilgisi var bu durumun. Çok fazla magazin basınında yer almayı ben tercih etmiyorum açıkçası. Zaten göz önündeyiz. Zaten yaptığımız işler biliniyor. Zaten sosyal medyamızdan tercih ettiğimiz kendimizle ilgili detayları paylaşabiliyoruz. Bazı şeylerin de bana özel kalmasını istiyorum.

- Peki bu kadar yoğun bir kadınla beraber olmak zor değil mi?
- Bazen annem Ankara'dan geliyor ve onu sadece yatarken görebiliyorum. Benim hayatım bu. Bu iş benim hayat tarzım. Bu durumda zaten bunu kabul edemeyecek biriyle olmamın ya da benimle aynı şekilde çalışan birinin bu tarz bir ilişkide yer alması mümkün değil. Ben de içinde yer aldığım projeye göre bir ya da iki gün olan izin günlerimi ona göre ayarlıyorum, tabii ki hayatımdaki insana vakit ayırıyorum.



TEMELİNİZ KUVVETLİ OLMALI

- Genç yaşta bu kadar başarılı oldunuz. Nedir bunun sırrı?
- Aslında bunun bir denklemi yok. Hayatım boyunca temelin kuvvetli olmasının önemli olduğunu düşündüm. Eğitimim, çalışma deneyimlerim hep bu yönde oldu. Hep çok çalıştım. Kendi ayaklarımın üzerinde durmayı başardığım için zorluklarla da rahat başa çıkabiliyorum bence, gelen başarının da kıymetini biliyorum. Çok emek verdim. Hiçbir şeyin çabuk olmasını istemedim.

- 2009'dan beri oyunculuk yapıyorsunuz. Ve 10 sene bile olmadan bu kadar başarılı oldunuz...
-Aslında henüz bir yere varmış değilim. Ben öyle görüyorum en azından. Oyunculuk bir yolculuk. Dönüp baktığımda hep güzel şeyler yaptığımı düşünüyorum.



SETTE KİMLE ÇALIŞIYORSAM AİLEM O OLUYOR

- Oyunculuk hayaliniz var mıydı?
- Küçüklüğümden beri kendimi hep sahnede hayal ederdim.

- Setlerde nasıl birisiniz?
- Şansıma hep çok güzel setlerim oldu. Ailemden çok setteki ekibi görüyorum. Bir aile oluyorsunuz ekiple.



BİLE BİLE GİDİYORSAN HABER OLACAĞIN KESİN

- Çok uzun zamandır magazin çok da gündemde değildi. Ancak bu yaz sezonuna inanılmaz magazin olayları ve tartışmalarıyla girdik. Ne oldu da sizce magazin bu kadar konuşulur oldu yine? Hazır sosyoloji bölümünden mezun olmuş birini bulmuşken sorayım...
- Sosyal medya bence herkesin algısını değiştirdi. Magazinin en gündemde olduğu dönemde bile düşünsenize tek haber kaynağımız yazılı basındı. Bir gazete sayfasında magazinsel kaç haber yer alabilir ki? Beş mi altı mı? Tüm magazin bilgimizi bu haberler oluşturuyordu. Oysa şimdi sonsuz sayıda haber alma kaynağımız var. Aynı anda yüzlerce hesaba bakıp takip edebiliyoruz. Şöyle söyleyim belki de hep özel hayatlara ilgimiz vardı ancak bu kadar geniş bir haber kaynağına erişimimiz yoktu. Oysa şimdi sonsuz bir haber akışı var karşımızda.

- Magazin olayları bu kadar ön planda ancak son birkaç olayda hep gazetecilere yönelik kötü muameleyi görüyoruz...
- Ünlü olmak işinizi, hayranlarınızla ilişkinizi ve marka algınızı yani basınla ilişkinizi yönetmeniz demek. Benim kişisel olarak bugüne kadar medya mensuplarıyla bir sorunum olmadı. Zaten onlar da kendilerine saygıyla davranan insanlarla bir sorun yaşamıyor. Magazin basınıyla da tanınan bir kişinin doğru bir ilişki kurması gerekiyor bence. Tanınan kişilerin de karşılarında aynı kendileri gibi kendi işini en iyi şekilde yapmaya çalışan insanlar olduğunu bilmesi ve buna göre davranması gerekiyor. Yani tamamen saygı üzerine yürüyor bu ilişki. Siz o saygıyı gösterirseniz gazeteciler de size o saygıyı gösteriyor. Ben çok dışarı çıkan biri değilimdir mesela. Ancak ben de hangi hatta magazin basınından ya da medyadan insanları göreceğimi bilirim. Onların olduğu bir yere ya da takip ettikleri bir yere gidiyorsam tabii ki görüntüleneceğimi biliyorumdur. Bile bile gidiyorsanız da çekileceğiniz kesindir. Düşünüp ona göre gidin...
BİZE ULAŞIN