Irak'ta hapishane skandalı

Irak'ın Şii Başbakanı Nuri El Maliki'ye doğrudan bağlı bir güvenlik gücü biriminin, ülkenin kuzeyinden getirilmiş yüzlerce tutukluyu Bağdat'ta gizli bir hapishanede tuttuğu ortaya çıktı.

İddiaya göre büyük kısmını Sünnilerin oluşturduğu tutuklulara bu hapishane işkence de yapıldı. Ancak işkencelerin, Irak İnsan Hakları Bakan ve Amerikan yönetiminin geçtiğimiz ay devreye girmesiyle sona erdiği belirtiliyor.

Amerikan New York Times gazetesinde yer alan habere göre Başbakan Maliki, bakanın ve ABD yönetiminin devreye girmesinin ardından hapishanenin varlığından haberdar olmadığını söyledi ve hapishanenin kapatılmasını emretti. Hapishanede bulunan 71 tutuklu serbest bırakılırken bazıları da başka hapishanelere transfer edildi. Ancak 200 kadar tutuklunun halen Old Muthanna askeri bölgesindeki olduğu açıklanan hapishanede tutulduğu kaydediliyor. İddiaya göre kalanların tamamını ise Sünni tutuklular oluşturuyor.

Amerikalı diplomatların dün bu hapishaneye bir ziyaret gerçekleştirdiğini aktaran gazete, hapishanede tutulduğu tahmin edilen toplam 431 tutuklunun buraya nasıl geldiği, hapishanenin nasıl oluşturulduğu ve tutuklulara nasıl muamele yapıldığı konusunda Maliki hükümetine baskı yapıldığını aktardı.

Gazeteye konuşan Irak İnsan Hakları Bakanı Wijdan Salim ise Maliki'nin, hapishanenin kapatılması ve içeride neler olduğuna dair soruşturma açılması yönündeki çabalarını övdü. Maliki için 'Elinden gelenin en iyisini yapıyor.' diyen Bakan Salim, problemin ise başbakanda değil yargı sisteminde olduğunu savundu.

Ancak varlığı ilk kez geçtiğimiz Pazartesi günü Los Angeles Times gazetesi tarafından duyurulan ve Irak gazetelerinde de geniş yer bulan hapishane hakkında Iraklı politikacılar, Maliki hükümetini 'hukukun üstünlüğü' ilkesini ihlal etmekle suçluyorlar.

Irak'ta geçmişte de benzer hapishaneler ortaya çıkmıştı. Etnik ve mezhepsel şiddetin zirvede olduğu 2005 yılında Bağdat'ta polis tarafından denetlenen gizli bir hapishane ortaya çıkarılmıştı.

Irak Parlamentosu'nun Sünni üyelerinden ve Mart seçimlerinde Maliki'yi geride bırakarak birinci olan Irak Listesi üyesi olan Osama El Nacafi, hapishanenin varlığının 'diktatörlüğün hâlâ hakim olması' olarak yorumluyor. Hapishanenin 'hizipçi' bir karakteri olduğunu kaydeden Necafi, 'hapishanenin, güvenlik güçleri ve ordunun Anayasa'nın dışında demir yumruk kullandığını gösterdiğini' dile getiriyor.

Bakan Salim ise Ninova eyaletinde tutuklanmış oldukları belirtilen kişilerin, yargıcın emriyle yeri bilinmeyen yere nakledildiklerini, bunun sebebinin ise yargıcın tutukluların yargılandığı yerdeki yargıçların sempatisinden dolayı serbest bırakılabilecekleri endişesi olduğunu kaydediyor.

Bir diğer iddia ise Ekim ayında gizli hapishaneye getirilen kişilerin, haklarında hiçbir tutuklama emri olmamasına rağmen tutuklanmış olmaları. Serbest kalan bazı tutuklularla konuştuğunu anlatan Ninova valisi de tutuklulara hapishanede işkence yapılmış olduğunu ve en az bir tutuklunun hapishanede öldüğünü aktarıyor. Serbest bırakılanların ise hapishanede olanları anlatmamaları konusunda uyarıldıklarını kaydediyor.

Irak'taki Amerikan ordusu ise konuya ilişkin açıklamasında Irak hükümetinin 'sorumluların ortaya çıkarılacağı bir soruşturma gerçekleştireceğine inandığını' kaydetti.

Tutukluların, Irak polisi ya da ordusu değil, doğrudan Maliki'ye bağlı olan Bağdat Tugayı adlı bir güvenli gücü tarafından hapse atıldıkları belirtiliyor. Hapishanenin ise Bağdat'ın güvenliğinden sorumlu olan Bağdat Operasyon Komutası tarafından işletildiği kaydediliyor. Hem Bağdat Tugayı hem de Bağdat Operasyon Komutası, geçmişte de benzer suçlamalarla karşı karşıya kalmıştı.

Bakan Salim, soruşturmayı şimdilik iki yargıç ev 5 savcının yürüttüğünü belirtiyor; ancak bakanlığının 2009 yılında 505 insan hakları ihlalini rapor ettiği Irak'ta benzer başka hapishanelerin olup olmadığı bilinmezliğini koruyor.

BİZE ULAŞIN