Çocuklarımız tehlikeyle burun buruna yaşıyor

YouTube’un en büyük izleyici kitlesi 2-13 yaş arası çocuklar. Ancak aile filtrelerinin sosyal ağları kapsamaması çocukları sakıncalı içeriklerle burun buruna getiriyor. Ebeveynler önlem alsa da yetersiz kalıyor. Aile, okul, devlet ve STK’lar artık bu tehlikeye dur demeli

Çocuklarımız tehlikeyle burun buruna yaşıyor

Geçen hafta iki yaşındaki kızımın kurduğu bir cümle kafama takıldı. Bunu nereden öğrenmiş olabileceğine dair hafiyeliğe başladım. İletişim içinde olduğu tüm aile üyelerini teker teker yokladım ama onlardan öğrenmiş olması imkânsızdı. Sonra evde oyun oynarken YouTube'dan çocuk şarkıları videosu açtım ve kızımın ulaşamayacağı bir yere koydum. Puzzle yaparken fonda eğlenceli şarkıların çalması kızımın çok hoşuna gidiyor. Ancak bir süre sonra kaynağını aradığım o cümle şarkı arasına giren reklamla karşıma çıktı. İyi de bu reklam videosunun çocuklar için üretilmiş bir içeriğin içinde işi neydi? Meğer suçlu cebimdeymiş!
Sonrasında YouTube'da çocuklar için üretilmiş içeriklerin bir kısmını teker teker inceledim. Şiddet, korku, cinsellik, sağlıksız ürün reklamları resmen cirit atıyor. Bir ebeveyn olarak sinirlendim, endişelendim, nasıl önlemler alabileceğimi düşündüm. Ancak bu tek başına üstesinden gelebileceğim bir durum değil. Çocuklarımızı bu tehlikelerin içinde yalnız bırakamayız. Çözüm bulmamız şart.
YouTube yetkilileri içerikleri denetlediklerini söylüyorlar, peki ya reklamlar? Reklamlar gelişigüzel bir şekilde mi dağıtılıyor içeriklerin içine? Bu sorularıma cevap bulmak amacıyla Uluslararası Sosyal Medya Derneği Başkanı (USMED) Said Ercan'ı aradım.
Ercan: "YouTube bir reklam mecrası. Reklamı ne kadar çok kişiye gösterirse o kadar para kazanacak. Markalar görünürlülük üzerinden ücret ödüyor. Ama yetişkinlerin cinsel hayatıyla ilgili bir ürünü çocuk neden görsün? Reklamların denetlenmesi gerekiyor.
YouTube'daki videolarda, +18 bir içeriktir, şiddet içerir, 3 yaş üzeri için uygundur gibi ibarelerin olması gerekiyor. Bununla ilgili biz YouTube Denetleme Kurulu oluşturulmasını istiyoruz. Devlete başvurularımızı yaptık. RTÜK'ün ya da Bilgi Teknolojileri Kurumu'nun altında bir kurum olabilir."



YOUTUBER'LAR YEMİN EDECEK
Mevcut aile filtrelerinin neden bir çözüm olamadığını soruyorum Ercan'a: "Türkiye'de aile filtresi sadece internet ile sınırlı. Henüz sosyal ağları kapsamıyor. Oysa sosyal ağları da içermesi gerekiyor. Dünya'da örnekleri var. Fransa'da çocuk bir uygulama indirdiğimde aileye 'Onay veriyor musunuz?' diye bilgi gidiyor. Onay verirse çocuk uygulamayı indirebiliyor. YouTube ve Google'a bu anlamda çok cezalar kesildi. Çocuk ve aile hayatını koruyorlar."
Ercan, 2019'un Dünya YouTuber Sosyal Medya Etik Yılı ilan edildiğini söylüyor: "2019'da YouTuber'lar etik anlamda kimseye zarar vermeyeceklerine dair Hipokrat yemini gibi bir yemin edecekler. Bu ABD'de yaygınlaştı, Türkiye'de henüz yok. 'Ben çocuklara, yetişkinlere zarar vermeyecek içerik üretiyorum' gibi bir yemin bu."

GEVEZE ÖĞRENCİLERİ ÖZLEDİK
Bu etik hareketin işe yarayıp yaramayacağını zamanla göreceğiz ancak Ercan'ın verdiği şu örnek tehlikenin boyutunu da gösteriyor: "Çocuklar artık sadece video izledikleri için robotlaşıyorlar, hiç konuşmuyorlar. Bazı okul müdürler, bana 'Çocukların gevezeliğini özledik' diyorlar. Gözlük kullanımı arttı. Çocuğun gözü sürekli yakına alıştı. Telefona kafamız ve omuzlarımız düşmüş şekilde bakıyoruz. Uzmanlar kafa ve omuz düştüğü zaman bedenin kendini kötü hissettiğini söylüyor. Oysa ellerimizi ve kafamızı kaldırdığımızda vücut mutlu olduğunu hissediyor. Şu an çocuklarımızda baş ve omuz düşük durumda. Adrenalin gerektiren bir şey izlediklerinde uykuya geçme süreleri uzuyor. Uykusuz kalıyorlar" diyor.

DEVLET İÇERİK ÜRETSİN
Peki, nasıl çözüm bulabiliriz? Biz ebeveyn olarak üstümüze düşeni yapsak da daha üst bir önlem gerekiyor. Ercan bu konudaki fikrini şöyle anlatıyor: "Yeni dönemde internet reklamlarına vergi geleceğine dair bilgiler var. Devlet çözüm üretecek. Ancak çocuklar artık hacker gibi. Çözüm geldiğinde onlar çoktan underground dediğimiz mecraları keşfedip orada içerik üretip video izlemeye devam edecekler. Denetlenemeyecek meceraları keşfediyorlar. Burada ailelere düşen görev, çocuklarını görebilecekleri şekilde internet kullandırmak.
Devlet, kendi içeriğini üretebilir. Bunu kendi Devlet Tiyatroları'ndaki sanatçılara içerik ürettirerek yapabilir. Kendi YouTuber'larını çıkarabilir. Güvenli YouTuber listesi yayınlayabilir. Ailelerde o listeye göre çocuklarını yönlendirir."

BİZE ULAŞIN