Audrey Hepburn’ün koleksiyonu 6.2 milyon

Audrey Hepburn’ün koleksiyonu 6.2 milyon

Ünlü oyuncu Audrey Hepburn’ün kişisel koleksiyonunun bir kısmı geçtiğimiz hafta bir açık artırmayla satışa çıktı. Beklenenin yedi kat fazlasına 6.2 milyon dolara satılan koleksiyon bize bir kez daha stil ikonu olmanın ne demek olduğunu hatırlattı

Geçtiğimiz haftaya damga vuran en önemli moda etkinliklerinden biri İngiltere'nin başkenti Londra'da gerçekleşti. Şehirde bulunan dünyaca ünlü müzayede evi Christie's 19 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında sinema dünyasının en önemli isimlerinden biri olan Audrey Hepburn'ün özel koleksiyonunu satışa çıkardı.



Çarşamba günü sona eren bu etkinliğin moda dünyası tarafından da bu kadar önemli bulunmasının nedeni Hepburn'ün yıllarla sınırlandırılamaz, özgün ve sade stili... Hepburn'ün günümüz moda arenasında ne kadar büyük bir yere sahip olduğu satışa çıkan eşyalara gösterilen yoğun ilgiden de anlaşılıyor. Satış hakkında aylar öncesinden bilgi veren müzayede evi internet sitesinde de, "Böyle önemli bir isme ait eşyaların satışını tek bir güne sığdırmak istemedik. Bu yüzden 19 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında internet sitemiz üzerinden gerçekleşecek uzun vadeli bir satış imkanı yarattık. Ayrıca 27 Eylül'de King Street'teki ana merkezimizde en özel parçaların olduğu bir müzayede gerçekleştirdik. Özel bir sergi düzenleyerek tüm özel parçaların meraklıları tarafından da görülmesini sağladık" diye yazdı.

SENARYOYA SERVET ÖDEDİLER
27 Eylül'de gerçekleşen ana müzayedeyi düzenleyenler oğulları Luca Dotti ve Sean Hepburn Ferrer oldu. Toplamda satışa çıkan 246 parçadan 6.2 milyon dolar elde edildi. Hepburn'ün şöhretinin zirvesinde olduğu yıllara ait bazı kıyafetlerinin ve özel eşyalarının satışından bu kadar büyük bir miktar toplanması beklenmiyordu.


Audrey Hepburn'e ait Tiffany'de Kahvaltı filminin senaryosu 846 bin dolara satıldı.

New York Times gazetesi, satıştan elde edilmesi beklenen miktarın yedi kat fazlasına satıldığını açıkladı. Müzayedenin en pahalı parçası birçoklarınızın da tahmin edeceği üzere Hepburn'ün hepimizin hafızalarına kazınmasını sağlayan Berakfest at Tiffany's-Tiffany'de Kahvaltı filmiyle bağlantılı bir parça oldu. Hepburn'ün üzerine kendi el yazısıyla notlarının bulunduğu film senaryosu tam 846 bin dolara alıcı buldu. Bu özel senaryoyu filme de ismini veren ünlü mücevher firması Tiffany&Co. satın aldı.


Ünlü oyuncunun Charade filminde giydiği Givenchy siyah elbise 91 bin dolara alıcı buldu.

Bunun ardından en yüksek fiyata satılan ürün ünlü oyuncuya ait olan bir Tiffany bilezik oldu. Hepburn'ün 1963 yapımı Charade filminde giydiği Givenchy siyah kokteyl elbisesi ve dolabında yer alan Burberry trençkotu da 91 bin dolara alıcı buldu.

AVRUPA KÖKENLİ BARONES
Hollywood'un gelmiş geçmiş en ünlü isimlerinden biri olan Audrey Hepburn'ün Belçika'da doğmuş bir İngiliz vatandaşı olduğunu ve hayatının son dönemini İsviçre'de geçirdiğini biliyor muydunuz? Hepburn'ün bu sade ve cool stilinin belki de en önemli nedenlerinden biri de hayatının büyük kısmının Avrupa'da geçmesiydi.
Klasik bale eğitimi alan ve bu nedenle narin ve zarif bir vücudu olan Hepburn'ün aristokratik bir aileden geldiğini de söylemek gerekiyor. Hollandalı Barones Ella van Heemstra'nın kızı olan Hepburn, kültür ve sanatla dolu bir çocukluk ve gençlik yaşadı.
Beş dili ana dili gibi konuşabilen oyuncu, İkinci Dünya Savaşı'nın tüm vahşetini de gördü. Yaşadıklarının da etkisiyle hayatının büyük kısmı UNICEF gibi çeşitli yardım vakıfları için çalışmaya adadı.

SİGARET PANTALON
Stil ikonu olabilmenin de belirli sırları var. Bunun en başında da marka bağımlısı olmamak ve trendleri körü körüne takip etmemek bulunuyor. Sizi iyi hissettiren ve güzel gösteren bir kombininiz olmalı. Ve bu kombin sizin bir çeşit imzanız haline gelmeli. Yani bir gün bir başka biri gibi, bir başka gün bambaşka biri giyinerek stil ikonu olabilmek imkansız. Audrey Hepburn dendiği zaman da gözlerimizin önüne babetler, sigaret pantalonlar ve kısa kazaklar gelmesinin nedeni bu. Bu parçalar Hepburn'ün imzası haline gelmiş bulunuyor.
BİZE ULAŞIN