Minare yasağına tepki yağıyor

İsviçre'de yeni minare yapımına yasak getirilip getirilmeyeceğine karar vermek amacıyla düzenlenen referandumda, seçmenin yüzde 59'unun yasağa destek verdiği ortaya çıktı. Referandum sonucu Helvetiaplatz Meydanı'nda protesto edildi.

Referandumun kesin sonuçlarına göre, konfederasyonu oluşturan 26 kantondan sadece 4'ü bu yasağa karşı çıktı. İsviçre'de yapılan minare yapımına yasak getirilip getirilmemesi yönündeki referandumun, İsviçre halkının yüzde 59 oranında minare yasağına, 'evet' demesi Zürih'in ünlü Helvetiaplatz Meydanı'nda protesto edildi. Meydanda toplanan yaklaşık 200 kişi, yeni minare yapımına yasak getiren referandum sonuçlarını meydana karton minareler yaparak ve mum yakarak protesto etti.

Türk vatandaşları, referandum sonuçlarının inanç özgürlüğüne ve insan haklarına aykırı bulduklarını belirtip sonucu kınadıklarını söylediler. İsviçreliler ise referandum sonuçlarının dini özgürlüklere ve ülkenin hoşgörü geleneğine aykırı olduğunu dile getirdiler.

Ayrıca Başkent Bern'de toplanan yaklaşık 150 kişi yürüyüş düzenledi ve sloganlar atarak referandum sonuçlarını protesto etti. Nüfusu 7 milyonu geçen İsviçre'de 300 binden fazla Müslüman yaşıyor. Müslümanların çoğunu Bosna, Kosova ve Türkiye'den gelenler oluşturuyor. İsviçre'de içlerinde Cenevre ve Zürih'in bulunduğu kentlerde minareleri olan 4 cami bulunuyor.

AB DÖNEM BAŞKANI İSVEÇ: BU TÜR KONULARI REFERANDUMA GÖTÜRMEK BİRAZ GARİP

AB Dönem Başkanı İsveç, İsviçre'nin yeni minare yapımına yasak getirilip getirilmemesi konusunda referandum düzenlemesine tepki gösterdi.

AB adalet ve içişleri bakanları toplantısına katılan İsveç Göçmen Bakanı Tobias Billstrom, "İsviçre'nin referandumuna epey şaşırdım. Bence bu tür konuları referanduma götürmek biraz garip" dedi.
Billstrom, "İsveç'te biz bu tür konuları şehir planlaması kapsamında ele alıyoruz. Yapıların ne kadar yüksek olabileceğine ve inşa edilip edilemeyeceğine bizde şehir planlamacıları karar veriyor" diye konuştu.

Bakan Billstrom, dini özgürlükler nedeniyle İsveç'te benzer bir referandum düzenlenmesinin çok zor olduğunu vurguladı. İsviçre'de dün yapılan referandumda seçmenlerin yüzde 57'den fazlası, yeni minare inşaatının yasaklanmasına destek vermişti.

GÜNAY: BÖYLE BİR REFERANDUM OLAMAZ

Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İsviçre'de yeni minare yapımına yasak getirilip getirilmeyeceğine karar vermek amacıyla düzenlenen referanduma sert tepki gösterdi. Bakan Günay, İsviçre'nin Avrupa Birliği (AB) dışında kalmasından dolayı böyle bir uygulama ve sonuç oluştuğunu anlatarak, "Böyle bir referandum olmaz" diye konuştu. Bakan Günay, kamu taşınmazlarının turizm yatırımlarına tahsisi hakkında basın toplantısı düzenledi. Ertuğrul Günay, İsviçre'de minare yapımına yasak getirilip getirilmeyeceğine karar vermek üzere yapılan referandurumla ilgili olarak, İsviçre hükümetinin bu referandumdan dönmesini istedi. Bakan Günay, İsviçre'deki referandumun temel insan hakları gereği olmaması gereken çağdışı bir halk oylaması olduğunu belirterek, "Böyle bir referandum olamaz. İsviçre Avrupa Birliği'ne girdi mi? Avrupa Birliği dışında kalınca böyle oluyor. Temel insan hakları ile olmaması gereken çağdışı halk oylaması. Umarım doğru yerden dönerler. Böyle bir şey olamaz. Minare o yapının ayrılmaz bir parçasıdır. Her inanç yapılanmasının simgesel bazı unsurları vardır. Çok üzüntü verici çağdışı bir yaklaşımdır" şeklinde konuştu.

İSVİÇRE'DEKİ MİNARE YASAĞI ALMANYA'DA GENİŞ YANKI UYANDIRDI


İsviçre'de yeni minare yapımına yasak getirilip getirilmeyeceğine karar vermek amacıyla yapılan referandumda, seçmenin yüzde 57,5'inin yasağa destek vermesi Almanya'da geniş yankı buldu.
Berliner Kurier gazetesi, ''İsviçre, Minarelere Karşı Oy Kullandı" başlığıyla verdiği haberde, ''Alp ülkesinin yüzde 57,5'i ülkenin itibarını yıktı'' yorumunda bulundu.

Haberde, Bern hükümetinin, İsviçre parlamentosunun, kiliselerin ve ekonomi birliklerinin 2007 yılında başlatılan minareleri yasaklama inisiyatifine karşı çıktıkları, ancak başarılı olamadıkları belirtildi.
Ekonomi ve turizm birliklerinin, bu referandum sonucunun ülkenin imajına zarar vereceği yönünde endişe duydukları ifade edilen haberde, birliklerin İsviçre'nin çoğulculuk ve din özgürlüğü gibi değerlere sahip çıkması ve ülkenin nefret ve yabancı düşmanlığıyla bağlantılı hale getirilmemesi yönünde uyarılarda bulundukları kaydedildi.

B.Z gazetesi de ''Minare Yasağı Dünyayı Öfkelendirdi'' başlığını kullanarak, Vatikan'ın da bu sonucu eleştirdiğine dikkati çekti.

Frankfurter Rundschau gazetesi de, ''İsviçre Sağa Kaydı'' başlığıyla duyurduğu haberde, İsviçre halkının Müslümanları şoke ettiği belirtildi.

Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Federal Meclis Üyesi Wolfgang Bosbach, Berliner Zeitung adlı gazeteye yaptığı açıklamada, İsviçre'deki bu sonucunun ciddiye alınması gerektiğini, sonucun Almanya'da geniş çevrelerde bulunan ''toplumun İslamlaşma korkusunun'' bir ifadesi olduğunu kaydetti.
Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Üyesi Sebastian Edaty, aynı gazeteye yaptığı açıklamada, İsviçre'deki sonucun problemli olduğunu, din özgürlüğünün garanti altına alınması için çeşitli dinlere mensup insanlar için ibadethanelerin yapılmasına olanak sağlanması gerektiğini, İsviçre'deki gibi bir sonucun Alman Anayasası'na uygun olmadığını kaydetti.

Berlin Eyalet Parlamentosu Sosyal Demokrat Parti üyesi Bilkay Öney de, İsviçre'de yaklaşık 400 bin Müslümanın yaşadığına ve sadece 4 tane minareli caminin bulunduğuna dikkati çekerek, ''Kendini tarafsız olarak kabul eden bir ülkede 4 tane minare sorun oluyorsa, o zaman Allah oradaki Müslümanlara yardım etsin'' dedi.

Buradaki asıl sorunun ne minare ne de camiler olduğunu ifade eden Öney, burada yaşanan asıl sorunun Müslümanlara karşı ön yargı ve Müslümanları radikalleştirmeye iten Müslüman düşmanlığı olduğunu, camileri ve minareleri yasaklayarak kökten dinciliğin önlenemeyeceğini, bunu İsviçre halkının bilmesi gerektiğini belirtti.

Federal Meclis Başkanvekili Yeşiller Partili Katrin Göring-Eckardt da, Alman İkinci Televizyon Kanalı ZDF'ye yaptığı açıklamada, İsviçre'deki sonuçtan dolayı sarsıldığını belirterek, ''Din özgürlüğü konusunda oylama yapılmaz'' dedi.

Oylamanın minarelerle ilgili bir konu olduğunun söylendiğini, ancak gerçekte din özgürlüğünün oylandığını ifade eden Göring-Eckardt, ilk önce bu sonucun Müslümanların İsviçre'ye hoş gelmedikleri anlamına geldiğini kaydetti.

Göring-Eckardt, Bosbach'ın sonucun ciddiye alınması yönündeki açıklamasını da eleştirerek, Bosbach'ın ne dediğini düşünmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

FRANSA DIŞİŞLERİ BAKANI KOUCHNER: BİR HOŞGÖRÜSÜZLÜK İFADESİ"

Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, İsviçre'de yeni minare yapımına yasak getirilip getirilmeyeceğine karar vermek amacıyla düzenlenen referandumda, seçmenin yasağa destek verme yönündeki kararının "bir hoşgörüsüzlük ifadesi" olduğunu belirtti.

Bernard Kouchner, RTL radyosuna yaptığı açıklamada, "bu karardan ötürü biraz kızgın olduğunu, çünkü minare yapılamamasının bir dine baskı yapma anlamına geldiğini" söyledi.

İsviçrelilerin en kısa zamanda bu karardan geri döneceğini ümit ettiğini belirten bakan, "bunun bir hoşgörüsüzlük ifadesi olduğunu ve kendisinin de hoşgörüsüzlükten nefret ettiğini" kaydetti.

İSVİÇRE'NİN KARARINA AŞIRICI SAĞCILARDAN DESTEK

Avrupa'daki bazı sağcı partiler ve politikacılar ise İsviçre'nin minare yasağı kararına destek verdi; hatta bazıları kendi ülkelerinde de benzer referandumların yapılmasını istedi.

FRANSA: "İSLAM SEMBOLLERİ GÖZ ÖNÜNDE OLMAMALI"
Fransa'nın aşırı sağcı partisi Ulusal Cephe'nin genel başkan yardımcısı Marine Le Pen referandum sonucunu memnuniyetle karşıladıklarını belirtti ve şunları ekledi: "Avrupa'daki elitler, halkın böyle bir korkusu olduğunu artık anlamalılar. Biz din özgürlüğüne karşı değiliz ama politik İslam'ın sembollerinin toplumun gözünün önünde yer almasını istemiyoruz."

HOLLANDA: "BİZ DE REFERANDUM İSTİYORUZ"
Hollandalı ırkçı partiler ise daha ileri giderek, Hollanda'da camilerin yapılmasının yasaklanmasını için bir referandum yapılmasını talep etti. Özgürlük Partisi Başkanı Geert Wilders, Hollanda'da bir referandum yapılması halinde, halkın İsviçre'de alınan sonuca benzer bir karar vereceği iddiasında bulundu.

DANİMARKA: "REFERANDUM TALEBİNDE BULUNACAĞIZ"
Danimarka'daki sağcı Halk Partisi de İsviçre'nin kararına destek verdi. Partinin lideri Pia Kjaersgaard partisinin Danimarka'da İsviçre'de yapılan minare referandumuna benzer bir referandum talebinde bulunacağını bildirdi. Kjaersgaard, "insanların düşüncelerini paylaşabildikleri referandumlar düzenlenmesi harika bir şey" dedi.

BİZE ULAŞIN