Pes etmedim ayakta kaldım

Pes etmedim ayakta kaldım

Dudaklarını büzerek playback yaptığı şarkılarla sosyal medya fenomeni oldu. Eleştirildi, gelip geçici bir rüzgar olduğu düşünüldü ama Banu Parlak müzik dünyasında emin adımlarla ilerliyor. Yine bir Emrah şarkısıyla single yapan Parlak kariyer hedeflerini ve 1,5 yıl içinde değişen hayatını anlattı

Şu hayatta insanın talihi birden tersine dönebilir ve yaşamın akışı başka bir yöne doğru akmaya başlayabilir. İşte Banu Parlak da talihi bir anda değişenler arasında, üstelik plansız programsız...
Kimya mezunu, üzerine bilgi yönetimi ve sağlık kurumları işletmeciliği okumuş. Yıllarca çalışıp para biriktirmiş. Kendine bir araba almış. Talihini değiştiren de o araba olmuş. İşten ayrıldığı bir gün arabasında playback yaparak çektiği bir video onun şarkıcılık serüvenini başlatıyor. Bir anda fenomen oluyor. Emrah'ın Narin Yarim adlı şarkısıyla müzik dünyasına adım atıyor. Üstelik hayat arkadaşını da yine sosyal medyadan buluyor. Şimdi evli, mutlu ve üçüncü single'ını çıkarıyor. Banu Parlak ile 1,5 yıl önce bu ani gelen şöhret üzerine arkadaşımız Meltem Fıratlı bir röportaj yapmıştı. Gördük ki, Parlak gelip geçici bir fenomen değil. Müzik dünyasına artık daha net ve iddialı bakıyor.
Evet, Banu Parlak çok iddialı. 15 Temmuz akşamı üzerine doğrultulan silahlara da kafa tutmuş. Cesaret konusunda Recep Tayyip Erdoğan'ı örnek aldığını söylüyor: "Erdoğan'ın cesareti beni çok etkiliyor. Dünyaya kafa tutuyor. Kim kafa tutmuş bugüne kadar. O duruş örnek alınmaz mı? Benim tarafım bellidir." diye de ekliyor.
Banu Parlak ile buluştuk ve müzik sektörünü, çiçeği burnunda evliliğini, hayata meydan okuyuşunu konuştuk.

- Artık deneyimli sayılırsınız. Şimdi geriye dönüp bakınca ne tür sınavlardan geçtiğinizi daha iyi değerlendirebiliyorsunuzdur eminim...
- Bu camiaya giren herkesin başına gelen şey bana da oldu. Örneğin bir liralık bir şey bana gelene kadar 100 lira oluyor. Herkes üzerinizden para kazanmak istiyor. İlk albümüm için 130 bin TL harcadım. Bunlar sizi pes ettirme yöntemleri. Ama pes etmedim, şarkım tuttu ve harcadığımı kazandım. Ayakta kaldım.



- Ama şöhret olma biçiminiz enteresan. Belki de bu nedenle size eleştiriler gelmiştir.
- Evet. Dudağını büzüp şarkıcı oldu diyorlar... "Biz yıllarca konservatuvar okuduk bir şey olamadık ama sen arabada bir şarkı okudun tuttu" diyorlar. "Senin benim gibi birisiydi. Bir yıl içinde buralara geldi" diyorlar. Benim arkamda kimse yoktu. Her şeyi kendim yaptım.

- Arabanızda çektiğiniz videoları paylaşırken amacınız neydi? Eğlenmek mi, ünlü olmak mı?
- Hiçbir şeyi planlamadım. Ben kimya mezunuyum. Üzerine bilgi yönetimi ve sağlık kurumları işletmeciliği okudum. İşten çıktığım bir gün arabada bir şarkı söyledim. Binlerce kez dinlendi. Sonra başka videolar paylaştım. İzlendikçe izlendi. Sayısız yorum aldı. Yorumların çoğunda dudağımı bükerek okumama hakaretler yağıyordu. İnsanlar hakaret ederek bile beni keşfettiklerinin farkında değillerdi.



- O hakaretler size hiç dokunmadı mı?
- Çok ağlıyordum okudukça. Psikoloğa gittim, tükenmişlik sendromu dediler. Annem benim için çok kıymetli. Babam vefat ettiği için ben ve abimi tek başına büyüttü. Anneme küfür ettiklerinde çok üzülüyordum.

- Hedefiniz nedir?
- Şarkı söylemeyi seviyorum. Popülerliğimi devam ettirmek için şarkı söylemiyorum ben. Başarımı görmezden gelemeyecekleri yere kadar devam edeceğim. Bu konuda çok iddialıyım. Bir Banu Parlak olacak.



ASLA İKİNCİ BİR YÜZÜM OLMAYACAK

- Bu yolda nelerden vazgeçmeyeceksiniz?

- Kendimi bozmayacağım. Yaşam tarzım aynı kalacak. Pek çok ünlü ile tanıştım ama hep ikinci yüzleri vardı. Benim asla ikinci bir yüzüm olmayacak. Sahnede ne isem sahne dışında da o olacağım.

- Siz kendinizi hakaret eden o kitleye nasıl anlatırsınız?
- Ben Türk aile yapısına uygun olmayan bir şey yapmadım. Kılık kıyafetime dikkat ettim. Arabanın içinde playback yaparak bu kadar hakareti hak etmedim. Dudaklarım Allah vergisi. Bana küfreden herkes benim şarkımı dinliyor. Çünkü gerçek Banu'yu gördüler. İnsanlar kendi starlarını kendi seçiyor artık.



- Dekolte vermekten özellikle mi kaçınıyorsunuz?
- Ben kadın olsun, erkek olsun, eşcinsel olsun bir şeyin fazla teşhir edilmesini sevmiyorum. Beni bacağımla göğsümle sevmesinler. Ona bakan bana bakmıyordur zaten.

- Arabanızın içinde çektiğiniz videolarla şöhret oldunuz ama bir konsept değişikliği yapmanın zamanı geldi sanırım...
- Evet, düşünüyorum ama nasıl bir konsept yapacağım bilmiyorum. Belki kendim canlı söylerim. 6 Eylül'de yeni single'ımız çıkıyor. Parçamızın adı Dura Dura. Emrah'ın geçmişte söylediği bir parça.



- İlk çıkış şarkınız da Emrah'ındı. Bu tercihin nedeni ne?
- Yeni nesil Emrah şarkılarını bilmiyor, eski nesil biliyor. Geçmişte Emrah kendine göre yorumladı. Ben kendime göre yorumlayıp şimdinin aranjesiyle seslendireceğim. Bakir şarkılar bunlar. Çok iddialıyım. Bunlar bundan sonra çıkaracağım sıfır şarkı için hazırlık dönemi. İşte o zaman ben Banu Parlak olacağım.

- Oyunculuk teklifi alıyor musunuz?
- Şu ana kadar böyle bir teklif gelmedi. Ayla hocadan drama eğitimi aldım. Reklamlarda oynayabilirim. Single'dan sonra bir sinema filminde de oynamak istiyorum. Amacım oyuncu da olayım, şarkı da söyleyeyim çok para kazanayım değil. Allah'a şükür, eşim var arkamda o bana bakar. Hayatımızı devam ettirir. Ben sadece işimi düzgün yapmak istiyorum.



EJDERHA HİKAYESİYLE EVLİLİK TEKLİFİ ALDIM

- Sosyal medya sayesinde şöhret oldunuz ve ne ilginçtir eşinizi de sosyal medya sayesinde tanıdınız...

- En popüler olduğum dönemde, günde binlerce mesaj alıyordum. Ejderhayla ilgili bir hikâyem vardı. Ejderha kıza âşık ve onu evlendirmiyor. Okan, "Ejderhayı öldürdüm Banu, evlenebilir miyiz?" dedi. Çok saçma değil mi? (Gülüyor). Ama olacağı varmış. Profiline baktım ve mesajı görüldü yaptım. Okan art arda mesaj yazdı yılmadan. Ben de yanıt verdim. Dört ay yazıştıktan sonra görüştük.

- Evlendiniz mi hemen?
Albümümün çıkacağı zamandı. Bir ilişkim olursa başarılı olamam diye düşündüm. Hayatımda o zamana kadar aşk meşk olmamıştı. Sadece annem vardı. Bu yüzden ayrıldık ama 10 gün sürdü. Anladım ki, evet başarılı olmak istiyorum ama o başarıda Okan da yanımda olsun istiyorum. Ben zor biriyim, Okan daha ılımlı. Beni idare etmeyi biliyor. O dönem de zor bir dönemimdi, hep yanımda oldu. Tamam işte budur, hayatım boyunca her zaman yanımda olur dedim. Okan Rizeli, ailesi daha tutucu. "Bula bula şarkıcı kız mı buldun?" derler dedim. O da "Sen kendini bildikten sonra her şey olur" dedi.

- Hayatınız çok hızlı değişimler yaşamış. Şöhret, ilişki, evlilik... Şimdi de eşiniz menajeriniz olmuş. İşte birlikte olmak ilişkinizi zorluyor mu?
- Çok zor. Tam sahneye çıkarken basit bir şey yüzünden kavga edebiliyoruz. O sahneye nasıl çıkıp oynayacaksın? İşte orada profesyonel olmak lazım. Sahneye çıkınca her şeyi unutuyorum. Okan aslında ticaretle uğraşıyor ama her konsere benimle geliyordu. Çalıştığımız şirkete yüzde 30 komisyon veriyorduk. Benim kazandığım ne ki ben yüzde 30 oraya vereyim. Bir şeyler üretebilmem için para biriktirmem gerekiyor. Bu yüzden menajerliğimi eşim yapıyor. Bunun faydası da var. Gittiğim her ortamda önce eşimi tanıştırırım. Böylece kimse asılamıyor, yan gözle bakmıyor.


- En son neden kavga ettiniz?
- Okan saçıma başıma makyajıma her şeye karışır. Topuklu ayakkabı giymemi, dişi olmamı ister ama dekolte olmadan. Bense spor ayakkabı giyerim, rahatlığı severim. Şuh olmaya çalışırken maymun olabiliyorum.

- Demet Akalın'ın eşi Okan Bey de eşini yalnız bırakmaz. Yoksa onlardan kopya mı çektiniz?
- Eşimin ismi de aynı değil mi? (Gülüyor). Pek çok çift var ama Demet ve Okan dikkat çekiyor. Çünkü çok güzeller. Birbirlerine çok benziyorlar. Hayata aynı pencereden bakıyorlar. Davranışları birbirlerine çok benziyor. Bizim de öyle oldu ama kopya çekmek gibi bir şey yok.

- Ama onu örnek alıyorsunuz gibi hissettim...
- Hırslı bir kadın. Yılmadı, bırakmadı, azmetti ve başardı. Öyle bir güç var ki artık kafa tutabiliyor. Çektiğiniz acılar sizi güçlendiriyor. Önemli olan bu acıları kendine çevirebilmek ve Demet çok iyi bir stratejiyle bunları lehine çevirdi. Onu takdir ediyorum. Elbet bir gün yollarımız kesişecek.


Banu Purlak 15 Temmuz anma etkinliklerinde.

CUMHURBAŞKANI'NIN CESARETİ BENİ ÇOK ETKİLİYOR
"15 Temmuz'da ikinci köprüdeydim. Birden trafik durunca twitter'dan baktım ve kalkışma, darbe girişimi falan yazıyordu. Birden polisler tanklar sardı her yeri. Kavga ettim, 'siz kimsiniz burada bizi tutuyorsunuz' diye. O gün kim kimdi bilemiyorum. Silah da çektiler ama ben kafa tutarım. Başkanımıza güveniyorduk, hiçbir şey olmayacağına emindik. Ülkemiz çok iyi giderken böyle bir şeyle karşı karşıya kaldı. Eve vardık ama hemen Bulgurlu'ya çıktık. Başkan'ın evinin oraya. Vatan sevgisi ayrı bir şey. Gözüm kapalı vatanım için silaha doğru gider ve ölürdüm. Allah bu bayrak için ölmeyi nasip etsin. Herkese nasip olmaz.
15 Temmuz anmalarının hepsine gittik. Bu siyasi bir durum değil. Tamamen vatan millet sevgisi. Bence herkesin bu anmalara katılması ve gücümüzün herkese gösterilmesi gerekiyor. En büyük isteğimiz başkanımızla tanışmak. Ben de eşim de Recep Tayyip Erdoğan'ı çok seviyoruz. Onun karizması başka bir şey. Herkes onun yaptığını yapamaz. Algı yönetimini çok iyi biliyor. O konuşması, ses tonu, küçücük bir hareketi... Tekrar dese tekrar sokağa çıkarım. Çünkü ona inanıyorum. Gerçekten vatan için yaptığını biliyorum. Recep Tayyip Erdoğan'ın cesareti beni çok etkiliyor. Dünyaya kafa tutuyor. Kim kafa tutmuş bugüne kadar? Ve kafa tuttukları şeylerin yanlış olduğunu düşünmüyoruz. Reisçiyiz biz. O duruş örnek alınmaz mı? Erdoğan nasıl örnek alınmaz anlamıyorum. Takipçi kaybı korkum yok. Tarafım bellidir."

BİZE ULAŞIN