'Cenazelerin defnedilmesine izin verilmiyor'

Bağımsız Doğu Türkistanlılar Birliği Genel Başkanı Abdulmecit Avşar, Urumçi'de yaşanan ve katliama dönen olayların ardından öldürülen Uygur Türklerinin cenazelerinin defnedilmesine Çin askerlerinin müsaade etmediklerini açıkladı.

Bölgede yaşayanlarla bir şekilde görüşme imkanları bulduklarını anlatan Abdulmecit Avşar, Çin askerlerinin ve halkının Türklere yönelik yaptığı linç girişimlerinin katliam şeklinde devam ettiğini aktararak, "Bu bölgede şuan yapılanlar, Uygur Türklerinin 60 yıldır yaşadıkları baskı ve asimile politikalarının bir ürünü olarak karşımıza çıkıyor. Son olayları da dikkate aldığımızda Doğu Türkistan'da bundan sonra Uygur Türkleri ile Çinlilerin bir arada yaşaması çok zor." diye konuştu.

Avşar, bölgeden kendilerine ulaşan haberlere göre Doğu Türkistan'da yaşayan 35 milyon civarındaki Uygur Türkünün büyük bölümünün Urumçi olaylarından dolayı çok kızgın ve tepkili oldukları belirtti.

Uygur Türklerinin Urumçi'de yaşanan olayları yeni bir milat kabul ettikleri yönünde değerlendirmelerin olduğu bilgisini aldıklarını anlatan Avşar şöyle konuştu: "Bu olaylar Çinlilerin ve Çinli yetkililerin Doğu Türkistan Türklerine karşı ne düşündüklerini net olarak ortaya koymuştur. Gelen haberlerde Doğu Türkistan'ın hemen hemen her şehrinde bir kaynama ve Çinlilere karşı nefretin başladığı haberleri geliyor. Uygurlar, olaylar sonrası bağımsızlık için yeniden ümitlendikleri haberleri geliyor." dedi.

Başkan Abdulmecit Avşar, yaşanan olaylarda ölen binden fazla Türk'ün cenazelerinin yakınlarına verilmediğini belirtirken, bu cenazelerin de akıbetinin merak edildiğini söyledi. Bölgede yaşayan Uygur Türklerinin işsizlik, zorla göç ve üretilen ürünlere el koyma, dini hayata müdahale, Uygur dilini yok etme, zorla doğum kontrolü gibi zulümleri artık kabul etmeyecekleri yönünde ifadelerin kullanıldığını da hatırlattı.

Avşar sözlerini şöyle sürdürdü: "Zaten yıllarca cenazelerini sabah namazı veya yatsı namazından sonra geceleri gömmelerine izin verilen Uygur Türkleri bu tür baskılara alışıklar. Ancak, Urumçi olayları artık bıçağı kemiğe dayadı. Demokratik bir hak istemek için yapılan gösteriyi katliama çevirerek Çinliler gerçek yüzlerini gösterdiler. Doğu Türkistan'da bundan sonra işler eskisi gibi gitmez. Çinlilerle Uygurlar Doğu Türkistan da bundan sonra zor birlikte yaşarlar" diye konuştu.

İNGİLTERE TÜRK DERNEKLERİ FEDERASYONU HAREKETE GEÇTİ
İngiltere Türk Dernekleri Federasyonu (ITDF), Sincan Uygur Özerk Bölgesindeki olayları kınamak ve Uygur Türklerinin haklarını korumak için Uluslararası Af Örgütü ve Uluslararası Azınlık Hakları Grubuna yazılan mektupları imzaya açtı.

ITDF, federasyona üye bütün derneklerin, mektubun imzalanmasını sağlaması çağrısında bulundu.
İmzaya açılan mektupta, Sincan Uygur Özerk Bölgesinde geçen hafta çıkan etnik çatışmalarda 156 kişinin öldüğü ve bini aşan sayıda kişinin yaralandığına dikkati çekilerek, yıllardır ekonomik ve dini özgürlükler açısından önemli sıkıntılara maruz kalan Uygur Türklerinin yeni ve önemli sıkıntılarla karşı karşıya bulunduğu vurgulandı.

Geçen ay bir fabrikada çıkan kavgada iki Uygur Türkünün Han Çinlileri tarafından vahşice öldürülmesinin ardından başlayan protesto gösterilerine güvenlik güçlerinin çok sert müdahale etmesinin olayların fitilini ateşlediği kaydedilen mektupta, bunun ardından çok sayıda insanın öldürüldüğü ve yaralandığı olayların patlak verdiği hatırlatıldı.

Olayların ardından bölgede internet erişiminin engellendiği ve telefonla bölgeye ulaşmanın da neredeyse imkansız hale geldiğine işaret edilen mektupta, şunlar belirtildi:

''Ellerinde çivili demirlerle, sopalarla Uygur Türklerine saldırarak, onlarca kişinin ölümüne neden olan Han Çinlilerinin gösterilerine engel olmayan, sıkıyönetim ilan ederek, Uygur Türklerinin gösteri haklarını ellerinden alan Çin yönetimi, askerleri ve polisi bölgeye yığarak, gösteri yapmak isteyen Uygur Türklerine gözdağı verdi.Bölgeden gelen haberlere göre, yarı otomatik silahlar taşıyan güvenlik güçleri, silah ve demirlerle kuşanmış Han Çinlilerine hiçbir şekilde engel olmazken, Uygur Türklerinin sokağa çıkmasına izin vermiyor. Han Çinlileri ise Uygurların evlerine saldırırken, Uygurlar saldırıları püskürtmek için evlerinin önüne barikat kuruyor.Çin askerleri Urumçi'de teyakkuza geçerek, gövde gösterisi yaparken, Pekin yönetimi gösterilerin sorumlularının idam edileceğini duyurdu."

Mektupta, ITDF olarak bütün bu yaşananların kaygıyla izlendiğine işaret edilerek, Urumçi'de ciddi insan hakları ihlallerinin meydana geldiğinin altı çizildi.

Bütün bu olayların bölgede onyıllardır süren insan hakları ihlallerinin ve Çin hükümetinin kendi halkı olan Uygur Türkleri üzerindeki baskıcı uygulamalarının sonucunda ortaya çıktığına da işaret edilen mektupta, bu gerçeklerin uluslararası toplum tarafından da görülmesinin ve yakından izlenmesinin beklendiğine dikkati çekildi.

Mektubun gönderildiği organizasyonların, uluslararası toplumun dikkatini bu tür insan hakları ihlallerine çekmek konusunda oynadığı önemli role değinilen mektupta, Çin'in bu şiddete karşı bir çözüm bulmak konusundaki isteksizliğine de işaret edildi.

Mektupta, Uluslararası Af Örgütü ve Uluslararası Azınlık Hakları Grubundan uluslararası toplumun mümkün olan bütün kanallarla harekete geçirilmesi ve Uygur Türklerinin maruz kaldığı, Çin hükümetinden gelen insanlık dışı baskılar konusunda bilgilendirilmesi için adım atması istendi.

BİZE ULAŞIN