AB için tehlikeli sözler

SABAH'a konuşan Bakan, Fransa ve Almanya liderlerinin Türkiye karşıtı söylemlerini, Avrupa'nın güvenliği için tehlikeli bulduğunu söyledi. Rum kesimi ile limanlar sorununa dikkat çekti

Bakan Bildt, Türkiye'ye AB içindeki desteğine ilişkinse şunları söyledi: "Avrupa Birliği'nin 27 ülkesinin 22'si Türkiye'yi ya destekliyor ya da bu konudaki görüşünü söylemekten kaçınıyor. Fransa ve Avusturya, kesinlikle karşı. Almanya koalisyon hükümeti ise bu konuda ikiye bölünmüş durumda" dedi. Karşı çıkan ülkelerden yükselen seslerin Türkiye'nin AB sürecini olumsuz etkileyip etkilemeyeceği yönündeki bir soruya ilişkin olaraksa "Avrupa'da daha fazla insanı düşündükçe Türkiye'nin üyeliğini destekleyeceğini düşünüyorum. Çünkü bence Türkiye'nin üye olmamasının sonuçları, AB açısından iyi olmayacaktır" yanıtı verdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Kürt sorunundaki açılımıyla ilgili de "Türkiye'nin ne yapması gerektiğini bizim söylememiz uygun olmaz. Ama Gül'ün bu açılımı çok olumlu bize göre. Cumhurbaşkanı'nın bu konuya el atması olumlu bir sinyal" dedi.
İsveç, Türkiye'nin AB'deki en önemli savunucuları arasında yer alıyor. Ülkenin dönem başkanlığının en önemli konusunu da "Türkiye'nin üyelik süreci" oluşturacak. İsveç, kendi dönem başkanlığında Ankara ile en az iki müzakere başlığı açmayı hedefliyor. Ancak Dışişleri Bakanı Carl Bildt, önümüzdeki altı ayda Güney Kıbrıs ile limanlar sorununun çözümlenmemesi durumunda, diğer müzakere başlıklarının açılmasının da bir anlamı olmayacağını söyledi. Zira AB, üç yıl önce, Türkiye'ye, Türkiye'nin Güney Kıbrıs'a hava ve deniz limanlarını açması için bu yılın sonuna kadar süre tanımıştı. Bakan Bildt, limanlar konusunda ek süre verilmesi ihtimali olmadığını söyledi, Kıbrıs'taki barış müzakerelerinin de yıl sonuna kadar bitmesi gerektiğini kaydetti.

'İNGİLİZLERE DE KARŞIYDILAR'
- Fransa lideri Sarkozy'nin, AB üyeliğine alternatif olarak Türkiye ile Ortak Ekonomik Alan oluşturulması önerisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Geçmişte AB'nin gerçekleştirdiği genişleme süreçlerine baktığımızda, birlik içerisinde hep sürece karşı çıkanlar olduğunu görüyoruz. Bu Fransızların İngilizlere karşı olmasıyla başlar. 1960'lardan itibaren Fransızlar İngilizlerin uzunca bir dönem üyeliklerini engellediler. Tabii İsveç'in üyeliğini biz müzakere ederken, birlik içerisinde yine İsveç'e karşı çıkan sesler çıkıyordu. İşte bu nedenle üyelik sürecinde bazılarının desteklerken, diğerlerinin karşı çıkması artık haber olmaktan çıktı. Ama tabii AB ülkeleri ve Avrupa parlamenterlerinin büyük bölümünün Türkiye'nin üyelik sürecini desteklediğini anlamak lazım. Biz bu sürecin sonuna geldiğimizde, tabii ki bambaşka bir dünyada, bambaşka bir Avrupa, bambaşka bir Türkiye olacak karşımızda.
- Almanya ve Fransa'nın sözlerini çok fazla önemsememek gerektiğini, bu tür karşıtlıkların normal olduğunu mu söylemek istiyorsunuz?
Bu konuda onlarla tartışma ortamı başlatmak, ama her şeyi biraz uzun vadede düşünmek gerekiyor. Şu ana kadar karşı çıkılmayan hiçbir genişleme süreci olmadı. n Neden Türkiye sizin için bu kadar önemli? Türkiye önemli. Çünkü biz 'açık' ve 'kabul eden' bir Avrupa istiyoruz. Ülkeler kriterleri yerine getirdikleri takdirde istiyorlarsa birliğe girebilmeli. Modern, başarılı ve dinamik bir Türkiye en fazla ülkenin kendi çıkarına. Ama bu aynı zamanda AB'nin dinamikliğini artıracaktır.
- Dönem başkanlığınızda Türkiye ile müzakere başlıkları konusundaki stratejiniz ne olacak? Kıbrıs Rumları enerji başlığının açılmasını engelliyor...
Bence en kritik konu, Kıbrıs müzakereleri ve defakto Ankara protokolü. Çünkü 8 müzakere başlığı, Ankara protokolü yüzünden askıda. Bizim önceliğimiz de bu konuda olacak. Eğer bu konuda ilerleyemezsek, hiçbir yarar sağlamayacaktır. Limanlar konusunun çok da zor bir konu olduğunu düşünmüyorum. Bir ilerleme bekliyoruz. Bu yıl sonunda da bir değerlendirme olacak. Bu kesin!
- Eğer Türkiye o tarihe kadar limanlarını açmazsa, nasıl bir tavır belirleyeceksiniz?
Bu konuda farklı senaryolara girmek istemiyorum. Ama hiçbir gelişme yoksa, o zaman bu durum olumsuz gelişmelerle sonuçlanır.
BİZE ULAŞIN