Kimseyi kadrajdan çıkarmayın izinsiz fotoğraf paylaşmayın

Teknoloji çağı, sosyal medya devrimi, Z kuşağının alışkanlıkları derken adabımuaşeret kuralları yeniden yazılıyor. Hatta internete özel görgü kurallarını anlatan kitaplar da var. Görgü ve protokol akademilerinde ders olarak okutulan Netiquette isimli kitabı Uluslararası Görgü ve Protokol Kuralları Danışmanı Ayça Balkır ile inceledik

Kimseyi kadrajdan çıkarmayın izinsiz fotoğraf paylaşmayın

İLİŞKİ WHATSAPP'TA SONLANDIRILMAZ

Twitter'da aktif olanlar, Instagram'da fotoğraf paylaşanlar, Facebook'tan çıkmayanlar ve WhatsApp'tan mesaj yazanlar... Bu kurallara göz atmadan internette dolaşmayın.
Tanımadığınız insanların arkadaşlık isteğini kabul etmek zorunda değilsiniz. Sosyal medya, 'Kimin daha çok arkadaşı var?' yarışı değil.
Birini fotoğrafa etiketlemeden önce orada gözükmek istiyor mu, istemiyor mu sorun, izin alın. Onun yerine karar vermeyin.
İnsanlara oyun oynama isteği yollamaktan vazgeçin. (Bunu okuyan ve sosyal medyada arkadaşım olan insanlara sesleniyorum: Hiçbir oyunu oynamıyorum!)
Birinin arkadaşlığını kabul etmeden ya da arkadaşlıktan çıkarmadan önce 24 saat bekleyin. Hızlı, duygusal ya da düşünmeden alınmış kararlar istenmeyen sonuçlar doğurabilir.
Arkadaşlarınızı bir yardım kuruluşuna, sosyal gruba, foruma ya da fan sayfasına üye olmaları için sıkıştırmayın. Bir kere sormak yeterli. İster olsun ya da olmasın ikinci kere hatırlatmak saygısızlık.
Bir fotoğrafı paylaşmadan önce arkadaşınızın duygularını düşünün. Herkes komik halde göründüğü fotoğrafının sosyal medyada paylaşılmasından hoşlanmaz.



Profil fotoğrafınızı dikkatli seçin. Fazla oynanmış, fotoshop yapılmış fotoğraflar doğru bir imaj yaratmaz. Ayrıca WhatsApp'ınızdan iş yazışmaları da yapıyorsanız buna uygun bir fotoğraf seçin. Sevgilinizle yanak yanağa fotoğrafınıza bakıp müşterinizin size mesaj atacağını düşünsenize! Hem de siz çok ciddi bir imaj vermek isterken...
Aşk hayatınızın gün gün nasıl geçtiğini ve her saat ne yaptığınızı paylaşmayın.
Toplu bir fotoğraf koyarken birilerini kadraja sığmıyor diye dışarıda bırakmayın.
WhatsApp'tan ilişkinizi sonlandırmayın. Bir ilişkiyi bitirirken de saygınızı koruyun.

ÖZEL HAYAT ÖZEL KALSIN

Cep telefonunda konuşurken görgü kurallarını biliyoruz sanıyordum. Meğer ne kadar çokmuş. O halde internet kurallarıyla başlamışken telefon kurallarına da bir göz atalım.
Cep telefonunuzun sesini her duruma uygun bir tonda ayarlayın.
Özellikle halka açık alanlarda telefona gerekli olmadığı sürece yanıt vermeyin.
Gizli konuları herkesin önünde telefonda konuşmayın. Kendinizin ve başkalarının özel hayatına saygı gösterin.
Cep telefonunuz megafon değil. Lütfen konuşurken bağırmayın.
Karşınızda oturan kişi elinizdeki cihazdan daha çok ilgiyi hak eder. Sosyal bir ortamdayken telefonunuzu kapatın ya da sessize alıp karşınızdakine odaklanın.
Yemek sırasında telefonunuzu kapatın ya da sessiz ve titremeyen bir moda alıp çantanıza, cebinize koyun. Masa üzerinde duran telefonda yanıp sönen mesajlara gözünüzün kayması yemek yediğiniz kişiye karşı saygısızlıktır.
Yemekteyken önemli bir telefon bekliyorsanız, bunu masadakilere otururken açıklayıp, telefonunuzu masanın üzerinde bırakacağınız için özür dileyin. Beklediğiniz telefon geldiğinde karşınızdakine bunu belirtip, müsaade isteyip onu rahatsız etmeyeceğiniz bir yerde görüşmenizi yapın. Geri dönünce anlayışı için teşekkür edip telefonu tamamen ortadan kaldırın.

ŞEHİRDEN HAVADİSLER



Birçok dizi ve filmin müziklerine hayat veren Güntaç Özdemir her cuma Nabu Karaköy sahnesinde çıkıyor. Sahnedeki pozitif enerjisi, sevilen şarkılara kattığı özgün yorumla fark yaratan Özdemir'in repertuvarında yerli ve yabancı şarkılar var.
Antep mutfağını kim sevmez? Muhtemelen herkes bayılır. Alinazik, içli köfte, simit kebabı ve çok daha fazlası 19 Mart haftasında Swissotel bünyesindeki Cafe Swiss'te olacak. Çünkü Antep Haftası başlıyor.
CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul'un roof'undaki IZAKA pazar günleri Türk sanat müziği ve mezeler eşliğinde 'Dem Muhabbetleri' konseptini başlattı. Her pazar saat 17.00'de başlıyor ve 20.00'e kadar devam ediyor.

İSTİKLAL'DE NELER OLUYOR?

Aslında neler oluyor çok da bilmiyorum ama kalabalık artmış, eski zamanlarına dönmeye başlamış.
Benim konum caddeden çok, üzerinde keşfettiğim bir mekan. Münhasır Döner Kebap yazıyor kapısında. Alt kat sulu yemeklerin ve dönerin olduğu fast food tarzı bir yer. Üst kata çıkınca bambaşka bir konseptle karşılaşıyorsunuz. Uzun uzun kebap keyfi yapmak için süper bir yer. Adanası, humusu ve en çok da küşlemesi için gitmeye bile değer. Üstelik Edith Piaf'ların Dean Martin'lerin çaldığı bir yer burası

KAPILAR NEDEN BU KADAR SERT!

Geçen haftalarda iğneyi bize, müşterilere batırdım. Bu kez sırada işletmeler var. Popüler mekanların kapılarında niye bu kadar ukala, ters yanıt veren kişiler duruyor. Geçen cumartesi Bebek'te bir mekanın kapısındayım. Önümde yabancı bir çocuk ve kız içeri girmek için bekliyor. İçeri almıyorlar, çocuk mekan önerisi soruyor. Kapıdaki görevli, "Go to Lucca" (Lucca'ya git) diye az ileride kalabalığı kaldırımlara taşan Lucca'yı gösteriyor. Madem içeri almayacaksın bari "Yukarısı kalabalık ama Arnavutköy'ü deneyebilirsiniz" diyerek yardımcı ol. Ya da kapıya geleni "Çok dolu, sizi başka zaman ağırlayalım" diye nazikçe geri çevirelim. Elbette eleme yapın, herkesi içeri almayın. Ama keşke biraz da sayıya dikkat etseniz. Çünkü içeride kimi zaman hareket edecek alan kalmıyor. Kulüplerin kapısında bekleyen kişilere görgü eğitimi vermek şart.

BİZE ULAŞIN