Orhan Pamuk "Hardtalk"a katıldı

Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, "kutuplaşmaya neden olan bir kişi olmak istemediğini, medyanın kendisini kutuplaşma yaratan, dışardan bir kişi olarak gösterdiğini" söyledi.

Pamuk, İngiliz yayın kuruluşu BBC'de yayımlanan "Hardtalk" programına katılarak, sunucu Stephen Sackur'un İngilizce'ye de çevrilen son romanı "Masumiyet Müzesi" ve Türkiye ile ilgili sorularını yanıtladı.
Sackur'un, "Pamuk'un Türkiye'de kutuplaşmaya neden olan bir kişi olup olmadığını" sorması üzerine Pamuk, şöyle konuştu:

"Kutuplaşmaya neden olan bir kişi olmak istemiyorum. Benim durumum daha çok, milliyetçi sağ kanadın AB müzakere sürecini engellemek için aleyhimde yaptığı bir kampanyadır. Yoksa ben roman yazan, mütevazi bir yazarım. Medya beni kutuplaşma yaratan, dışardan bir kişi olarak gösterdi. Ancak benim de bir haysiyetim var ve görüşlerimi savundum, ki bu bazen sorunlara yol açtı."

"Laik kesimle ya da milliyetçilerle bir problemi olmadığını" daha çok "sıkı idare yanlısı", "otoriter" kesimlerle problemler yaşadığını ifade eden Pamuk, Sackur'un "Ülkenizde kendinizi güvende hissediyor musunuz" sorusu üzerine, "Türk hükümeti beni koruması için yanıma korumalar verdi, benim güvende olmadığımı düşünüyorlar ve böyle düşünmekte de haklılar" dedi.

Türkiye'deki baskılardan dolayı mı siyasi değil aşk romanı yazmayı tercih ettiğinin sorulması üzerine de Pamuk, bunun doğru olmadığını, Masumiyet Müzesi romanını 11 yıl önce hazırlamaya başladığını, hatta Masumiyet Müzesi için gerekli olan binayı 11 yıl önce satın aldığını anlattı.

Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin soruları da yanıtlayan Pamuk, "İstanbul'un zaten bir Avrupa şehri olduğunu" söyledi. Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin "kötü" olduğunu da kaydeden Pamuk, hem AB hem de Türkiye tarafında sıkıntılar olduğunu ifade etti.

Sackur'un Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilişkili "Avrupa'da bir İslam korkusu var mı" sorusuna "Evet var. Batı ve Avrupa, Müslümanlıkla terör arasındaki farkı belirginleştirmeli" yanıtını veren Pamuk, Türkiye'nin AB'ye uygun olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine ise şu yanıtı verdi:

"Uygun olacağına inanıyorum. Bu hem Türk hem de Avrupa halkları için iyi olacaktır. Çünkü hep birlikte, barış içinde yaşamayı öğreniriz."

BİZE ULAŞIN