Amsterdam'da Türk iş kadını öldürüldü

Hollanda'nın Başkenti Amsterdam'da yaşayan ve kısa süre önce Hollanda Kraliyet Ailesi tarafından kabul edilen Türk iş kadını Arzu Erbaş, iş yerinden çıktığı sırada uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

Olay, Geuzenveld semtinde, saat 20.00 sularında meydana geldi. Moedres Schoot (Ana Kucağı) kreşinin sahibi Arzu Erbaş, Dr. Colıjn Caddesi'nde bulunan işyerinden çıktıktan sonra, aracına bindiği sırada, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin bıçaklı saldırısına uğradı.

Saldırganlar olay sonrası kayıplara karışırken, ağır yaralı haldeki Erbaş'ı görenler polis ve ambulansa haber verdi. Gelen sağlık ekibinin, ilk müdahaleyi olay yerinde yaptıktan sonra Amsterdam AMC'ye (Akademi Hastanesi) götürmek üzere yola çıkardığı Erbaş, yolda hayatını kaybetti.

Amsterdam ve çevresinde saygın bir iş kadını olan Arzu Erbaş, yüzün üzerinde çocuğa Ana Kucağı Kreşi'nde hizmet veriyordu. Kreşin yanında sosyal faaliyetleri de bulunan Arzu Erbaş, 4 ay önce Hollanda Kraliyet Ailesi tarafından kabul edilmişti.

Amsterdam polisinin konu ile ilgili geniş bir araştırma başlattığı belirtildi. Saldırgan ya da saldırganların yakalanması için polisin, Amsterdam'a giriş ve çıkışları tuttuğu, fakat fail ya da faillere henüz ulaşılamadığı açıklandı. Arzu Erbaş'ın cenazesinin, AMC'de bulunduğu belirtildi.

AMSTERDAMLI TÜRKLER, ARZU ERBAŞ'I ANLATTI
Amsterdam'da, sahibi olduğu kreş çıkışında uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını hayatını kaybeden Türk iş kadını Arzu Erbaş'ın öldürülmesi ile ilgili sır perdesi henüz aralanmadı.

Amsterdam Akademi Hastanesi AMC yetkilileri, Arzu Erbaş'ın 12 bıçak darbesi ile öldürüldüğünü açıkladı. Olayın, daha detaylı araştırma ve yapılacak otopsinin ardından aydınlığa kavuşacağı belirtildi.

Amsterdam'da başarılı bir iş kadını olarak tanınan, iki çocuk annesi 33 yaşındaki Arzu Erbaş'ın Rize nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi. Çevre sakinleri ve kreşte kalan öğrenciler, olayın ardından Amsterdam Moeders Schoot (Ana Kucağı) kreşi önünde göz yaşlarını tutamadı.

Çocukları Erbaş'ın kreşinde kalan Orhan Demir, olaydan derin üzüntü duyduğunu söyledi. Demir, "Arzu hanımın park yerinde bıçakla öldürüldüğünü duyar duymaz olay yerine geldim. Benim çocuklarım da onun kreşinde kalıyor. Çocuklarımın bir bakıma annesi gibiydi. İnsanlarla iyi bir diyalogu vardı. Tüm kesimler tarafından seviliyordu."

Amsterdam doğumlu Fatma Demir de, "Arzu hanım, "Ana Kucağı" gibi şefkatli ve çocuklara oldukça merhametli bir anne ve iş kadını idi. Üzüntümüz çok büyük. Olayı duyar duymaz göz yaşlarımı tutamadım. Çocuklarım bu kreşte kalıyorlar. Kendisini iki yıldır tanıyordum. Çok iyi bir insandı. Kreşte toplam 130 çocuk bulunuyor. Kendisi ve çalışanları çok iyi insanlardı." diye konuştu.

Moeders Schoot kreşine giden yedi yaşındaki Hülya Demir de olaydan dolayı çok üzgün olduğunu ifade etti.

Yaklaşık 30 yıldır Amsterdam'da yaşadığını söyleyen Esma Eroğlu ise uzun yıllardır ikamet ettiği Geuzenveld semtinde kriminal olayların oldukça sık meydana geldiğini anlattı. Eroğlu, "Bu semt gerçekten güvenli değil. Evlerimize hırsızlar giriyor. Bu saldırıya çok üzüldüm. Ben bu kreşi yakından biliyordum. Sahibi Arzu Erbaş'ın öldürülmesini talihsiz bir olay olarak nitelendiriyorum. Polisin bu tür olaylara biraz duyarsız kaldığını hissediyorum. Çocuklarımızın geleceklerinden bu semtte olmamızdan dolayı endişe ediyoruz. Gerçekten çok üzgünüz." diye konuştu.

Arzu Erbaş, dün akşam saatlerinde, sahibi olduğu Moeders Schoot (Ana Kucağı) kreşinden çıkıp aracına bindiği sırada kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin bıçaklı saldırısı sonucu ağır yaralanmış, hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybetmişti.

BİZE ULAŞIN