Taliban tehdidinin gölgesinde seçim

Afganistan'da halk, devlet başkanını belirlemek üzere perşembe günü sandık başına gidecek.

Taliban tehdidinin gölgesinde yapılacak seçimde, Devlet Başkanı Hamid Karzai dahil 41 aday yarışıyor.
Yapılan son kamuoyu yoklamalarında Karzai önde gösteriliyor. En yakın rakipleri olarak eski Dışişleri Bakanı Abdullah Abdullah ve eski Maliye Bakanı Eşref Gani görülüyor.

Seçimin önündeki en büyük tehdidi Taliban oluşturuyor. Uluslararası güçlerin ve Afgan güvenlik kuvvetlerinin, seçim günü düzenlenebilecek olası saldırıları engellemek için özellikle ülkenin güneyi ile doğusunda etkili olan Taliban direnişçilerine yönelik operasyonları artırdıkları gözlemleniyor.

Taliban, daha önce yapılması planlanan, ancak güvenlik konusundaki endişeler nedeniyle ağustos ayına ertelenen seçimi engellemek için büyük gayret sarfediyor. Seçim sonucunun ABD tarafından önceden belirlendiğini savunan Taliban, halka, seçimi boykot etmeleri çağrısında bulunuyor. Taliban'ın tehditlerinin yanı sıra, kadınların oy haklarından mahrum bırakılmaları ihtimali, oy kullanan seçmen yüzdesinin çok aşağılarda kalabileceğine işaret ediyor.

Uluslararası gözlemcilerin, yetersiz güvenlik önlemleri nedeniyle sandık başlarına gidememe olasılığa da başka bir kaygı unsuru.

SEÇMEN VE OY KULLANMA İŞLEMLERİ
Yaklaşık 30 milyon kişinin yaşadığı ülkede, 18 yaş üzeri 17 milyon kadar kayıtlı seçmen bulunuyor. Pakistan ile İran'daki Afgan mülteciler oy kullanamıyor.

Ülke genelindeki ortalama 7000 seçim merkezinde, kadın ve erkekler için ayrı sandıklar oluşturulacak. Pusulalar, her seçim merkezinde, oy kullanma işlemlerinin bitmesinin ardından elle sayılacak. Oy sayımının 2 veya 3 hafta sürmesi bekleniyor. Bu süreçte, seçime ilişkin olası itirazlar ele alınacak.
Nihai sonuçlar, 17 Ağustos'ta açıklanacak.

Ülkenin ücra kesimlerindeki sandıkların toplanmasında, yaklaşık 3000 kadar eşekten faydalanılacak.
AB, Afganistan'daki seçimlerle ilgili çalışmalarını Temmuz alında resmi olarak başlattı. Seçim öncesinde 25 ülkeden 67 kişi gözlem yapacak ve seçim günü buna 50 kişi daha eklenecek.

BBC: "BİNLERCE OY PUSULASI SATIŞA SUNULDU"
İngiliz Yayın Kurumu BBC, Afganistan'da Perşembe günü yapılacak devlet başkanlığı seçimi öncesinde, binlerce oy pusulasının satışa çıkarıldığını ve oy karşılığında binlerce dolar rüşvet teklif edildiğini öne sürdü.

BBC, Afganistan'daki muhabirinin seçim öncesinde yaptığı araştırmaya dayanarak verdiği haberde, hile ve yolsuzluk iddialarını kimliğini belli etmeden araştıran muhabire, tanesi 10 dolardan 1000 adet oy pusulasının teklif edildiğini bildirdi.

Afganistan'ın başkenti Kabil'deki BBC muhabiri, satışa sunulan toplam pusula sayısını tahmin etme imkanının olmadığını söyledi.

Afgan hükümeti çalışanlarının yasal olmamasına karşın devlet başkanı adayları için kampanya yürüttüğüne işaret eden muhabir, bazı seçmenler için birden fazla pusulanın hazırlandığını savundu.

Oy satışıyla ilgili olarak birkaç kişinin gözaltına alındığı bilgisinin de verildiği haberde, ülkenin kuzeyindeki bir aşiret liderinin, oy için kendisine binlerce dolar teklif edildiğine ilişkin iddiasına yer verildi.

Bağımsız bir gözlemci kuruluş tarafından verilen bilgide de, seçimdeki yolsuzluklara dair kanıtların yetkililere iletildiği, ancak bu konuda bir adım atılmadığı belirtildi.

ADAYLAR
Taliban yanlılarından eski komünistlere, 41 adayın mücadele vereceği yarışta iki de kadın aday bulunuyor. Hamid Karzai'nin seçimden birinci çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor. Eski Dışişleri Bakanı Abdullah ve eski Maliye Bakanı Gani, Karzai'yi zorlayabilecek rakipler arasında gösteriliyor.Öne çıkan adayların tamamı, Taliban ile masada uzlaşma fikrini savunuyor.

Adaylardan birçoğu, mücadele verdikleri koltuk için yetersiz olmakla eleştiriliyor. Merkezi Seçim Komisyonu Başkanı Azizullah Ludin'e göre adaylar arasında savaş suçu işleyenler ve psikolojik rahatsızlığı olanlar bulunuyor.

Adaylardan birinin seçimi kazanması için oyların en az yüzde 50'sini alması gerekiyor. Aksi durumda sonuçların açıklanmasından en fazla iki hafta sonra ikinci tur seçime gidiliyor. Adayların anne ve babalarının Afgan olmaları, Afgan pasaportu taşımaları, Müslüman ve en az 40 yaşında olmaları gerekiyor.

Afganistan devlet başkanı bu görevi, en fazla iki dönem olmak üzere 5 yıl süreyle yürütüyor.

KARZAİ YİNE FAVORİ
Afganistan'da bir zamanların sevilen ismi Devlet Başkanı Hamid Karzai, eleştirilere rağmen bu seçimde de favori aday.

Uzmanlar, Taliban militanlarının saldırı tehdidi nedeniyle artan gerilim ortamında yapılacak seçimde, 2001'de uluslararası toplum tarafından iktidara getirilen ve 2004'te Devlet Başkanı seçilen Karzai'yi favori gösterirken, yine de eski Dışişleri Bakanı Abdullah Abdullah'ın dinamik geçen bir seçim kampanyasıyla Karzai'yi ikinci tura zorlayabileceği görüşünü savunuyor.

Bir zamanlar Karzai'nin bakanı olan Abdullah, düzenlediği mitingde halka seslenirken, "Katilleri, afyon kaçakçılarını hapisten çıkaran bir başkana mı oy vermek istiyorsunuz? Ben halk için çok çalışacağım. Karzai, elindeki altın fırsatı bir felakete döndürdü. Ona bir 5 yıl daha vermek için hiçbir neden yok" diyor.
Abdullah Abdullah, Karzai'nin aşiret liderleriyle ittifak yapmasını da eleştiren siyasi rakiplerin başında yer alıyor.

Karzai'nin bu stratejisini eleştirenler arasında eski Maliye Bakanı Eşref Gani ile eski Planlama Bakanı Ramazan Başardost da bulunuyor.

Bir Amerikan Enstitüsü tarafından yapılan kamuoyu araştırması ise, ülke tarihinin ikinci seçiminde Karzai'nin ilk turda oyların yüzde 44'üyle başkan olacağını, Abdullah'ın yüzde 26, Başardost'un yüzde 10, Gani'nin ise yüzde 6'da kalacağı belirtiliyor.

HAMİD KARZAİ
Popalzai aşiretinden bir Peştu olan geçici Afgan yönetiminin Başbakanı Hamid Karzai, 24 Aralık 1957'de Kandahar'da doğdu. 1982'de Sovyet askerleriyle mücadele saflarına katılan Karzai, Ulusal Afgan Kurtuluş Cephesi'nin harekat sorumlusu oldu. 1992'ye kadar Peşaver'de sürgün hayatı yaşayan Karzai, Necibullah yönetiminin devrilmesinden sonra Kabil'e döndü ve Dışişleri Bakan Yardımcısı oldu. Karzai, Taliban 1996'da iktidarı aldığında, çoğu Peştu aşiretinden gelme Taliban milisleriyle işbirliğine hazır gözüktü. Ancak babası Abdulehad Karzai'nin 1999'da öldürülmesinden sonra, bu cinayetten Taliban'ı sorumlu tutan Karzai'nin Taliban'a yaklaşımı değişti. Krala yakınlığıyla bilinen Karzai, Bonn'da belirlenen geçici Afganistan yönetiminin başbakanı oldu ve 2004'teki seçimde galibiyet kazanarak Devlet Başkanı seçildi.

ABDULLAH ABDULLAH
Geçici Afgan hükümetinde Dışişleri Bakanı olan Abdullah Abdullah, 1960 yılında Penşir Vadisi'nde doğdu. Devrik Rabbani hükümetinin de Dışişleri Bakanı ve sözcüsü olan Abdullah, Kuzey İttifakı'nın en çok tanınan yüzleri arasında yer alıyor. Tacik ve Peştu ana babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Abdullah, 1983 yılında Kabil Üniversitesinden göz doktoru olarak mezun oldu ve Pakistan'ın sınır kenti Peşaver'deki Afgan mültecilerin bulunduğu kamptaki hastanede çalışmaya başladı.Daha sonra Kabil'in kuzeyindeki Penşir Vadisi'ne dönerek Şah Mesud kuvvetlerine katılan Abdullah, bu kuvvetlerin sağlık bölümünün başına getirildi, ayrıca siyasi başdanışman oldu. Abdullah, BM tarafından resmen tanınan Rabbani hükümetinin 3 yıl BM temsilciliğini de üstlendi. Abdullah Abdullah, Karzai hükümetinde de dışişleri bakanı olarak görev yaptı.

EŞREF GANİ
Eski Maliye Bakanı Eşref Gani, seçimin favorileri arasında yer almıyor. Ama uluslararası camiada saygı gören bir ekonomist olan Gani, ülkesini yoksulluğun ve aşiret liderlerinin pençesinden çekip almayı taahhüt ediyor.

Amerikan vatandaşı olan 60 yaşındaki bu akademisyen, yeni bir başlangıç vaat ettiği Afganlara ülkeyi 20 yılda ekonomik anlamda düze çıkarmayı da taahhüt ediyor.

Ne eski bir savaşçı, ne de siyasetçi olan Gani, Dünya Bankasında çalışmış ve Columbia Üniversitesinden doktora almış. 2002-2004 arasında Karzai'nin Maliye Bakanlığını yapmıştı.
Ülkesine yağan milyarlarca dolarlık yardımın yüzde 70'inin yeteneksizlik ve yolsuzluk yüzünden gasp edildiğini söyleyen Gani, Karzai'yi "ülkenin sorunlarını çok az anlamakla" suçluyor.Gani, Karzai gibi bir Peştun.

RAMAZAN BAŞARDOST
48 yaşındaki Başardost da Gani gibi Karzai'nin eski bakanlarından. Kampanyasında yolsuzluk ve aşiret liderlerine yönelik ateşli konuşmalarıyla dikkatleri çeken Başardost, memur aileden geliyor. Hukuk doktorasını Fransa'da yapan Başardost, bu üldeke 19 yıl geçirmiş.

Bir Hazara olan Başardost, 2004'te Planlama Bakanlığını yaptığı Karzai ile yollarını ayırdı. Daha sonra milletvekili seçildi. Benzin masraflarını azaltmak için parlamento binasının yakınlarına çadır kuran Başardost, parlamentodaki ateşli söylevleriyle de tanınıyor. Uzmanlar, "İnsanlar onu seviyor, ancak pek ciddiye almıyor" görüşünde.

Tek başına yaşayan Başardost, bekarlığını, "Bir Başardost evlenmez, çünkü kadınlar lokantaya gitmek, kıyafet almak ister. Ama vatandaşlarım açlıktan ölürken, tepelerinde bir dam yokken, ben bunları yapamam" diyerek özetliyor.

TALİBAN, BİR ADAYI DAHA ÖLDÜRDÜ

Afganistan'da 2001'de devrilen, bununla birlikte bu yıl hiç olmadığı kadar faal olan Taliban rejimine bağlı militanlar, seçime hazırlanan ülkede bir adayı daha öldürdü.

Polisten yapılan açıklamada, seçim dolayısıyla yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı bir ortamda, genellikle sakin olan kuzey bölgesinde militanların eyalet seçimi için adaylığını koyan 72 yaşındaki Abdül Rahim'i dün öldürdüğü belirtildi.

Vilayet seçimine adaylığını koyan 3 binden fazla adaydan en az üçü, seçim kampanyası sırasında öldürüldü.

'17 MİLYON SEÇMENİN BÜYÜK BÖLÜMÜ SANDIĞA GİDEMEYECEK'
Afganistan'da devlet başkanı seçimi yaklaştıkça uzmanlar, seçimin özgür bir ortamda yapılıp yapılmayacağı ve sonuçlarının halkın iradesini yansıtıp yansıtmayacağı konularını daha fazla sorgulamaya başladı.

Taliban'ın boykot ya da şiddet tehdidi, baskılar, kulisler ve yolsuzlukların gölgesindeki seçimler öncesinde, Afganistan'daki şiddet olayları Taliban'ın 2001'de devrilmesinden bu yana artmış durumda. Şiddetin çok sayıda seçmenin oy kullanmasını engelleyebileceğini belirten uzmanlar, cumartesi günü 7 sivilin başkentin göbeğindeki NATO karargahının önünde öldüğü intihar saldırısının, halkın bu endişesini pekiştirdiğini söylüyor. Bu saldırı, seçim kampanyası ve oy verme döneminin güvenli bir ortamda geçmesi için elinden geleni yapacağını söyleyen Devlet Başkanı Hamid Karzai ile Batılı müttefiklerini de zor durumda bıraktı.

Herat Üniversitesi Siyaset Bilimi profesörü Muhammed Feridun Soruş, 17 milyon kayıtlı seçmenin çok büyük bir bölümünün saldırı korkusuyla evinde kalacağı görüşünü savunurken, Seçim Komisyonu da güvensizlik ortamı nedeniyle 7 bin oy verme merkezinin yüzde 10'dan fazlasının kapalı kalacağını öngörüyor.

Seçimleri İzleme Komitesi Fefa'nın Başkanı Nadir Nadiri, katılım oranının düşük olmasının, sonuçların güvenilirliğini riske atacağını belirtirken, çok sayıda uzman, seçimlere büyük oranda hile karıştırılmasından endişe ediyor. Çok sayıda adayın kampanya sırasında para dağıttığı da kaydediliyor.
Uzmanlar, yüzde 75 katılım oranının yakalandığı 2004'teki devlet başkanı seçiminin ardından oluşan demokratikleşme hayallerinin, son 5 yılda önemli ölçüde yok olduğu görüşünü savunuyor.

Profesör Soruş, yoksul kesimin çoğunluğu oluşturduğu bir ülkede çok sayıda insanın hala etnik bağlantılarına göre oy verdiğinin altını çiziyor.

Yazar ve uzman Vahid Müjde ise, demokrasinin 2001'den sonra ülkeye ithal edilip dayatılan bir kavram olduğuna ve çok sayıda Afgan'ın bunu gerçekten anlamadığına işaret ediyor.

BM'nin Kabil bürosu sözcüsü Alem Sıddık ise Afganların bu seçimin kilit öneminin gayet bilincinde olduğunu ifade ediyor.

OKUMA YAZMA BİLMEYENLERE OY KULLANMA EĞİTİMİ
Afganistan'daki seçimlere hazırlık çerçevesinde okuma yazması olmayanlar, oy kullanma işlemlerine dair bilgilerin verildiği özel eğitime tabi tutuluyor.

Afganistan Bağımsız Seçim Komisyonu çalışanları, köy köy dolaşarak piknikler düzenliyor, müzik gösterileri, sportif müsabakalar organize ediyor ve bu sırada vatandaşa seçimle ilgili bilgiler veriyor.
Ancak bu çabaların nasıl karşılık bulacağı bilinmiyor. Eğitim için Herat'taki göz hastanesine getirilen 70 yaşındaki bir çobanla röportaj yapan AFP, nüfusun yüzde 70'i gibi okuma yazma bilmeyen Hak Muhammed adındaki bu çobanın seçim günü nerede olacağının ve ne yapacağının bilinemeyeceğini savundu.

AFP'ye, "Oyumu kullanacağım. Ben bu ülkenin vatandaşıyım. Oy kullanmalıyım" diye konuşan Muhammed, bir yandan da, aşiretlerin köylüler üzerindeki etkisine dikkati çekiyor.Hayatı boyunca iç savaşlara, monarşik düzene, Sovyetler Birliği'nin desteğindeki komünist yönetime, Taliban'ın baskı rejimine ve daha sonra Amerikan işgaline şahit olan Muhammed, köyünde aşiret yetkililerinin bulunduğunu, nasıl oy kullanacaklarının bu kişilerce belirlendiğini ve aşiretin sözünden dışarı çıkmadıklarını belirtti.

Dünyanın en fakir beşinci ülkesi olan Afganistan'daki seçimlerle ilgili en büyük sorun eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Halkın üçte ikisi, seçim listelerinde yer alan isimlerini belirleyecek kadar dahi okuma bilmiyor. Kadınların yüzde 85'i okuma ve yazma bilmiyor. Nitekim bu kesim, oy verecekleri adaylar hakkında da fazla bir bilgiye sahip değil. Adaylar, okuma yazması olmayan seçmenlere resimleri gösterilerek anlatılıyor. Eğitime tabi tutulanların çoğu, seçimde yarışacak 41 aday arasından sadece Devlet Başkanı Hamid Karzai'yi tanıyabiliyor ve sadece Karzai hakkında bilgi sahibi olduğunu söylüyor.

BİZE ULAŞIN