Kısa metraj Türkiye

Kimi insan haklarını, kimi üniversite hayatını seçti. Kiminin konusu İstanbul kadınlarıydı... 34 yönetmen adayının kamerasından "Türkiye", TV ve üniversitelerde gösterilecek

6film, 8 gün, 34 genç yönetmen adayı... 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen bir projeyle beyaz perdeye taşınıyor. Geçtiğimiz haftalarda ülkemize gelen gençler, "İstanbul'u anlatmak" başlığı altında seçtikleri farklı konularda kısa filmler çekti. Türkiye'den ARI Hareketi ve Almanya'dan Bürgehaus Bennohaus ortaklığıyla gerçekleşen projede Almanya, Fransa, Polonya, Litvanya, Letonya ve Ukrayna gibi ülkelerden gençler yer aldı. Altı gruba ayrılan gençlerin seçtiği konu başlıkları da ilginçti. İlk grup, "İstanbul Kadınları" temalı bir kısa film çekti. Ekip, KAGİDER yöneticisi Özgül Erdemli, gazeteci Ayşe Böhürler ve çeşitli üniversitelerden öğrencilerle de görüştü. Bir ikinci ekibin konusu, İstanbul'daki üniversite hayatı oldu.

'ÇEŞİTLİLİK ÇOK ETKİLEYİCİ'
Onların bu konu için adresi de Boğaziçi Üniversitesi'ydi. İnsan hakları konusunu işleyen üçüncü grup ise Helsinki Yurttaşlar Derneği ve Beşiktaş Kültür Merkezi senaryo danışmanı Muhsin Kızılkaya'yla görüşerek hazırladı filmlerini. Diğer grupların konu başlıkları ise İstanbul'daki Alevi Cemaati, kentsel dönüşüm- Balat'tı. Altıncı grup ise kısa film çeken 5 ekipteki arkadaşlarının maceralarını belgesel haline getirdi... Televizyonlar ve internet sitelerinde yayınlanacak bu kısa filmlerin üniversitelerde da gösterilmesi planlanıyor. Projeye katılarak kendi pencerelerinden İstanbul'u görüntüleyen gençlerle biz de sokak sokak dolaştık. Balat'taki Patrikhane ziyaretlerinde görüştüğümüz gençlerin hepsinin ortak sözü, İstanbul'dan çok etkilendikleriydi. Gündüz kısa filmleri için görüntü çeken, röportalar yapan, kurgularını tamamlayan gençler; akşamları da klasik İstanbul eğlencelerinde kentin keyfini çıkardıklarını söyledi. Bu gençlerden biri de 18 yaşındaki Letonyalı Katrina Pole... Pole, deneyimini "İstanbul'a geldikten sonra Türkiye hakkındaki fikirlerim olumlu yönde değişti ve önyargılarım yok oldu. İstanbul'un bu kadar büyük bir şehir olması açıkçası beni çok şaşırttı. Şehrin büyüklüğünün yanı sıra, barındırdığı kültürel çeşitlilikten de oldukça etkilendim..." diye anlattı.

Kafamdaki Türk imajını değiştirdi'

Projenin "Kentsel Dönüşüm- Balat" bölümünde yer alan 19 yaşındaki Polonyalı Bartosz Walenda, İstanbul'dan çok etkilendiğini anlattı: "Pek çok kişiyle görüştük. Semti köşe bucak dolaştık. Çok şey öğrendim. Türkiye'nin zengin bir kültürel mirasa sahip olduğunu biliyordum. Ancak açıkçası İstanbul'un bu kadar modern bir kent olmasına çok şaşırdım. Kentin çok gelişmiş bir altyapısı ve ulaşım sistemi var. Türkiye'nin diğer bölgelerini de en kısa zamanda ziyaret etmek istiyorum. Yakınlarıma da İstanbul'u ziyaret etmelerini tavsiye edeceğim. Çünkü İstanbul anlatmakla anlaşılabilecek bir şehir değil. Ancak görerek, yaşanarak anlaşılabilir. Polonyalıyım. Ama Almanya'da yaşıyorum. İstanbul'da, Almanya'daki Türklerin kafamda oluşturduğu Türk imajının değiştiğini söyleyebilirim..."

İNTERNETTE YAYIN BAŞLADI
Gençlerin filmleri, AB destekli internet televizyonlarında yayınlandı. ARI Hareketi uluslararası ilişkiler uzmanı Defne Kadıoğlu, yeni projelerinin kültürel etkinlikleri takip edecek bir "İstanbul Muhabir Grubu" olduğunu söyledi.






BİZE ULAŞIN