Alaçatı yangın yeri

Alaçatı yangın yeri

2 bin 500 liralık loca kişi başı tek havlu veriyor, yoldaki bebek arabaları ve selfie çekenlerden bir yere yürümek Survivor mücadelesi gerektiriyor. Restorana ulaşanlar ise 195 liralık kuzu kolla kazıklanarak ödüllendiriliyor. Bu yaz Alaçatı’nın içi bildiğiniz yanıyor

Alaçatı'da sezon bir açılmış pir açılmış. Alaçatı yanıyor, ama bu öyle bir yangın ki böyle giderse bitip kül olacak desek yeridir. Özellikle hafta sonları saat 22.00- 24.00 arası Alaçatı sokaklarında yürünmüyor. Bir mekandan bir mekana yürümek 30 dakika alıyor. İstanbul'da trafikten söylenenler bir de buradaki yaya trafiğini görsünler de şükretsinler.
Ayağınızı ezen bebek arabaları bir taraftan, yediğiniz dirsekler diğer taraftan, hanutçular dört bir taraftan etrafınızı sarıyor. Dondurma kuyruklarındakilere çarpmadan geçmek, bebek pusetlerine dokunmadan manevra yapabilmek, hanutçulara aldırış etmeden ilerlemek için sadece fiziksel değil psikolojik olarak da kendinizi hazırlamanız şart.
Zira tatile değil de sanki yarışmaya, engelleri aşmaya, sonunda da tabağı 195 liralık kuzu kol yiyerek kazıklanmaya geldik. Localara binlerce lira vermeye ama 45 dakikada bir havluyu zorla kapmaya geldik....

ALAÇATI'NIN KANUNLARI VARDI
Dokuz yıl önce Alaçatı'ya ilk kez geldiğimde ne çok sevmiştim. O dönem bilenler hatırlayacaktır, Alaçatı kanunları vardı. Oteller tam pansiyon hizmet vermiyordu. Esnaf da kazanmalıydı. İşletmelerin plastik masa-sandalye koyması, rengarenk şemsiye kullanması da yasaktı. Ege'ye gelmişsiniz öyle ciğerci, kebapçı da olmamalıydı. Hanutçuluk yapmaya hiçbir işletme yeltenmezdi.
Sanırsınız şimdi bu kuralların tam tersi geçerli. Özellikle köyün girişinde sizi hanutçular karşılıyor. "Buyurun, buyurun" sesleriyle daha adımınızı atar atmaz başınızdan aşağı kaynar sular dökülüyor. Her yerde rengarenk şemsiyeler.
Bir tarafta nargileciler, diğer tarafta kebapçılar. Nargilecilerin önünden geçerken buram buram aroma kokuyor, etrafınızı duman sarıyor. Ne ara bu kadar nargile delisi olduk anlamıyorum. "Kebap canımız çekti, ne var bunda!" diyebilirsiniz.
Ama gelmişsiniz Ege'ye. Yöresel yemekleri, Ege otlarını, radikayı, şevketi bostanı, cibesi, arapsaçını, su teresini niye tatmıyorsunuz!

PUSETİNİ ALAN KÖYDE
Yemek saati pek çok dükkan boş. Yemek sonrası saat 22.00'ye doğru köyün içinde izdiham başlıyor. Alaçatı'yı merak eden yazlıkçılar ellerinde pusetler, başlıyorlar sokaklarda turlamaya.
Arnavut kaldırımlarında tekerlekler dönmüyor, itmeye çalıştıkça içindeki bebekler rahatsız oluyor ve haliyle çığlığı basıyor. Siz de onların arasında yemek yiyeceğiniz yere varmaya çalışıyorsunuz. Bu vaziyet saat 24.00'e kadar devam ediyor.

LOCADA BİR HAVLU KURALI
Plaj için geçen yaz çok sevdiğim Madeo'ya gidiyorum bir arkadaşımla. İki kişi locadayız. Locanın fiyatı 2500 TL. 10 kişi gitseniz de bu kadar, iki kişi gitseniz de. Biz bir arkadaşımızın sezonluk tuttuğu locadayız.
Havlu istiyoruz gelmiyor. Yarım saat sonra bir daha istiyoruz yine gelmiyor. Israrla ikişer havlu istediğimi belirtiyorum. 45 dakika sonra poşetlenmiş iki havlu geliyor. Garson "Maalesef kişi başı bir havlu hakkınız var" diyor. 2500 TL ödüyorsunuz ama ikinci havluyu alamıyorsunuz anlayacağınız. Neyse ki araya işletme müdürü giriyor ve ikinci havlular geliyor.

KUZU ÇEVİRME Mİ?
Alaçatı'da bu sezon açılan bir diğer mekan... Bir arkadaşım altı yaşında oğlu ile gidiyor, 750 TL hesap ödüyor. "Ne yedin, içtin?" diye soruyorum. Bir kuzu kol 195 liraydı diyor. Bu nasıl bir fiyattır. Porsiyonu kaç kilo ki 195 lira alıyorsunuz? Ya da bu fiyatlarla seneye nasıl var olmayı düşünüyorsunuz? Alaçatı sokaklarında yürürken, rüzgardan sallanan ve burnumun ucuna kadar gelen koca bir afiş dikkatimi çekiyor. Bir kuzu çevirme ilanı. "Alaçatı'nın içinde bir bu eksikti" diyorum ve yürümeye devam ediyorum.

YÜKSEK TOPUK VE MAKYAJ
Bu arada Çeşme ve Alaçatı bu yıl pek süsüne düşkün. O arnavut kaldırımlarında yüksek topuklarla yürümeye çalışan, minicik şortlu genç kızları bir görmelisiniz. Bir başka Survivor durumu da onlar...
Plaj partileri başlamadan önce yine saçlar toplanıyor, makyajlar yapılıyor. O sıcakta o makyajlar nasıl akmıyor, işte kafam en çok bunu almıyor..

İYİ YERLERİN SAYISI AZ AMA MÜDAVİMİ ÇOK
Muhtar: Bu yıl açıldı. Hacımemiş'te ama kalabalıktan uzakta. Mekandan içeri adım atıyorsunuz, muhteşem bir bahçe karşınıza çıkıyor. Dekorasyonu huzur veriyor. Fonda nostaljik müzikler kısık sesle çalıyor. Menüde Ege lezzetleri, bir de topik gibi uzun yıllardır mekanlarda rastlamadığım mezeler var.



Biblos Beach: Alaçatı Port tarafında, sakin, şık bir plaj. Havuz kısmı da var. Biz gittiğimizde içeride Elif Dürüst, Ergin Ataman, Yılmaz Vural gibi tanıdık simalar vardı. Herkesi almıyorlar, o yüzden çok kalabalık olmuyor. İçinde servis veren Meftun isimli restoranda ıstakoz, avokadolu yengeç gibi iddialı tatlar var.



Moma: Pazartesi dahil her gün dolu olan tek tük mekanlardan biri. İtalyan menüsü lezzetli, fiyatları uygun. Pazar akşamları Retro Sunday var. Çok eğlenceli.
Agrovela Hotel: Bu yıl açılan otel hemen Alaçatı'nın girişinde. Aksesuvarlar, yel değirmeni manzaralı oturma köşeleri... Kısacası her ayrıntı çok zarif.
Alakapı: Soner Güngör ve eşinin işlettiği otelde her biri farklı dekore edilmiş 12 oda bulunuyor. Odaların hepsi havuzun olduğu avluya çıkıyor. Sakin, evdeymiş hissi veren bir başka otel de burası...



YAZIN EĞLENCESİ: AGENCY
"Bodrum'da 25 yaş üstü eğlenmek için nereye gidiyor?" derseniz, yanıtım "Palmarina'daki Agency" olur. Üstelik bu yaz bistro olarak da hizmet vermeye başladı. Önce masalarda yemek yeniyor. Sonra stant düzenine geçiyor. Haftanın yedi günü canlı müzik var. Selen Servi, The Shot, Tolga Futacı, Müjde Kızılkan gibi isimler sahne alıyor.



YAZIN PERFORMANSI: EVRENCAN GÜNDÜZ
Bu yaz ilk kez Alaçatı Walkin'de dinledim Evrencan Gündüz'ü. Asım Can Gündüz'ün kendisi gibi müzisyen oğlu. Sahnesi, sesi ve performansı kadar izleyiciyle kurduğu iletişimi de çok iyi. Performansında yerli ve yabancı şarkılar var. Can't Take My Eyes Off You ile başlıyor, Ain't No Sunshine'ı söylerken bir anda Uzun İnce Bir Yol'a giriyor. Perşembe ve cumartesi akşamları Alaçatı Walkin'de, diğer günler farklı şehirlerde sahne alıyor.



YAZIN PARTİSİ: STREET JUNGLE
Kabataş Setup'ta şehirde kalanlar için yeni bir parti serisi başlıyor. Setup X Street Jungle ismindeki partinin ilki bugün saat 19.00'da gerçekleşecek. Saat 00.30'da da bitecek. Karaköy Junk ürünleriyle, GoJu da sokak lezzetleriyle partiye dahil oluyor



YAZIN KONSERLERİ
Emaar Square Mall'da 26 Ağustos'a dek her cumartesi konserler düzenlenmeye başlıyor. İlki bu akşam. Lara Di Lara-Dilara Sakpınar sahne alacak. The Square'de kurulacak sahne her hafta farklı sanatçıyı ağırlayacak.
BİZE ULAŞIN