Filtresiz dönem başladı!

Fotoğraflarınızda bol bol mor renk kullanın, filtrelerden, özel efektlerden sıyrılın. Tabloyu andıran portreler, doğa fotoğrafları bu yılın öne çıkanları. İşte araştırmalara göre 2018’in görsel trend raporu...

Filtresiz dönem başladı!

En sevdiğim cümledir: "Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir." Özellikle de trendler günümüzde öyle sık değişiyor ki hızlarına yetişmek için ekstra çaba sarf etmek şart.
Örneğin daha yeni gül pembesine alışmıştık, şimdi morun her tonu karşımıza çıkıyor. Trendlerin bu denli hızlı değişmesinde sosyal medyanın payı gözardı edilemez.
Sosyal medyada bir bakıyoruz renkleriyle oynanmış, düzeltilmiş fotoğraflar karşımıza çıkıyor, bir bakıyoruz bulanık çekilen doğal kareler... Sadece sosyal medyada da değil, reklam kampanyalarında, televizyon ve dergilerde de kısacası tüm görsel medya için geçerli bir durum bu. Peki ama yeni yılda görsel trendler nasıl olacak? Getty Images, Shutterstock ve Deposit Photos, 2018'in görsel trendleri raporlarını açıkladı. Mor rengin açık ara hakimiyetini sürdürdüğü trendlere göre photoshop da tarih oluyor.
Araştırmalara göre 2019 yılında dünya üzerine akıllı telefon kullananların sayısı 2.7 milyara ulaşacak. Bu da amatör gazetecilerin artacağı anlamına geliyor. Elimizde bulunan akıllı telefonlar sokak fotoğrafçılığına olan bakışımızı da değiştiriyor. Sokakta ilginç bir kare yakaladığımızda birçoğumuz hemen birkaç kare çekip paylaşıyoruz.


Tinie Tempah ve Olajumoke Orisaguna TY Bello'nun objektifinden.

SOKAK FOTOĞRAFLARI IN
Üstelik sokak fotoğrafları 2018'in en çok beğenilenleri. Öyle ki artık abartılı photoshop yapılmış reklam kampanyalarının yerini doğal, sıradan insanlar alıyor.
Örneğin sokakta ekmek satan iki çocuk annesi Nijeryalı Olajumoke Orisaguna'yı sokakta gören şarkıcı Tinie Tempah ve fotoğrafçı TY Bello, genç kadının fotoğrafını çekip Instagram hesaplarında paylaşmıştı. Günde 1 dolara ekmek satan Nijeryalı kadına bir anda modellik teklifleri geldi ve birçok moda dergisinin sayfalarını süslemeye başladı.

STÜDYODA DEĞİL DOĞADA
İçinde insan unsuru olan, hayatın içinden fotoğraflar daha çok ilgi görüyor. Artık stüdyolarda çekilmiş fotoğrafların yerini doğada çekilen kareler alıyor. Örneğin karavan hayatı anlamına gelen #vanlife etiketine bastığınızda dünyanın farklı yerlerinde çekilmiş yaklaşık 3 milyon kare olduğunu görüyorsunuz.
Getty Images aranan bir milyar kelimeyi ve indirilen 400 milyon kareyi inceleyerek 2018 görsel trend raporunu açıkladı. Rapora göre ikinci Rönesans dönemini yaşıyoruz. Yani Mona Lisa ve Son Yemek (The Last Supper) tabloları 2018'de çekilen fotoğrafları etkiliyor.


Prince mor rengi seven ünlülerdendi.

YILIN RENGİ: ULTRA-VIOLET MOR
Soyut ve vintage portre diye arama motorlarına yazanların sayısı yüzde 168 artmış. Tabloyu andıran, doğal ama içerik açısından zengin porteler bu yıl hem sosyal medyada hem de reklam kampanyalarında daha çok karşımıza çıkacak.
2018'in rengi tartışmasız mor, hatta ultra-violet mor. Mor, bilinmeyeni, gelecek olanı ve ilgi çekici olanı temsil eden bir renk. Eflatun ve morun her tonu moda endüstrisinde ve dekorasyon trendlerinde karşımıza çıktı bile. Web dünyasında, sosyal medyada ve görsel medyada ise mavi bazlı ultra-violet mor yılın rengi olacak.
Bu renk aynı zamanda Prince, David Bowie ve Jimi Hendrix gibi önemli sanatçıların da rengiydi. Bakalım bizden hangi sanatçılar bu yıl albüm kapaklarında ya da kliplerinde bu rengi kullanacak?
Fotoğrafçılık sanatının ham, hazır, cansız biçimi olarak bilinen 'dead pan' (ham çekim) akımı geri döndü. 1950'lerde moda olan bu akımda fotoğrafa filtre konmuyor, ekstra süsleme yapılmıyor. Hamburger mi çekilecek, olduğu gibi, ışıklarla oynamadan, üzerine renk katmadan, arkasında fon konmadan çekiliyor. Özel efekt kullanımı sona eriyor. Bu durum insanlar için de geçerli. "Beni olduğum gibi kabul et" diyen doğal kareler önplana çıkıyor.

***

Erken eğlenmek için

Instagram'da sık sık karşıma çıkıyor Maslak'taki Esnaf. Özellikle doğum günü kutlamalarında, kız kıza eğlence akşamlarında tercih edilen bir adres olmuş. Atlıyorum salı akşamı gidiyorum Maslak 1453'ün içindeki Esnaf'a.



Duvarda "Maksimum 232 kişi" yazıyor. İçeride de o kadar insan var zaten. Salı akşamı tıklım tıklım bir mekan bulmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Masaya ilk olarak kavun-beyaz peynir geliyor. Sonra mezeler ardı ardına sıralanıyor. Mezeler o kadar lezzetli ki bir onlardan çatallayıp, bir dans ediyorsunuz. Üstelik saat 22.00 bile değil.
Evet burada eğlence erken, yemekle birlikte başlıyor ve erken bitiyor. Yüzde 100 Türkçe çalıyor. 90'lar ağırlıkta. Bir de darbuka şovu başlıyor ki o zaman barın üstüne çıkanlar bile oluyor.
24.00 olunca ise müzik kesiliyor, ışıklar açılıyor. Hafta içi eğlenmek, dertleri unutmak için çok keyifli bir mekan olmuş Esnaf. Hem fiks menü uygulaması olduğu için baştan ne kadar ödeyeceğinizi de biliyorsunuz.

***

Bebek büyüdü

Bebek İstanbul'un göz bebeği olmaya devam ediyor. Lucca hâlâ gözde, şehrin en popülerleri arasında. Ama şimdi yanına sinerji sağlayacak yeni mekanlar açıldı. Kısaca "Bebek büyüdü" diyebiliriz.
Bebek'in en yeni ve en gözde iki adresi: The Populist ve Angie. Eskiden Kitchenette'in olduğu binada açıldılar. Alt iki kat bomontiada'nın modern pub'ı The Populist oldu. Menüde bomontiada'daki yemeklerin tamamı var. Nachos'lar, brisket, dana kaburga, cheeseburgerler ve çeşit çeşit craft biralar...

EV KONFORUNDA
Bebek'e yeni bir soluk ve tarz getirmiş burası. Beyaz yakalılar da var cemiyetten ve televizyondan tanıdık simalar da.
Gece 24.00'e kadar açık The Populist. Ambiyans o kadar cool ki insan kendini Avrupa'da bir pub'ta hissediyor ve eve gitmek istemiyor.
İşte tam da bu noktada binanın üst katındaki Angie harika bir seçenek olarak karşınıza çıkıyor. Çünkü içerisi tam da ev konforunda. Bir yalı dairesinde özel partiye gelmiş gibi hissediyorsunuz.
The Populist'in yanındaki asansörle çıkıyorsunuz Angie'ye. İçeri girmesi çok kolay değil ama, baştan uyaralım. Öncelikle rezervasyon almıyor. Kapıda "Ben şunun yeğeniyim, sen benim kim olduğumu biliyor musun?" ayakları da işe yaramıyor.
İşletmecilerden birini tanımanız şart. Ya da erken gidip şansınızı deneyebilirsiniz. Zira saat 19.00'da kapılarını açıyor. Atıştırmalık menüsü var ve bar olarak da hizmet veriyor.
Pazartesi, salı kapalı olan mekanda çarşambadan pazara canlı müzik var. Her cumartesi Alya sahne alıyor. Yarın ise benim favorim Evrencan Gündüz sahneye çıkacak. Canlı müzik 22.30 gibi başlıyor. Mekanda Mustafa Ceceli, Yalın gibi bir ünlü varsa, o da bir anda sahneye fırlayabiliyor. Zaten oyuncular ve şarkıcılar açıldığı günden beri müdavimi olmuş durumda.
Hidden Coffee House ise semtin ara sokaklarında yer alan şirin bir kafe. En önemli özelliği hayvan dostu olması ve gelirini sokak hayvanlarıyla paylaşması. Özel çay menüsü de olan kafenin tatlıları ve tostları çok başarılı.

***

Şehirden havadisler

Asya mutfağını seviyorsanız Raffles İstanbul'un içine açılan ISOKYO'ya mutlaka uğramalısınız. Dünyanın yeni yükselen trendi Pan Asya mutfağına sahip restoranda geçen hafta Tolga Sezgin'in bir daveti oldu. Menüdeki her şey o kadar lezzetli ki bir gidenin mutlaka tekrar gittiği bir restoran olmuş burası. ISOKYO'nun adını ilerleyen günlerde daha çok sık duyacağız gibi.
İstinye Park'ta yer alan La Petite Maison öğlen menüsü servis etmeye başladı. Powe Lunch olarak adlandırılan menü ana yemek, başlangıç ve tatlı seçeneklerinden oluşuyor. Menülerin fiyatları 135 ve 149 TL olarak değişiyor.
Öğle menüsü sunmaya başlayan bir diğer restoran ise Frankie İstanbul. 99 TL'ye sundukları menüde ızgara bıldırcın, dana kaburga, ördek konfi gibi seçenekler de var.
Levent Hyatt Centric Otel'in giriş katındaki L'assiette de iddialı canlı müzik geceleri başladı. Sahnede bu akşam Mehmet Erdem var. Ümit Besen'li cuma akşamları şimdiden fenomene dönüştü bile.

BİZE ULAŞIN