Kıbrıs yaptırımı gelmez

Pazar 06.12.2009
Son Güncelleme: Pazar 06.12.2009
ABONE OL
DIŞİŞLERİ Bakanı Ahmet Davutoğlu, Milliband'la Bosna sohbetine dalmıştı ki olanlar oldu. Masanın köşesindeki şarap dolu bardak devriliverdi. Garsonlar koşup geldiler. Örtüyü değiştirdiler. İki bakan yeniden sohbete dalmışlardı ki, bardak yeniden devrilmez mi? Ama şarap bardağının üçüncü kez devrileceği kimin aklına gelir ki? Koşuşturmayı izleyen diğer bakanlar dönüp bakınca, Davutoğlu hiç bozuntuya vermeden kadehini kaldırıp "This table is not stable" (Bu masa istikrarsız) diye ilk espriyi patlattı. Sonra da sözü Bosna'ya getirip "Bardağımın yarısının dolu olduğunu söyleyebilirim. Ama neyse ki bu bardak artık boş" deyince salonda kahkahalar yükseldi. Böylece, Bosna'nın NATO şemsiyesi altına alınması için günlerdir süren ve zaman zaman gerilen görüşmelerdeki hava yumuşamış oldu. Eğer, bir gün Bosna, NATO'ya girerse kuşku yok ki mimarı Davutoğlu olacak. Neden mi? Çünkü son NATO toplantısında Bosna için adeta meydan savaşı verdi de ondan. Davutoğlu'yla Brüksel'den İstanbul'a dönüş yolunda da uzun uzun sohbet ettik. Davutoğlu, Bosna'nın hayatındaki yerini ve Malezya Üniversitesi'ndeyken Bosnalı öğrencilerin trajedisini nasıl yüreğinde yaşadığını anlattı. Gelelim 48 saatin bilançosuna.

ERMENİ AÇILIMI
Öncelikle Ermeni açılımında gelinen son noktayı aktarayım. Davutoğlu, Atina'da Ermeni ve Azeri bakanlarla buluştuğu sırada Erivan'dan gelen işaretler ufkun kararmaya başladığını gösteriyordu bence. Gerçi, Davutoğlu iyimserliğini koruyor ama Sarkisyan'ın tarihi protokolü, Anayasa Mahkemesine götürmesini başka türlü açıklamak mümkün mü? Ermeni diasporası Sarkisyan'ı ağır baskı altına almış görünüyor.

KIBRIS-EGE CEPHESİ

Uçaktaki sohbetimizde Davutoğlu, " Papandreu'yla buluşmasını anlatırken, "Ortak vizyonu paylaşıyoruz" dedi. Ege ve Doğu Akdeniz'de gerçek barışın kurulması için umutluydu ama sorun Papandreu'nun bu vizyonu nasıl uygulayacağında düğümleniyor. Papandreu seçimden zaferle çıksa da koşullar 8 yıl öncesinden çok farklı. Türk-Yunan dostluğunun mimarı sayılan Papandreu, ekonomik enkaz devraldı. Yunan ekonomisini kurtarmak için IMF'yle bile görüşme yaptığı söylenirken, Kıbrıs'ta nasıl risk alacak? Çok zor. Peki, bu ortamda Rumlar Türkiye'nin AB yolunu tıkayabilirler mi? Hayır. Çünkü tıkarlarsa Türkiye'yle baş başa kalacaklarını biliyorlar. Yani önümüzdeki günlerdeki AB zirvesinde, limanlarını açmadığı için Türkiye'ye müeyyide uygulanması ihtimali çok zayıf. Hatta yok gibi. Zaten müeyyide kararı çıkarsa Kıbrıs müzakereleri dâhil her şey çökecek. Bunu da biliyorlar. Ama yine de tablo oldukça karanlık. AB yolu giderek zorlaşıyor.