Biz aç kalsak da çocuklarımız doysun

Pakistan'ın hâlâ yardımların ulaşmadığı bölgelerinde halk, açlık sıkıntısı çeken çocukları için yiyecek bulma telaşıyla yoldan geçen kamyonlara akın ediyor

Pazar 12.09.2010
Son Güncelleme: Pazar 12.09.2010
ABONE OL
Şair Nâzım Hikmet, 'Açların Gözbebekleri' adlı şiirinde aç insanları, onların gözlerindeki acıyı, şu yalın mısralarla anlatır: "Kimi deri... deri!/ Yalnız yaşıyor gözleri! Uzaktan simsiyah sivriliği/ nokta nokta uzayıp damara batan kocaman başlı bir nalın çivisi gibi/ deli gözbebekleri, gözbebekleri! Hele bunlar hele bunlarda öyle bir ağrı var ki, bunlar öyle bakarlar ki!... Ağrımız büyük! büyük! büyük!" Pakistan'da insanlar bu bayram; kadın, erkek, çoluk çocuk o şiirdeki gibi, insanın içine işleyen gözlerle bakıyorlar insana. Büyüyor gözbebekleri, yardım gözledikleri yollara bakarken. SABAH'ın Türk Kızılayı'yla yola çıkardığı İyilik Treni'nin yardımlarıyla Pakistan'ın Nowshera kentindeki selzedeler biraz soluk alırken, diğer bölgelerde hüsran vardı. Pakistanlı selzedelerin 'Bayramda mutlaka gelir' dedikleri yardımlar gelmedi. Kısıtlı miktarlarda yapılan yardımlar ise izdihamlara neden oldu. Selzedeler yaptıklarının yağma değil hayatta kalma mücadelesi olduğunu söylediler. En çok Türk Kızılayı'nın yaptığı yardımlardan memnun kalan halk "Onlar asıl ihtiyaç sahiplerine dağıtıyor" diyerek, Türkler'e duydukları güveni de vurguluyorlar. Afette 5 yaşındaki kız çocuğunu kaybeden Meliha Mugeem Hamdani, 6 çocuğunu yaşatmaya çalışıyor. Hamdani, çocuklar için süt tozuna ihtiyaç duyduklarını, sütün sıcakta çabuk bozulduğunu ama süt tozunun uzun süre dayanabildiğini söylüyor. Hamdani, "Ölenler öldü kalan sağlar, yani bizler hayata tutunmaya çalışıyoruz. 40 gün geçti hâlâ çocuklarımız aç, biz açlık çekiyoruz" diyerek feryat ediyor. Pakistan'ın beşte birinin sular altında kalmasına neden olan sel felaketi ardında hasta, yetim ve aç çocuklar bıraktı. BM Çocuk Yardım Kuruluşu UNICEF'in açıkladığı bilgiye göre 8 milyondan fazla çocuk sel felaketinden etkilendi. 3.5 milyon çocuğun ise yaşamlarını sürdürebilmeleri için acilen yardım edilmesi gerekiyor. Ancak yardımlar düzenli ve sağlıklı bir şekilde dağıtılmıyor. Peşaver'e bağlı Mardan kentinin girişinde yol kenarında bulunan kamptaki selzedeler, yoldan geçen yardım kamyonetine saldırıyorlar.

'BİZ YAĞMACI DEĞİLİZ'
Yardım dağıtımı yapan kamyonetinden erzak almaya çalışan Seyed Abdil Momin "Biz büyükler bir şekilde hayatta kalıyoruz. Ancak küçük çocuklarımızın beslenmesi lazım. Bir yaşındaki çocuk ne kadar açlığa dayanabilir. Hiç kimse bize yağmacı gözüyle bakmasın. çocuklarımız için yapıyoruz .Siz de aç kalsanız, çocuklarınız aç kalsa aynı şeyi yapardınız. Kim olsa aynı şeyi yapar" diyor. Yardımlar az olunca insanlar her gördükleri araca 'Belki yardım malzemesi taşıyordur' diye hücum ediyor. Özellikle kamyonet gibi yük taşıyan araçlara doğru koşan selzedeler çoğu zaman eli boş da dönseler, her araca doğru yöneliyorlar. Araçta yardım malzemesi varsa, etrafı bir anda sarılıyor. Eğer içeride bir şey varsa, dakikalar içinde boşaltıyorlar.

KIZILAY'A TAM PUAN

Selzedelerden Momin, yardımların asıl ihtiyaç sahiplerine değil, tanıdıklara, eşe dosta dağıtıldığına inanıyor. Momin "Pakistan'daki yardım malzemesi dağıtımlarında her zaman bir kargaşa hakim. Sadece Kızılay'ın yaptığı dağıtımlar düzenli yapılıyor" diyor. Momin "Sadece Türk yardım ekiplerinden insanca muamele görüyoruz" diyerek memnuniyetini dile getiriyor.