Denizcilerin insanlık dramı

Hindistan açıklarında mahsur kalan Mira Denizcilik'e ait Panama bandıralı 19 bin grostonluk kuru yük gemisi 'Mira'daki 18 Türk ve 6 Azeri denizci bir insanlık dramı yaşıyor.

Mira Denizcilik'in kredi borcunu ödeyemediği İngiliz bankasının el koyduğu gemi, 24 personeliyle birlikte Gucarat eyaletinin Alang kentinin 29 kilometre açıklarında demir atmış durumda. Geminin yavaş yavaş su almaya başladığı ve bir hafta sonra başlayacak muson yağmurları nedeniyle batma tehlikesinin yaşandığı bildirildi. Makine dairesinde 2 metreye kadar yükselen su, yakıt olmadığı için boşaltılamıyor. Mürettebat tutuklanma korkusu yaşadığı için gemiyi limana yanaştırmayacaklarını söylüyor. Denizciler, kötü hayat şartları ve hastalık tehlikesiyle açlık sınırında yaşıyor.

Edinilen bilgiye göre, İzmir'den 28 Kasım'da aldığı demir çubukları 18 Ocak'ta Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abudabi'ye götüren Mira, yükünü boşalttıktan sonra şirketten hareket emri beklemeye başladı.

Bu sırada mürettebat, cep telefonlarına gelen mesajla firmanın borcundan dolayı gemiye İngiliz Culbone Marina Finans Bankası'nın el koyduğunu öğrendi. Bankayla firmanın anlaşması sonrası denizcilerden parçalanarak satılması için gemiyi Hindistan'ın Bhavnagar Limanı'na götürmeleri istendi. Gelişmeler üzerine maaşlarını alamayacakları anlayan 24 kişilik mürettebat Hint Okyanusu'nun ortasında sorunun çözülmesi için beklemeye başladı. Denizciler, borçlarından dolayı Hint polisi tarafından tutuklanacaklarını kaydediyor.

ÇAMURLU SU İÇİYORLAR
Geminin kaptanı Hasan Sandıkçı telefonla yaptığı açıklamada, "Gemiyi yarın terk edeceğiz. Hastalananlar var, bir kişinin ayağı şişti. Sıcaklık 50-60 dereceye yükseldi. Hava çok nemli sürekli terliyoruz. Çeşit çeşit böcekler var. Coğrafi yapı çok kötü, deniz bulanık, çamur gibi, bu yüzden balık tutamıyoruz. İçme suyumuz çamurlu. Rüzgar şiddetlendi, gemi yanar diye ateş yakamıyoruz. Çaresiz ve savunmasızız" dedi. Gemiyi terk etmek için kullanılan filikaların arızalı olduğunu ifade eden Sandıkçı, ulaşabildikleri herkesten yardım istediklerini kaydetti.

Geminin ikinci kaptanı Uğur Arabacı ise, "Bilindiği üzere gemi buraya hurda olarak getirildi. Fırtınalarda gemi ve biz daha ne kadar dayanabiliriz bilemiyorum. Herhangi bir tehlike durumunda canımızı kurtarabilecek ne yakıtımız, ne de bizi koruyabilecek emniyet teçhizatımız var. Şuanki durumumuz insani bir durumdur. Artık biz kurtulacağımız günü değil, öleceğimiz günü bekliyoruz" diye tepkisini dile getirdi.

Gemide Hasan Sandıkçı ve Uğur Arabacı'nın yanı sıra, Haluk Buran, Alkın Özden, Zahit Aliyev, Elnur Süleymanov, Zavur Yakubov, Halil Ağca, Bünyamin Sezer, Reşat Murşadov, Salih Oğuş, Erdoğan Çatal, Murat Aygür, Caner Çiçek, Süleyman Maliyev, Ahmet Baydar, Erdoğan Gündoğdu, Selçuk Karafazlı, Mustafa Öksüz ve Ahmet Gürcüoğlu bulunuyor.
BİZE ULAŞIN