Cumartesi 06.08.2022

‘Susturun şu çocuğu! Sesini dinlemek zorunda değiliz’

‘Susturun şu çocuğu! Sesini dinlemek zorunda değiliz’

Bireyselleşme ve yalnız yaşama kavramları en çok çocukları etkiledi. Toplumlarda özellikle çocuklara karşı tahammülsüzlük tırmanıyor. Ülkemizde de restoran, uçak, otel gibi sosyal alanlarda çocuk sesinden ve çocukların etrafta dolaşmasından bile rahatsız olanlar var. Aşırıya kaçan tepkiler çocukların psikolojisinde hasar bırakırken, yetişkinler arasında da kavga çıkıyor

ABONE OL
Uçakta ağlayan bebek sesi yükseliyor, belli ki basınçtan kulakları ağrıyor. Anne çocuğunu sakinleştirmeye çalışıyor, baba tedirgin etrafına bakıyor. Yolculardan biri oflamaya başlıyor, diğeri "Madem ağlayacak niye bebekle uçağa biniyorsunuz?" diye ekliyor. Ardından "Eyvah bu yolculuk bu sesle geçecek belli oldu, yandık" diyor. Anne mahcup bir sesle özür diliyor. Ama halden anlayan yok. Restoranda masada oturmaktan sıkılmış bir çocuk, ayağa kalkıp etrafta dolaşıyor. Diğer masalara şirinlik yapıp iletişim kurma derdinde. Kimse suratına bakmıyor. Annesi yanına çağırıyor ama çocuk ısrarla oturmak istemiyor. Yan masaya çarpıyor kazayla... "Çocuğunuza sahip çıkmayacaksanız niye geliyorsunuz restorana" diye çıkışıyor masadakiler. Anne mahcup, baba sinirlenmemek için kendini tutuyor." Uzun bir yolculuktan sonra, iki çocuğu ile otel arayan aile, en sonunda buluyor. İçeri girdiklerinde beklemedikleri bir uyarı ile karşılaşıyorlar.



"Bu otele 14 yaşından küçük çocuklar alınmıyor." Neden, ücretini ödeyeceğiz?" diyor aile. Yani şu: "Burası dinlenmek için gelinen bir otel, misafirlerimiz çocuk sesinden rahatsız oluyor." Sahi, biz ne zaman çocuk sesinden rahatsız olan bir toplum haline geldik. Ne zaman "Çocuktan steril edilmiş" alanlar oluşturacak kadar tahammül seviyemiz aşağı indi. "Abartmayın, dünyanın her yerinde oluyor böyle şeyler" dediğinizi duyar gibiyim. Abartmıyoruz, çocuklar her gün birçok alanda yetişkinler tarafından psikolojileri bozulacak davranışlara maruz kalıyor. Oysa çocuklar da bir birey, onların olmadığı alanlar oluşturmaya çalışmak ne kadar doğru? "Çocuktur, ne yapsa yeridir" hoşgörüsünden "Çocuğun burada ne işi var?" anlayışına ne zaman evrildik? Birçok çocuklu aileden, gittikleri mekânlarda yaşadıklarına dair akıl almaz örnekler duyuyoruz. Tatilde, yanlışlıkla şezlonguna oturan çocuğa şiddet göstermeye kalkanlardan, "Şu çocukları neden buraya alıyorsunuz" diyenlere kadar birçok şey... Biz de çocuklara yönelik giderek tırmanan tahammülsüzlüğü hatta nefrete varan davranışları uzmanlarla konuştuk. Toplum içinde aileler çocuklarına nasıl davranmalı? Hangi davranışlar çocuk nefretini işaret ediyor? Çocuk sesine bile tahammül edememenin altında ne tür bir psikoloji var? Hepsinin cevabını aldık.



ASLI KARASAÇ ÖZKAYA / Uzman Klinik Psikolog
Ebeveynler kendini yetersiz hissediyor

"Bir uçağa biniyoruz yanımıza çocuk düşerse, 'Bugün kötü geçecek, yandık. Ağlama sesiyle yolculuk mu yapılır?' diyen, çocuğunu susturamayan anne ve babasıyla tartışma çıkaran insanlarla karşılaşıyoruz. Çocuk kabul etmiyoruz diyen restoranlar ve oteller git gide çoğalıyor. Ev kiralarken bile çocuklu aileye ev vermeyen ev sahipleri biliyorum, Neden? Çünkü toplum olarak kendimizi beslemiyoruz. Kaç kişi hayat içinde her gün bir saat kendine iyi gelen şeyleri tespit edip hayata geçiriyor? Aslında biz toplumca kendimize değer verip zorlandığımız noktalarda psikolojik destek alıp, kendimizi önemseyip durup bir de çerçevenin dışından hayata bakabilirsek ve o an neye ihtiyacımız olduğunu tespit edebilirsek bu gerginlik, tahammülsüzlük ve mutsuzluk duygusundan yavaş yavaş kurtulmamız mümkün olacaktır. Şimdi içinizden şunu dediğinizi duyar gibiyim 'Bu kadar kötü giden şey varken mi?' Evet, tam da zaten bu kadar kötü giden şey varken bunu yapmak gerekiyor ki, psikolojimizi sağlam tutalım, daha sağlıklı düşünebilelim, daha doğru kararlar verebilelim, çevremizdeki en masum olan varlıklardan, çocuklardan acısını çıkarmayalım bu durumu. Çünkü çocuklar dış dünyadan gelen ve belki sizin birkaç dakika sonra unutacağınız o tepkinin hayat boyu ruhsal dünyalarında yıkıcılığını yaşayacaklar. Belki tepkinizle çocuğun dış dünyadan korkmasına, yeni biriyle tanışırken çekinmesine neden olacak ve özgüvenine zarar verecek, benlik algısını etkileyecek ve onu küçük düşmüş hissettireceksiniz. Ayrıca bizler farkında olmadan onlara böyle davrandıkça, onları da böyle davranan bireyler haline dönüştürüyoruz. Kaldı ki, böyle bir durumda çocuğun anne ve babasına da kendini yetersiz hissettirmek cabası. Bu durumun sebepleri arasında gitgide bireyselleşen, bir artı bir evlerin çoğaldığı ve dolayısıyla aile kavramının ve paylaşmanın azaldığı bir yapıdan da söz etmek doğru olacaktır. Pek çok kişi tek başına yaşama derdinde.




SINIRSIZ VE KURALSIZLIK OLMAMALI
Olaya diğer bir açıdan bakmak gerekirse tabii ki çok sınırsız ve kuralsız yetişen çocukları bu grubun içine dahil etmiyorum. Aşırı rahat anne baba tutumları olan ailelerde çocuklar sınırsız bir şekilde başkalarının alanlarını ihlal edebiliyorlar. Bunun pek çok örneğini yaşam içinde yaşıyoruz. Örneğin; muayenehaneme gelen altı yaşındaki bir erkek çocuk, izinsiz ve kontrolsüz biçimde masamın çekmecelerini açıp yine izinsiz onları alıp annesinin çantasına koymuştu. Burada sınır probleminden söz etmek çok doğru olacaktır. Fakat, buna benzer durumlarda çocuğu uyarmanın yolu şiddete ve aşağılamaya başvurmak olmamalı. Çocukta yara açmamak adına daha anlayışlı bir şekilde durumu anne babasından yardım isteyerek ve beden dilimizi, bakışlarımızı, ses tonumuzu makul boyutlara indirgemek daha doğru olacaktır."




YELDA TAN / Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi
Çocuk nefreti çok ciddi ve uç bir durum

- Çocuğa, çocuk sesine bile tahammül edememenin altında nasıl bir psikoloji yatıyor?
- Toplum olarak gün geçtikçe birbirimize toleransımızın azaldığı, kolayca sinirlenildiği, acımasız eleştirilerin rahatlıkla yapılabildiği hatta şiddet boyutuna varabilecek davranışlarda bulunulabildiği aşikâr. Hal böyle olunca bu durumdan çocuklarımız da payını alabiliyor. Küçücük bir çocuğun çıkarttığı sese ya da yaptığı hareketlere aşırı tepki vermek kuşkusuz sağlıklı bir davranış örüntüsü değildir. Kişinin içinde bulunduğu ruhsal durumdan dolayı kendisini rahatsız edecek herhangi bir durum -çocuk sesi gibi son derece masum bir durum bile- çok farklı ve yıkıcı davranışlar göstermesine sebep olabilir. Yapısal olarak bazı insanlar çocuk sesinden ya da yaptıkları bazı davranışlardan çok rahatsız olabilmektedirler. Bu kişilerle yapılan görüşmede kendilerini bildiklerinden beri çocuklara pek tahammül edemediklerini, baş etmekte zorlandıklarını ancak çocuklara düşman olmadıklarını belirtmektedirler. Bazıları ise yetiştirilme tarzından dolayı çocuğa fazla ilgi gösterilmemesi gerektiğini düşünerek çocuğun ses çıkarmasını ufak tefek yaramazlıklar yapmasını aşırı tepki ile karşılayabilmektedirler. Bir kısım ise içinde bulunduğu ruhsal durumdan dolayı örneğin depresyon, anksiyete bozukluğu gibi durumlardan ötürü toleransı azaldığı için yine sese ve olumsuz en ufak bir davranışa bile tahammül edememektedir. Burada sayamayacağımız kadar çok psikiyatrik durum kişinin çocuklarla baş etme becerilerini bozup kişinin olumsuz davranışlarda bulunmasına yol açabilir.
- Çocuğa tahammülsüzlüğün nefret boyutuna ulaştığını işaret eden davranışlar nelerdir?
- Eğer kişi gerçekten çocuklardan nefret ediyorsa bunu en ufacık ve doğal çocuk davranışına tahammülsüzlük olarak yansıtabilir.
Örneğin çocuğun ağladığı ya da hareketli olduğu bir ortamda çok gerilebilir ve o ortamı terk etmek isteyebilir. Çocuğu, eğer çocuk algılayabilecek yaşta ise uyarabilir ya da ailesini ikaz edebilir. Bu uyarılar hakaret ve aşağılayıcı tutumlar içerebilir en son aşama ise çocuğa şiddet uygulamak şeklinde olabilir.
- Bir restoranda ya da gittiği mekânlarda, bir çocuğun ağlayışına ya da belki ufak yaramazlıklarına, tanımadığı kimselerden azar yemesi çocukta nasıl bir psikolojiye sebep olur?
- Tanımadığı bir insan tarafından çocuğun bu tarz olağan sayılabilecek davranışları nedeniyle azarlanması çocuğu korkutabilir. Bu durum çok çeşitli korkulara en başta da yabancıları korkulacak varlıklar olarak algılamasına ve çocukta kaçıngan davranışlara yol açabilir. Özgüveni zedelenebilir.
İnsanlara güveni azalabilir. Birçok kaygı ve korkunun kaynağı olabilir ileriki hayatında.
- Çocukların davranışlarından dolayı ebeveynlere kızılması, ortamda bulunan diğer kişiler tarafından sözlü iğnelemelerde bulunulması doğru mu? Bir mekânda bir çocuğun davranışından rahatsız olunduğunda bunu en doğru şekilde nasıl ifade etmeli, nasıl davranmalı?
- Eğer gerçekten rahatsız olunacak bir durum varsa ebeveynle başkalarının duymayacağı şekilde çocuğun davranışı hakkında konuşulabilir.
Rahatsız olunduğu dile getirilebilir. Nasıl yardımcı olunabileceği hakkında aileye destek verilebilir. Yani aynı durumun bizim de başımıza gelebileceğini unutmadan karşı tarafın yerine kendimizi koyarak uygun bir yaklaşımda bulunmak herkesin yararına olacaktır.
Yaşadığımız toplumda birçok sebepten dolayı birbirimize karşı daha az anlayışlı olduğumuz gözlemlediğimiz bir durum. Bu durumda çocuklara da tahammülün azaldığı bir gerçek. Çocuk nefreti çok ciddi ve uç bir durum aslında. Nefret boyutunda çok fazla kişinin olduğunu düşünmüyorum ama tahammülsüz insan sayısı çok. Mutlaka bu tarz insanlara rastlıyoruz hepimiz. Ancak çocuklarla uğraşan bir uzman olarak bu kişilerin neden böyle olduğunu anlamaya çalışmanın ve gerekli yardımda bulunmanın ruh sağlığı açısından sağlıklı toplum için vazgeçilmez olduğunu düşünüyorum.

DİNLEMEK İSTERSENİZ
Havada bir hinlik var, bir yerde bir eksik var...
Yolculuğuna müzikle eşlik edelim...