130 lider Kopenhag'a gidiyor

Küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda yaklaşık 2 hafta önce Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da başlayan Birleşmiş Milletler iklim konferansı, bugün ve yarın yapılacak liderler zirvesiyle son bulacak.

Perşembe 17.12.2009 00:00
Son Güncelleme: Perşembe 17.12.2009 17:15
ABONE OL
Kopenhag'da 7 Aralık'ta başlayan konferansta, gelişmiş ve azgelişmiş ülkelerin sera etkisi yaratan gazların atmosfere salımına ilişkin azaltım oranları ve azgelişmiş ülkelere ne kadar yardım yapılacağı gibi konularda tartışmalar halen devam ediyor.

Buna karşın konferans kapsamında sürdürülen müzakerelerde, küresel ısınmayla mücadelede zengin ülkelerin yeni fon vaatleri gibi bazı ilerlemeler olduğu belirtiliyor.

Konferansın bugün ve yarınki son iki gününde yapılacak olan liderler zirvesi için bugün en az 130 ülke liderinin Kopenhag'a gelmesi planlanıyor.

Kopenhag'da bugün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yanı sıra Almanya Başbakanı Angela Merkel, Birleşik Krallık Başbakanı Gordon Brown, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula de Silva, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın da aralarında olduğu bazı liderlerin zirvede konuşma yapmaları bekleniyor.

ABD Başkanı Barack Obama'nın ise zirveye yarın ulaşması ve anlaşma sağlanması halinde 2012'de süresi dolacak olan Kyoto Protokolü yerine geçecek yeni iklim anlaşmasının imzalanması öngörülüyor.

RUSYA: KOPENHANG İKLİM ZİRVESİNDE UZLAŞI ZOR
Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev Rusya'nın sera etkisine neden olan gaz salımı ve çevre konusunda alınacak önlemleri içeren ulusal iklim doktrinini imzaladı. Medvedev kendi blogundan yaptığı açıklamada tek başlarına bir çalışma yürütmelerinin fayda sağlamayacağını, gelişmiş ülkelerin birlikte faaliyetleri ile sonuç alınabileceğini açıklamıştı. Rusya lideri 2020'ye kadar da 1990 yılına oranla gaz salımını yüzde 25 oranında azaltacaklarını kaydetmişti.

Kopenhang'da gerçekleşecek iklim zirvesi öncesi basına açıklamada bulunan Kremlin danışmanı Arkadi Dvorkoviç, herhangi bir anlaşma sağlanma ihtimalinin düşük olduğunu belirtti. Dvorkoviç Rusya'nın gaz salımı ile ilgili gelişmemiş ülkelerle kota değişimine sıcak baktıklarını, ancak bunun ülkeler arasında değil, şirketler arasında olması gerektiğini kaydetti.

Rusya'nın yaklaşımının ABD ve Kanada ile yakın olduğunu ifade eden Dvorkoviç, küresel anlamda bir anlaşmanın çözüm getireceğini belirtti. Dvorkoviç, "İklim değişiklikleri tarım ve ormancılık sektöründe olumsuz etkileri görülüyor. Bazı alanlarda olumlu yansımaları olsa da, bir çok alan zarar görüyor." dedi.

Dvorkoviç Rusya'nın ulusal kalkınma projesi ile gaz salımına karşı alınacak önlemleri paralel olarak yürüteceğini açıkladı. Kremlin danışmanı Rusya'nın sanayi gelişimi ve ekonomik büyümesini olumsuz etkileyecek herhangi bir sınırlamada da bulunmak istemediklerini belirtti.

Medvedev Perşembe günü Kopenhang'da gerçekleşen iklim zirvesine katılıyor. Dvorkoviç Rusya'nın gelişmekte olan ülkelere sağlanacak 10 milyar dolarlık desteğe Rusya'nın da 200 milyon dolarlık katkı sağlayacağını söyledi.

Deutche Welle'nin haberine göre, 2010 İklim Koruma Endeksi enerji üretimine bağlı en önemli sera gazı üreticisi 10 ülke ve dünya çapındaki karbondioksit salınımındaki paylarını şu şekilde açıkladı:

Ülke Karbondioksit emisyonu payı
İngiltere %1,81
Almanya % 2,76
Hindistan % 4,57
Japonya % 4,27
İran % 1,61
Kore % 1,69
Rusya % 5,48
Çin % 20,96
ABD % 19,92
Kanada % 1,98

DANİMARKALI YETKİLİ: "KAPSAMLI BİR ANLAŞMA İÇİN UMUT AZ"
Bir Danimarkalı yetkili, Kopenhag'da süren iklim konferansında kapsamlı bir anlaşmaya varılması umutlarının çok az olduğunu söyledi.

Adının açıklanmasını istemeyen yetkili, umutlarının az olmasının nedeninin, zengin ve yoksul ülkeler arasındaki müzakerelerin çıkmaza girmesi olduğunu belirtti.

Ev sahibi Danimarkalı yetkililerin pes etmediğini de sözlerine ekleyen yetkili, ancak mevcut durumda umdukları anlaşmaya varmanın çok güç olduğunu kaydetti.

"GÖSTERİCİLERE POLİS MÜDAHALESİ" HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ...

*İKLİM ZİRVESİNDEN ÇARPICI KARELER İÇİN TIKLAYINIZ...

TÜRKİYE KOPENHAG'DA HERHANGİ BİR HEDEF AÇIKLAMAYACAK
Türkiye'nin Kopenhag İklim Zirvesindeki Başmüzakerecisi ve eski büyükelçi Mithat Rende bu aşamada Türkiye'nin herhangi bir hedef rakam telaffuz etmesini gerektirecek bir durum olmadığını ifade etti.

Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da devam eden İklim Zirvesi'ndeki Türkiye'nin Başmüzakerecisi Mithat Rende yaptığı özel açıklamada, Türkiye'nin gelişmiş ülke kategorisinde olduğunu ancak gelişmiş ülkeler gibi taahhüt alacak tarihi bir sorumluluğunun bulunmadığını söyledi.

Mithat Rende, "Dün itibarı ile burada müzakerelerde tıkanma yaşandı ve temelde tıkanmanın nedenleri ABD, Çin ve Hindistan gibi büyük pazarların, ekonomilerin kapsamlı ve bağlayıcı taahhüde girmeyecekleri bir dokümana gelişmekte olan ülkeler imza atmak istememeleri. Gelişmekte olan ülkeler bununla da yetinmiyor ve en büyük kirletici olan ve ciddi tarihi sorumlulukları olan ülkelerin kendilerine derhal finansman ve teknoloji yardımı sağlamalarını istiyorlar. Dolayısı ile çok farklı çıkarlar söz konusu. Bu kadar çıkarın söz konusu olduğu bir konferansta ortak bir paydada buluşulması çok güç. Bizim buradaki tutumumuz ise Türkiye'nin bugüne kadar çevre ve iklim için yaptıklarını izah etmek ve daha önce Türkiye'nin Marakeş'te almış olduğu özel statüyü korumak talebi şeklinde oldu. Türkiye Marekeş Zirvesinde 2001 yılında her ne kadar gelişmiş ülkeler listesinde yer alsak da bu konuda farklı bir statüde ve konumda olduğumuzu kayda geçirmiştik. Orada çıkan karar doğrultusunda burada Kopenhag'da çıkacak metinde de hakkımızın ve kazanımlarımızın teslim edilmesi önceliğimiz. Bu konuda dün konferans başkanıyla da görüştük ve kendisine durumu izah ettik. Burada bütün ülkeler elbette bilmiyorlar Türkiye'nin özel konumunu o nedenle bunu anlatmamız lazım. Belli göstergeler var bir ülkenin neye göre ne kadar sorumlu tutulabileceği noktasında örneğin kişi başına milli gelir, kişi başına enerji tüketimi ve kişi başına emisyon salımı gibi. Bunlar göz önüne alındığında Türkiye gelişmekte olan bir ülke ve bu nedenle de tarihi sorumluluğumuz yok ve gelişmiş bir ülke gibi taahhüt alamayız" dedi.

Türkiye'nin bundan sonra üstleneceği sorumluluklarda finansman ve teknoloji desteği talep edeceğini de sözlerine ekleyen Rende, Kopenhag'da detaylı ve net ifadelerin yer aldığı, kapsamlı ve hukuki bağlayıcılığı olan bir belge çıkmayacağının anlaşıldığını ve bu zirvenin daha ziyade bir mihenk taşı olarak uzun vadede önem arz edeceğini belirterek amaçlananın siyasi bağlayıcılığı olan bir belgenin çıkmasıyla ülkelerin gelecek yıl Meksika'da düzenlenecek zirvede hukuki bağlayıcılığı olan bir metne kavuşturulması gerçekleştirilebilineceğini kaydetti.

Türkiye'nin 2020 yılına kadar stratejik planında karbon emisyonu artışından yüzde 7 azaltma yapacağı yazılmış, Çevre Bakanı Veysel Eroğlu da cumartesi günkü basın toplantısında aynı rakamı yüzde 11 olarak vermişti. Rende'nin açıklamaları sözü edilen bu hedeflerin zirvede telaffuz edilmeyeceği kanısını güçlendirmiş oldu.

İKLİM ZİRVESİNDE "SAMİMİYET" TESTİ
Çin, Kopenhag'da sürdürülen küresel iklim zirvesindeki görüşmelerde heyetlerin "daha fazla samimi" olmalarını istedi.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, düzenlediği basın toplantısında, gelişmiş ülkelerin mali katkı yapma, teknoloji ve gaz salımı hedefleri konusunda "daha fazla samimi" olmaları gerektiğini söyledi.
Çin Başbakanı Wen Jiabao'nun yarın konferansta bir konuşma yapması bekleniyor.

ABD'DEN ÇİN'E ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise Çin ile sera gazı salımında şeffaflık konusunda ortaya çıkan uzlaşmazlığın Kopenhag'da anlaşmayı engelleyebileceğini söyledi.

Clinton, Kopenhag'da düzenlediği basın toplantısında, "Halen atmosfere gaz salımı konusunda dünya birincisi olduğunu tahmin ettiğim Çin'in şeffaf olmaması durumunda, ilan ettiğim mali veya finansal konulardaki vaatlerimize bağlı kalmayı düşünmek çok zor" dedi.

ABD Dışişleri Bakanı, basın toplantısından önce yaptığı bir açıklamada, yoksul ülkelere iklim sorunları ile mücadele konusunda mali finansman sağlamak için 2020'ye kadar her yıl 100 milyar dolar yardım yapmaya hazır olduklarını bildirmişti.

Ancak Clinton bu yardımın Kopenhag zirvesinde anlaşmaya varılması koşuluna bağlı olduğunu belirtmişti.

ABD'yi geçerek dünyanın en fazla sera etkisi gazları salan ülkesi konumuna gelen Çin, bu konuyla ilgili uluslararası denetimleri reddediyor.

Anasayfaya dönmek için tıklayınız...