Yoksa siz footgolfü duymadınız mı?

Yoksa siz footgolfü duymadınız mı?

Futbol topuna vuruyorsunuz ama amaç kaleye değil, yerdeki deliklere topu sokmak. İki yıldır Türkiye’de federasyonu olan footgolf sporu, beyaz yakalılar arasında sessiz ama derinden ilerliyor. Tek sorun: Maliyetinin şimdilik yüksek olması

Bir arkadaşım mesaj atıyor: "Sporcusun, sporu hep desteklersin, niye hiç footgolften bahsetmiyorsun?" Defalarca okuyorum: "Footgolf..." Futbol ve golfün bir araya geldiği bir spor dalı nasıl olabilir ki! Futbolculara antrenmanlarda ayak tenisi oynattıklarını biliyorum. Ama futbol topuyla golf oynandığını ilk kez duyuyorum.
Bir-iki golf meraklısı dostumu arıyorum. "İki yıldır oynuyoruz, turnuvalara bile katılıyoruz" yanıtını alıyorum. 2015 yılından itibaren ülkemizde footgolf oynandığını hatta bu sporun bir federasyonu dahi olduğunu öğreniyorum.
Beyaz yakalılar arasında meğer epey popüler olmuş bile footgolf sporu. Golf ile futbolun bir araya geldiği bir tür spor dalı bu. Şimdilik maliyeti yüksek. Çünkü Antalya ya da Kıbrıs gibi golf sahalarının olduğu alanlarda oynanabiliyor.

NEDİR BU FOOTGOLF?
Spor oldukça ilginç ve zevkli. Golf kuralları ile hemen hemen aynı. Ama iki önemli fark var. Birincisi futbol topu ile oynanıyor. İkincisi de top deliklere sopayla değil de ayakla vurularak atılıyor. Tabii delik büyüklükleri topa göre tasarlanıyor. Ayrıca deliklerin arası da golfe oranla daha yakın mesafede.

MİLLİ TAKIMIMIZ DA VAR
Hemen Türkiye FootGolf Federasyonu Başkanı İhsan Demirel'i arıyorum. Nedir bu sporun incelikleri, aslı astarı diye... O da anlatmaya başlıyor: "2011'de footgolf'ün kuralları Hollanda'da yazıldı. 2012 yılında Londra merkezli olarak federasyonu kuruldu. Önce İngiliz başkanı vardı, şimdi merkez ABD'de. Ben kendime hobi arıyordum ve bu sporla karşılaştım. Türkiye'de 2015 yılında kuruldu. Aynı yıl temsilci olarak üye olduk. Milli takımımız var. 45 ülke arasında 17. sıradayız."

YAŞ SINIRI YOK
Çok efor gerektirmediği için yaş kategorileri yok. Sadece 15 yaş altı ve 50 yaş üstü için farklı kategoriler var. Çocuklar Ligi, Yetişkinler Ligi ve Kadınlar Ligi olarak üç ayrı kategoride yarışıyorsunuz.

18 DELİK VE FUTBOL TOPU
Footgolf'te toplam 18 delik bulunuyor. Ayağınızla topa vurarak bu deliklere isabet ettirmeye çalışıyorsunuz. Dünyadaki şampiyonların çoğunluğu golf kökenli. Ama bizde durum biraz daha farklı. Kısacası golf oynamayanların da şansı yüksek.
Golfte en uzak delik mesafesi 600 metre iken bu sporda 300 metre ile sınırlı. Henüz denemedim ama kulağa epey eğlenceli geliyor. Federasyonun kendi sitesinden gerekli bilgileri edinebilirsiniz. Golfte ne kadar kol, bel, sırt kondisyonu gerekiyorsa bunda da ayak marifeti gerektiği kesin. Yani benim şansım az. Ama halı sahalarda her hafta maç yapanlardansınız buyurun bir de bu sporu deneyin... Hem belki çok daha başarılı olur, milli takıma seçilirsiniz kim bilir.
Yine de "Bu sahada eğim olduğunu unutmayın" diye uyarıyor federasyon başkanı İhsan Demirel.

KİMLER OYNUYOR?
Raisa-Vanessa kardeşlerden tutun da birçok işadamı şu ara bu spora gönül vermiş durumda. 13-15 Ekim'de Kaya Plazzo Golf Club Antalya/Belek'te turnuva düzenlenecek. İki hafta önce de Kıbrıs bir başka turnuvaya ev sahipliği yapmış.
Oynayanlar arasında ülkemizde kadınların sayısı henüz az. Ama Arda Turan ve eski futbolcular çoktan merak salmış durumda. Amaç sporu yaygınlaştırmak ve tıpkı halı sahalar gibi her şehre footgolf sahaları açmak. Akdeniz Üniversitesi'nde bir takım var. Sporu yaygınlaştırmak adına İhsan Demirel diğer üniversitelerde de kulüpler kurduklarını anlatıyor. 2018 Ekim ayında Ankara'da da bir saha açacaklarını söylüyor. İstanbul'da Kemer Country'de de saha açılması planlanıyor. Bodrum'da da benzeri çalışmalar olduğunun bilgisini veriyor.

ŞURADAN BURADAN

PEYZAJ RESMİ SEÇKİSİ
Yenilikler ve devrimlerle dolu 19. yüzyıl, sanatın gelişimi ve değişimi açısından oldukça verimli bir dönemdi. 19. yüzyılın ilk çeyreğinde manzara resmi, bağımsız bir tür olarak kabul görmeye başladı. 19. yüzyıla kadar resimde stüdyo geleneği hakimken, bu yüzyılda devrimsel nitelikteki yenilikleriyle sınırları kaldıran sanatçılar, açık hava resmine yöneldi. Sanatın çokça sorgulandığı bu dönemde, değişen resim gelenekleriyle sanat akımları da şekillendi; tuvallerdeki doğa çok farklı ifadelere büründü. Barbizon Okulu, Empresyonizm, Sembolizm, Post-Empresyonizm, Fovizm ve Ekspresyonizm gibi yeni sanat akımları ortaya çıktı. İşte geçen hafta kapılarını açan Arkas Koleksiyonu'ndan Su Manzaraları seçkisi, Batı resim geleneğinin önemli bir bölümünü oluşturan peyzaj resmine ışık tutuyor.



19. yüzyılın ilk yarısından 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar uzanan süreçte ortaya çıkan eserlerden oluşan seçki, Avrupa peyzaj resminin önemli temsilcilerini tek çatı altında topluyor. Eugene Boudin'den Jean-Baptiste-Camille Corot'a, Maurice de Vlaminck'ten, Francis Picabia'ya, Henri Lebasque'tan Hippolyte Camille Delpy'e kadar 70 önemli ressamın 88 eseri 29 Aralık tarihine kadar Arkas Sanat Merkezi'nde meraklılarının karşısına çıkıyor. Bu dönemi kaçırmayın ve sergiyi gezin.



DRONE TUTKUNLARINA BİR CEVAP
Geçen hafta yazdığım 'Sizde drone'lar nedir?' yazıma çok sayıda yorum aldım. "Drone'lara niye bu kadar karşısınız?" diye eleştirmiş pek çok okuyucu. Forumlarda, hobi sitelerinde de eleştiri almış yazım. Buradan bir kez daha cevap vereyim. Drone'a karşı değilim aksine iki tane drone'um var. Ben sadece drone'ların izinsiz ve kural dışı kullanımına tepkimi gösterdim. "Hız yapmayın" deyince otomobile karşı olmuyorum. Evimin bahçesinde güneşlenirken görüntülerimi çekip sosyal medyada kullanırsanız mahremiyetime girmiş oluyorsunuz. İzninizi alın, drone'larınızı gözümüze sokmayın yeter.



90'LAR GERİ Mİ GERİ GELDİ?
"Hicran olur gönül meskeni, ne geleni var artık ne de gideni..." Ne güzel söylemişti Ümit Sayın. Hakikaten 90'ların ne geleni var ne de gideni... Bu ara Alaçatı, Bodrum ya da İstanbul fark etmiyor. Gittiğim bütün kulüplerde, meyhanelerde ve hatta balıkçılarda Ümit Sayın, Metin Arolat, İzel'in eski şarkıları çalıyor. Üstelik art arda ve uzun bir süre. Yani arada bir tane 90'lar patlatmıyorlar.
Müzik trendleri 20 yılda bir geri gelir demişti zamanında bir aranjör arkadaşım. Demek doğru söylüyormuş. Bu arada geçen haftalarda Ümit Sayın Frankie'de sahne aldı. Bu ay da devam edecek. Çok da eğlenceli bir sahnesi var. O zaman bu kış daha çok Burak Kut, Oya-Bora, Yonca Evcimik dinlemeye hazırlıklı olun. Bir de Seden Gürel'in "Bum bum bum daldan hop dala kondum" vardı. Bu da benden DJ'lere bir hatırlatma olsun.

IN - OUT

Mozzarella ve domatesten oluşan pesto soslu caprese yemek OUT, burata yemek IN.

Jabbar IN, Mehmet Erdem OUT, Yaza damgasını vurdu, sonbaharda da son sürat esiyor. Jabbar karakteristik sesiyle şu an 'IN'ler listesinin başında yer alıyor. Bir başka karakteristik ses Mehmet Erdem'in ise pek sesi soluğu çıkmıyor.

Hayvanlar üstünde deneyler yapan lüks, pahalı kozmetik markaları OUT, vegan kozmetikler IN.

Bodrum OUT,. Yaz sezonu kapandı, Bodrum maalesef birçok kişi için düşüşte, gastronomi ve meze festivallerine ev sahipliği yapmaya hazırlanan Adana ve Antalya IN.

Yüksek stilettolar, şatafatlı kıyafetler OUT,, 'less is more' (daha az, daha fazla) misali sade giyinmek IN.
BİZE ULAŞIN